Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '09

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
706
 

Viran..

Viran..
 

Tenim soğumuyor bu gece

Gidişler boynumu büküyor geceye

Her gecenin bir sabahı var derler

Hani benim sabahım nerede...

Anasonla uyuşturuyorum gözlerimi

Gözyaşlarımı kadehde boğuyorum....

Geceyi izliyor hasretim

Hasreti yollarla özleştiriyorum..

Yudum yudum içiyorum buzlu yaşımı,

Nefes gibi çekiyorum şarkılarımı

Bir sağa bir sola yatıyor yürek sızım

Deviriyorum yalnızlığıma ayyaş ruhumu..

Çaresiz titreyen ellerimi

Bir sigaraya, geceye satıyorum..

İçimde bir çığlık, vuruyor karanlığı

Sesimi.....

Bir kurşuna sarıp ondört kez içime saklıyorum..

http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/3399/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gecenin karanlığında bir mum alevinin cılız alevi düşer ya hani odanın duvarlarına. Griye çalan bir beyazın üzerinde başlar oyununa gölgeler. Ne çok şeye benzer ilk anlarda, bazen bir haritayı andırır bazen ürkütücü bir karanlığa eşlik ederler tuhaf görüntüleri ile. Hüzün en çok günün sonunda uğrar ya hani sanki bilir en savunmasız halini insanın. Bitkin ve yılmış bir yüreği nasıl sıkıştırır o hoyrat halleri. Her şarkı, her şiir biraz daha çeker derinlere. Çığlık çığlığa dibe çekilmelerine şahit olursun. Çaban boşunadır, her ses boğazında düğümlenir. Nasıl ki her gidiş sol yanına taş gibi oturduysa hüznün koynunda girilen her gece öyle oturur insanın diline, kalemine. Önce sözcüklerini kaybeder insan, yazamazsın. Ardından seslerini yitirir, konuşamazsın. Başını ellerinin arasına aldığın sahne çaresizliğin Monalisa'sı olur. Giden renkleri yüklemiştir heybesine. Meğer ne çok şeyi götürmüştür giderken. Duruşun sessiz sakin bir dağ köyünü andırır. Artık tanıdığını sandığın sesin yabancıdır

Private 
 27.10.2009 20:34
Cevap :
Avazın çıktığı kadar susar bir insan bazen.. Bir mum kokusunda bulursun yalnızlığı, kokusu sarar gözlerindeki dumanı buğusuyla iner perdelerin diline... Dilin kurur, yapışır damağına, yutkunamazsın...  28.10.2009 11:28
 

geceler ve sonbahar olmasaydı, yani hüzün, içki üretimi olur muydu? Bilmiyorum. Bir de niçin 14 kez?

Yapukay 
 20.10.2009 15:32
Cevap :
:) Olurdu.. Biz sevinsek de içeriz üzülsek de.. Karakterimizde var bi neden bulmak... Her şey bahane:) Niçin on dört kez deyişine gelince, Mermim o kadar var da onun için.Sadece ondört tane.. yani ondörtlü :) Sevgilerimle  20.10.2009 22:14
 

"sesimi..bir kurşuna sarıp ondört kez içime saklıyorum.."sessizliğin ağırlığını merhem edip sürüyorum tualim..hüznünde, acında, gözyaşında, gülüşünde hep huzurun olsun..sevgimle..

mis-tress 
 20.10.2009 13:27
Cevap :
Merhaminden bir parça verirmisin miss tress im..Kanayan yaraya merhem sürülürmü peki, bi faydası olurmu.. Olsun deneyelim her yolu, olmazsa acılar kurutur yarayı zamanla.. Teşekkürler dileklerine, sevgi saklasın seni elleriyle..  20.10.2009 22:11
 

Gün bile gecenin koynuna saklanırken benim çığlıklarımı da, hıçkırıklarımı da saklıyor gece. Yutuyor girdap misali, boğuluyorum karanlığımda. Sessizce yitiriyorum ruhumu. Susuyorum öylece dilimde çıkmasına bir türlü izin vermediğim sözcükle...

fatma tezcan 
 19.10.2009 21:41
Cevap :
Sözcükler tek tek isyan ediyor, vuruyor dilimi. Susuyorum.. Susmak acıyı köreltirmi hiç bilmiyorum..  20.10.2009 22:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3181
Kayıt tarihi
: 07.08.08
 
 

Son tualde boyanan renklerin karmaşasındayım.. Biraz mavi, biraz beyaz, biraz siyahların gözde açtığ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster