Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
3362
 

Victor Jara’nın çığlığı ve Sovyet Milli Takımı

Victor Jara’nın çığlığı ve Sovyet Milli Takımı
 

Beş bin kişiyiz
Şehrin bu küçük bölümünde
Beş bin kişiyiz
Ne kadar olacağız bilemem
Şehirlerde ve bütün ülkede
Yalnız burada
On bin el tohum eken
Ve fabrikaları işleten

………

Dehşetti yaşadığım
Ölümüm dehşet

…………

Hiç görmemiştim bu gördüğümü
Hissetmemiştim böylesine yürekten
Tomurcuğun doğacağı anı…

Victor Jara(*)


Hayatın her alanında, öyle bir an gelir ki vicdanınız ve siz baş başa kalırsınız. Bir karar almanız gerekebilir, alacağınız o karar bir çok şeyden feragat etmenize neden olabilir. Tarih bunu yapanların sayısız örnekleri ile dolu. Spor sahalarında az da olsa bu ikilemde kalıp vicdanlarını dinleyenler var.

İnsanlık tarihinde ilk kez Şili’de seçimle Marksist bir başkan iktidara geldi, Salvador Allende. ABD’nin organize ettiği aşağılık bir darbeye karşı durarak, dahası çarpışarak hayatını kaybetti Allende, tarihler 11 Eylül 1973’ü gösteriyordu. Başa geçen diktatör Pinochet’in ilk icraatı, Allende Hükümetinin ileri gelenlerini, sanatçıları, yazarları başkent Santiago’da ki Nacional Stadyumuna kapatıp, işkencelerden geçirip, öldürmek oldu. Dünyanın vicdanlı hükümetleri ve insanları bu olanlara lanetler yağdırırken, gözler başka bir noktaya da çevrilmişti.

1974 Almanya Dünya Kupası Elemelerinde Şili Ve SSCB baraj maçlarında eşleşmişlerdi. İlk maç golsüz sona ermiş, rövanş ise Şili’de oynanacaktı. Şili Futbol Federasyonu maçın Santiago Nacional Stadyumunda oynanması için FİFA’ya başvurmuş, FİFA’da bu başvuruyu onaylamıştı. Rövanşın 21 Kasım’da oynanması gerekiyordu ve Şilili darbeciler, stadyumu kanlardan temizleyeli henüz iki hafta olmuştu. Sovyet Futbol Birliği FİFA’ya başvurarak, Sovyet Milli Takımının, Şilili yurtseverlerin kanıyla yıkanmış bir stadyumda maç yapmalarının insani ölçülere sığmayacağını, maçın bir başka ülkeye alınması için başvuru da bulundu. FİFA alelacele Sovyetler Birliği’ne, ya maça çıkarsınız ya da ihraç edilirsiniz kupadan restini çekti.

Sovyet Futbol Derneği, FİFA’nın Şilili gericilerin isteğine uyduğunu, yoldaşlarının anılarına karşı ahlaksızlık yapmayacaklarını, Şili’de maç yapmayı reddettiklerini ve FİFA’yı protesto ettiklerini belirten bir açıklama yaparak, tavırlarını net olarak ortaya koydular. Bu açıklamadan sonra, dünyanın bir çok yerinden Sovyetler Birliği’nin tavrının haklılığı yazılıp çizildi ama SSCB Milli Futbol Takımı, darbeci Şili cuntacılarının oyunlarına gelmediği için, kupadan ihraç edildi. Sporu siyasete alet ediyor diye Sovyetler Birliğini eleştiren FİFA’nın kendisi, değil siyasete ortak olmak, kana ortak olmuştu. Sovyetler her şeye rağmen maçı oynamak istiyordu ama Şili’de değil.

21 Kasım’da Şilili futbolcular sahaya çıkarak, boş kaleye gol atıp, finallere kaldılar. Aslında attıkları gölün, kendi kalelerine girdiklerini sular durulunca fark edeceklerdi.

Tam da bu hengame içinde, gölü kendilerine atıldığının farkında olan biri vardı. Şilili forvet Carlos Caszely, sahaya çıkmak zorunda kalmıştı ama diğer futbolcuların boş kaleye koşu yaptıkları sırada, olduğu yerde durmuştu. Caszely, yanlış yerde, yanlış zamanda olduğunu biliyordu ama o kabus ortamında bundan da fazla yapacağı pek bir şey yoktu. Yıllar sonra Carlos Caszely yaptığı bir açıklamada: “Bu kadar zaman geçmesine rağmen hala yaptığımızın yanlış olduğunu düşünüyorum. Sahaya çıkmasam, başıma her şey gelebilirdi, sahaya çıktığımda ise gözyaşlarımı içime akıtmıştım.”

1974 Almanya Dünya Şampiyonası Finallerine katılır Şili, kadro da Carlos Caszely’de vardır. Daha önceki Dünya Kupalarında kırmızı kart uygulaması yoktur ve ilk kez bu şampiyonada uygulanır. Sanki Caszely, kanla ıslanmış Nacional stadyumuna çıkmayı onuruna yedirememiş gibi, kendini oyundan attırır 67. dakikada. Dünya Kupalarının ilk kırmızı kartını gören futbolcudur Caszely ve tarihin bir cilvesi midir bilinmez, kırmızı kartı gösteren hakem de, darbelerle haşir neşir olan bir ülkeden, Türkiye’den Doğan Babacan’dır.

(*) Şilili yiğit ozan Victor Jara, maçın yapılmak istendiği bu statta işkence edilerek öldürülmüştü. Yukarıda ki dizeleri Nacional Stadyumunda öldürülmeden önce yazmıştı, sağ kurtulan yoldaşları ezberleyip, yazılan bu destanın bize ulaşmasını sağladılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızı okurken yine yalnızlaştığımı hissettim o acılarla güzel bir sentez yapmışsınız bilincinize sağlık ama katillerini milletvekili seçen bir toplum için nekadar az anlam taşıyor ölüleri üzülüyorum....

duygusel 
 25.08.2007 18:38
Cevap :
sevgili arkadaşım, ne yazık ki düşünemeyen toplumlar genelde katiline aşık olurlar. biz de katiline aşık bir toplumuz. sevgi ve dostlukla..  27.08.2007 16:43
 

Yine güzel bir araştırmaydı. Ellerinize sağlık. Spor ve siyaset, iç içe girmiş bir karmaşa sistemi. Daha önce yazdıklarınızla beraber tarihin güçlü takımlarından SSCB'nin önünün ciddi ciddi hem de uzun yıllar boyunca kesildiğini anladım. Evet 1986'da SSCB şampiyon olabilirdi. Saygılarla.

Eşit Ağırlık 
 23.08.2007 8:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 533
Toplam mesaj
: 128
Ort. okunma sayısı
: 1569
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

Adıyaman'da doğdu. ilk ve ortaöğrenimimi yatılı bölge okullarında okudu. İzmir 9 Eylül İktisat Fa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster