Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
126
 

Vücut diliyle konuşsak dünyanın en tatlı dili olurdu

Vücut diliyle konuşsak dünyanın en tatlı dili olurdu
 

Başlangıçta ne dediğimiz anlaşılmazdı ama zamanla alışırdık. Engelli konuşmasıyla karıştırılmasın, doğal vücut dilini kastediyoruz. Ne dediğini anlamayıverelim, tahminde bulunmak da hoş olabilir. Günlük kullandığımız dilin yerini alsın demiyoruz, vücut dili de hayata girsin. Çenemiz yorulduğunda, konuşmak istemediğimizde onu kullanalım. Yani biz vücut diliyle bir şeyler anlatmaya çalıştığımızda ayıp karşılanmasın, deli filam denilmesin.

Her konuda olmaz tabi, bir motorun parçalarını vücut diliyle anlatamazsın. Ağzını açarsın parmağınla yeme işareti aç olduğunu anlatırsın; ya da su içme işareti yaparsın susadığını. Biraz okullarda bu işin eğitimi falan da olursa güzel olur yani. Oynamak istediğinde eller şıkıdım, göbecik bir ileri bir geri. Çok şey hiç konuşmadan anlatılır diyorum. Canımız bazen konuşmak istemiyor, üstelik kelimeler de biraz dinlensin yani.

Kişinin kendine özgü hallerini de katarak yapılan bazı hareketler görülmeye değer olabilir. Biraz da rol yapar sanat filam katarız içine, al sana resital yaşam!

Bazen bazı kimselerin gayri ihtiyarı vücut dilini kullandığını görürüz; amucam sinirlenmiş, dişini sıkmış, ayaklarını yere vurur. Bağırmasından daha iyi değil mi, hem spor yapmış olur.

Çocuklar bir de beceremez ya tuhaf hareketlerle bizi güldürürler. Balon şişirme patlatma hallerini düşünüyorum da. Balon yok ama varmış gibi.  Bazen iş bulmacaya döner, ne anlattığımız gizemli kalır, “ne demek istiyor bu lan” diye kafayı yer.

Hem doğallığımız artar, konuşurken bin bir yalan üretiyoruz, vücut yalan söylemez, koşarak hastayım diyemezsin. Vücut hareketlerinin alfabe gibi temsili resimleri de olur, utanmış kız örneğin. Gerçi zor buluruz, pek utanan kalmadı, şımarık kız daha kolay, ağzında sakız şak şak.

Tülay EKER, NAHİDE ÇELEBİ, Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kerim Bey, önümüzdeki hafta sonu İstanbul’a gelmek gibi bir düşüncem var: “19, 20, 21 ağustos” uygun olursa görüşürüz. Organize Kadri Bey ile senden, hem Nevşehir ile Yenikapı kavramları üzerinden de ele alabiliriz akan zamanı. Gündemimiz İki mağara arası, Hira ile Sevr Mağaraları üzerinden Sevr ile Lozan sürecini ele almaktı. Hâlihazırda güncelliğini koruyor, görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 12.08.2016 10:44
Cevap :
Mesajınızı Kadri beye aktardım,yanıtını alınca size dönerim.  14.08.2016 16:42
 

VÜCUT DİLİ ÖNEMİ SELAMLAR.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 09.08.2016 17:46
Cevap :
Teşekkür ederim Nahide hanım selamlar saygılar.  11.08.2016 21:51
 

İletişimin % 93’ü vücut diliyle, % 7’si de olmasaydı diyorsun yani. % 7’nin de sözlü ve de yazılı olanı var. % 7 deyip geçme, bazen % 93’ü görünmez kılabiliyor. Aslında görülüyor da, rol gereği görmezden geliniyor. Bazen vücut diliyle sözlü, ya da yazılı dil ittifak kurabiliyor, bunun da güzel olanı olduğu gibi çirkinleşeni de oluyor. Aslında % 93, % 7’yi; % 7’de % 93’ü açıp okutuyor desek yeridir. Bütün bunların merkezinde de beyin ile kalp var, onlar işlevini kaybetmişse inan ki ne vücut dili kalıyor, ne de % 7’lik kısmı. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 09.08.2016 13:12
Cevap :
Görüşmek üzere diyorsunuz ama hiç de görüştüğünüz yok, geçen hafta Nevşehir'deydim. Bayramdan sonra artık mazeretiniz kalmaz.  11.08.2016 22:09
 

Bilirsin hayvanlar koklaşarak anlaşır insanlar ise konuşarak anlaşamazlar. Neden çünkü insanların ağzından çıkan lâfların % 90'ı yalan, dolan, saptırmacadır. Bu nedenle de insanlar konuşarak anlaşamazlar, birbirlerini kandırırlar.Buna karşılık vücut dile büyük ölçüde yalansız, dolansızdır çünkü her babayiğit vücut dilini manipüle edemez, kendisini, konuştuklarını ele verir. Bak sen mesela çoğu zaman saçma sapan lâflar ediyor, üfürüyorsun ama özünde dürüst ve samimi bir insansın. Hiç yazmasan, hiç konuşmasan sadece vücut dilinle düşüncelerini ifade etsen her söylediğine katılırım. Bu blogunu çok beğendiğim içinde öneriyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 09.08.2016 12:25
Cevap :
Mustafa Atilla eskisi kadar yazmıyor...Belki yılların yorgunluğu belki yazsak nolacak umutsuzluğu.Acaba kendimiz için mi yazıyoruz diyorum. En çok eleştirdiğin yorumlarda bile bir destek hissediyorum.Teşekkür etmeyi sevmiyorum hele de senin gibi teşekkürün yetmeyeceği birine.  11.08.2016 21:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6086
Toplam yorum
: 15070
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 637
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster