Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '15

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
74
 

Viyana; tarihin tabiatla kaynaştığı şehir!

Viyana; tarihin tabiatla kaynaştığı şehir!
 

Bir hafta kadar Viyana ziyaretim oldu...Hem Avusturya'nın başkentinde bulunan akrabaları ziyaret ettik, hem bu fırsattan bir gezi programı çıkardık.

Viyana hakkında, tarihimizdeki kuşatmalar dışında, bir şey daha bilirdim... O da, Viyana'nın tarihi dokusunu koruduğu bilgisiydi...

Bir yerde mi okumuştum, yoksa birinden mi duymuştum: Viyanadan yüzlerce yıl önce ayrılmış biri şehrine döndüğünde evini bulur, deniyordu...

Bu bilgiyi doğrulama şansım oldu... Viyana gittiğimizin ilk günü, I.Viyana denen merkezi bölgeyi gezmeye gittik... Akrabalarım Viyana'nın 40 km.kadar dışında Matzendorf denen bir köyde otuyordu... Viyana gece indiğimiz için şehri ertesi günü görmek kısmet oldu.

Gerçekten de, Viyana tarihini çok iyi korumuş bir şehir... Sanki 1800'lü yıllara gidiyorsunuz... Nerdeyse bütün evler tarihi özellik taşıyor... Bütün bir şehrin bu ölçüde korunmuşluğuna hayran oldum.

Dediğim gibi, korunan sadece tarihi mekanlar değil Viyana'da, bütün şehir korunmuş... Bizim gökdelen dediğimiz ucubelerden Viyanada bir kaç tane var.. Galiba onlar da Birleşmiş Milletler binası gibi uluslararası kurum binaları...

Sonraki günlerde Viyana'nın çevresini de gezdik... Bizdeki kasaba veya köy ölçeğindeki Baden, Bad Vöslau gibi yerleriş merkezleri de tarihi bir filmin platosu gibi... Tüm kasadaki evler de tıpkı Viyana merkezi gibi, tarihten gelen ama halen yaşayan evler...

Viyana'da ikinci dikkati çeken husus ise, tabiatın korunmuşluğu... Hem büyük şehir olup hem de tabiati böylesine korumak da ayrı bir takdir ve hayret konusu... Avusturyalılar tarihlerini korudukları kadar tabiatlarını da korumuşlar.

Bu yüzyılda, böyle bir Avrupa şehrinde, tıpkı bizim çocukluğumuzun Anadolu köyleri gibi, dereler çağlıyor...Viyanının hemen çevresinde ekin tarlalaları, ağaçlık alanlar ve şırıl şırıl dereler...Siz bunları bizim büyük şehirlerin çevresi için düşünebilir misiniz?

Bir de tuhaf bir şekilde ıssızlık dikkat çekici... Bizim şehirlere bakınca Viyana terkedilmiş gibi... Üstelik, Noel arefisinde olduğumuz için kısmı bir haraketliliğin olduğu zamanda geziyoruz Viyanayı... Ama ne yaya geçitlerinde birbirinin üstüne yürüyen ordular, ne araç trafiğindeki keşmekeş var burada...

Evet, Avusturya büyük bir ülke değil... Belki tamamı bizim Konya kadardır... Ancak, hani dedikleri gibi biz hanyayı Konyayı da biliriz... Burada, çok gelişmiş bir şehirlilik bilinci hakim.... Bunu biraz da devletin etkin kontrolü gerçekleştirmiş.

Bizim burada sıradan sayılan trafik kusurları orada büyük cezalarla tecziye ediliyormuş... Gerek şehir içinde park yapma, gerek yaya trafiğine saygı çok kesin kurallara bağlanmış... Viyana, belki disiplinli bir şehir ama bu disiplin ona tarihini ve doğasını kazandırmış...

Yollar, marketler, arabalar... Bunların hiç biri dikkat çekmiyor. Türkiye şu saydığım modernleşme araçları bakımından onları sollamış durumda... Bu nedenle, Avrupaya giden gurbetçilerin o eski hayranlık öyküleri yok artık.

Yeni hayranlık öyküsü, moderleşme çağında modernliğini sınırlarını iyi çizerek, tarihini ve tabiatını başarıyla koruyabilme şehirciliğidir... Viyana'da hayran olunacak husus sadece bu!

Bizim şehirlerimizin de bunlardan ders alması gerek... Elbette sürekli artan nüfus ve göç bizim şehirlerin handikapıdır ama bunlara rağmen tarihi ve tabiatı koruyabilme başarısı göstermek gerek.

Viyana'da sakin ve huzurlu bir hafta geçirdik... Bu sukunet ve bu huzur sadece gezmenin verdiği duygular değildi...Şehrin tarih ve doğasının verdiği duygulardı.

Biz, önce şehirlere koşup onları "devasa köyler" haline getirdikten sonra, en küçük bir tatil fırsatında yeniden köylere kaçarız ya... Viyanalılar için böyle bir çarpıklık söz konusu olmamalıdır. Öyle sanıyorum ki, Viyanada yaşayanlar için şehirleri kendilerine yetiyordur.

Kendi dini bayramları arefesinde, tüm şehir, kasaba ve köylerinin sokaklarını aydınlatarak, bölge bölge eğlence ve ibadet alanları açarak Noele hazırlanan Viyana'dan memnun ayrıldık.

Elbette,çan sesleri yerine ezan seslerinin inlediği ülkemize,memleketimize dönüşün mutluluğu ile...

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1617
Toplam yorum
: 4205
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster