Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
13
 

VİRÜS GÜNLÜKLERİ -8-

10 Mayıs 2021
Tom'la birkaç kez karşılaşmama rağmen onu görmezden geldim. O da beni pek umursamadı.
Mezarlıkta gördüğüm şeyler vicdanımı incitmişti. Haksız yere cezaevine giren bir adam vardı. Gerçek katil ise dışarıdaydı. Birkaç gün okula gitmek haricinde dışarı çıkmadım. Bu esnada Tom'un korsan olduğunu duydum. Huck ve Harper'i de yanına alarak bir sandala binip adaya doğru açılmıştı. Duyduğum bu haberle yıkıldım çünkü korsan olma fikri bana aitti. Kendimi aldatılmış gibi hissettim.
Hayallerimi çalan Tom'u asla affetmeyecektim. Mahallede herkes Tom'u konuşuyordu. Bulduğum her fırsatta Tom'un korsan olma fikrini benden aldığını söylememe rağmen kimse bana kulak asmadı.
Artık Tom'dan nefret ediyordum.
Tom'a olan kızgınlığımla bir yolunu bulup Becky'le arkadaşlık kurdum. Okuldaki çocuklar bu güzel güzel kızla olan yakınlığıma dudak büküyorlardı. Bu sayede okulda müthiş bir havam oldu ve ben bu havanın getirdiği imkanları fazlasıyla kullandım. Fakat çocukların bilmediği bir şey varsa o da bir kenara çekildiğimiz zamanlarda ben aşık pozları yaparken Becky'nin bana sadece Tom'dan bahsediyor oluşuydu.
Günler geçti ve Tom geri dönmedi. Tüm kasaba, sandalın devrildiğini ve içindekilerin boğulduğunu düşünüyordu. Polly Teyze üzüntüden perişan oldu. Artık öldüklerine iyice kanaat ederek bir cenaze töreni düzenledikleri sırada Tom ve yanındaki haylaz tayfası ortaya çıktı ve tüm kasaba sevince boğuldu. Ben de bu duruma çok sevinerek eski dostumu kucakladım. Az sonra duyulan sevincin yerini öfke aldı ve neredeyse tüm kasaba Tom'a kızarak onu dövmekten beter etti. Bu sırada kalabalığın galeyanıyla aniden içimde beliren Tom'u tokatlama isteğiyle başetmeye çalışıyordum.
Tom vicdanını daha fazla bastıramadı ve tüm cesaretini toplayarak mezarlıkta gördüğü cinayeti yetkililere anlattı.
Kabul etmeliyim ki bunu ben yapamazdım. Adalet yerini bulduktan sonra anneme mezarlıktaki cinayeti gördüğümü anlattım. Annem endişeli bir yüz ifadesiyle bana bakarak macera romanlarına biraz ara verip derslerime çalışmam gerektiğini söyledi.
Ne biçim bir çocuktum, kimse bana inanmıyordu.
Gerçek ortaya çıkınca Kızılderili Co kaçtı.Tom Becky'le tekrar yakınlaştı ve onun da başını belaya soktu. Düzenlenen bir piknikte girdikleri bir mağaranın dehlizlerinde kayboldular. Çıkış yolunu ararken mağarada saklanan Kızılderili Co ile karşılaştılar. Tüm kasaba onlardan umudu kestiği bir sırada sonunda çıkış yolunu buldular. Tom Kızılderili Co'nun mağarada saklandığını söyledi. Mağaraya girildi ve Co'nun açlık ve susuzluktan öldüğü anlaşıldı. Tom Co'nun ölümüne üzülerek ne kadar yüce gönüllü olduğunu gösterdi. Fakat bu yüce gönüllülük Co'nun insanlardan çaldığı altınları Tom'un kendi zimmetine geçirmesini engelleyemedi. Huck ile anlaşıp mağaraya tekrar girdiler ve Co'nun altınları sakladığı yeri buldular.
Tom'un salyangoz toplayanları küçümsemesine şaşırmamalıydım. Onun gözü her zaman yukarıdaydı ve artık çok zengindi. Becky Tom'un dibinden ayrılmıyordu. Tüm kasaba Tom'un kahramanlıklarını konuşuyor, yetişkinler onu parmakla gösteriyorlardı. Zaten uslu bir çocuk gereksiz bir çocuktu. O günlerde içimi bürüyen bir öfke ile yerimde duramıyor, yaramaz çocukların uslu çocuklara nispetle daha göz önünde olduklarını düşünüyor, içimde konu komşunun camlarını kırmak isteği duyuyordum.
Neyse ki yine o günlerde gittiğim bir kitapçıda Oliver ile karşılaştım. Ve bu talihsiz çocuğun hayatına olan ilgim Tom'u ve Becky'i bir süreliğine unutmamı sağladı...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 14.10.20
 
 

Kendimi anlatacak değilim. Dikkatli bir okuyucu zaten beni tanıyacaktır...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster