Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
9613
 

Vücut saati nasıl işler?

Günün her saatinde insan beyninin algılama potansiyeli aynı değildir. Bazı saatler vardır ki onlar insanın en üretken olduğu saatlerdir. Bazı saatler ise insanın verim yüzdesi en düşük saatlerdir. Bazı saatler beyinsel faaliyetlerin zirve yaptığı saatler olup bazı saatler minimize olduğu saatlerdir. Bedensel ve zihinsel faaliyetleri buna göre ayarlamak gerekiyor. Bu yüzden insan çalışma saatlerini mutlaka ayarlamalıdır. Öğrenme saatleriyle bedensel iş yapma saatleri birbirinden farklıdır. Özellikle öğrencilerin bu farkı göz önüne alması gerekir.

Eski insanlar gece erken yatar sabah da erken kalkarlardı. Sabah namazından sonra tarlaya gider güneş rahatsız etmeye başladığında işlerinin büyük bir bölümünü bitirirlerdi. Aynı şekilde öğle yemeğinden sonra ufak bir uykunun ardından ikinci bir seanstan sonra işlerini bitirir akşama mutlu bir şekilde evlerine dönerlerdi.

Şimdi televizyon kölesi olduk. Verimli saat mi? O da ne oluyor? Televizyon müsaade ederse çalışıyoruz, etmezse çalışmıyoruz. Gece yarılarına kadar televizyon seyrediyor, sabahın o bereketli zamanını heba edip gidiyoruz. Ondan sonra da, öğrenemiyoruz, diye yakınıp duruyoruz.

Sabahtan akşama fizik ve ruh sağlığınız, beyninizdeki küçük saatçiklerde gizli. Kronobiyoloji, "günün her anı zirvede" olmanızı sağlıyor.
"KRONOBİYOLOJİ (biolojik ritim) ile doğal ritminizi bulabilirsiniz. Hücrelerinizin saatini dinleyin, doğayı zorlamayın. Yemek için belli bir zaman vardır; uyumak, çalışmak ve hatta ilaç içmek için de. Sağlığınızı korumak istiyorsanız, vücudunuzun ritmine saygı gösterin..."

Tüm bunları, ABD ve Avrupa'da yok satan "Her Saat Başı Zirvede Olmak" isimli kitabın yazarı, Fransız kronobiyoloji uzmanı De Marc Schwab söylüyor. Kitabında bir günü vücut saatine göre programlayan Schwab, insan organizmasının, beyindeki küçük saatler sayesinde biyolojik bir ritme uygun şekilde çalıştığını ileri sürüyor. Beynin en önemli kısımlarından hipotalamus, bu ritme göre vücut ısısını, nabzı, tansiyon ve hormon salgılanmasını kontrol ediyor.

İç saatinize uyun
Fransız uzman, "Bu mekanizmaya saygı göstermezseniz, fiziksel ve ruhsal sağlığınızı da tehlikeye atabilirsiniz." diyor.
Kitapta, kronobiyoloji sayesinde günlük işlerin bilimsel olarak nasıl ve özellikle ne zaman yapılması gerektiği, kısacası iç saate uyarak formunuzu korumak için ideal bir gün, örnekleriyle veriliyor.

İş, aşk, uyku 'tik - tak'ları
* 07.00 uyanış: Kronobiyolojik horozunuz, sizi gün ağarmadan uyandırmayacak. (Hani Fransız ya, sabah namazını yuttu!) Saat 07.00, güne başlamak için ideal bir zaman. Vücut ısınız 36, 8-37 derecedir. Daha geç kalkarsanız, vücut ısınız daha düşüktür. Önce kalkarsanız kandaki şeker ve oksijen yeteri kadar yüksek olmayacaktır. Organizmanın ısısı ve dinamizmini düzeltmek için sıcak bir duş alabilirsiniz.

Bu saatte bir meyve yiyip arkasından yaklaşık bir saat çalışılırsa öğrenme çok verimli ve kalıcı olur.
* 07.30 kahvaltı: Önce sağlam bir kahvaltı yapın. Sinir hücrelerinizi kıpırdatmak için henüz erken. İşi düşünmek için beklenen bir iki saat kandaki şeker ve vücut ısısını artıracaktır. Koşun ya da açık havada yürüyüş yapın. Özellikle, şort giyin, çünkü dizlerinizin arkasının güneş ışığı görmesiyle biyolojik saatin dengesi sağlanacak, hayatınıza sevinç katılacaktır.

Toplumsal hastalıklarımızın birisi de beslenme alışkanlıklarımızın bozukluğudur. Kahvaltı yapmamak bunların başında geliyor. Özellikle gençlerde çok görülüyor bu. Oysa verimli bir gün geçirmenin ilk şartı iyi bir kahvaltı yapmaktır. Birçok öğrenci kahvaltı yapmadan evden çıkar ve ya okula ya da dershaneye gider. Bizim dilimizde kaba bir atasözü var. Sözüm meclisten dışarı. “Aç ayı oynamaz” diye. Bu öğrenci karnının gurultusunu mu dinleyecek yoksa öğretmenin anlattıklarını mı? Verim koskoca sıfııırrr! Burada asıl kabahat ailelerde. Sabah kahvaltısına onları çocukluklarında alıştıracaklardı.
* 09.30 İşe başlamak için en ideal saat. İşinizin başına neşe içinde geçin. Neşe içinde büronun kapısını açacaksınız. Masanızın üzerindeki kağıtlar, dosyalar sizi korkutmayacak. Kanınızdaki şeker oranı yeterli, vücut sıcaklığı sabit ve beyin hücreleri güçlü olur. Öğlene kadar sıkı şekilde çalışabilirsiniz.

İyi bir kahvaltıdan sonra vücudun fizyolojik ihtiyaçları giderilmiş oluyor. İnsan yaptığı işten en çok verimi bu zamanda alır. Dikkat edilirse tüm sınavlar da bu saatlerde yapılır. Çiftçilerimiz de tarlaya bu saatte gider ve öğlene kadar işlerinin büyük bir bölümünü yapar. O halde bu enerjiyle öğleye kadar sıkı bir çalışma yapabilirsiniz. Çalışırken gülümsemeyi de unutmayın.
* 12.30 öğle yemeği: Organizma sabah stokladığı kalorileri yaktı. Bu hipoglisemidir. Sakın öğle yemeğini geçiştirmeyin. Ancak midenizi gereğinden fazla doldurmayın. İkisi de konsantrasyon zorluğu yaratır. Yağsız bir et, balık ya da meyve yeterli olacaktır. Ayrıca içebildiğiniz kadar su...

Atalarımız bu saatlerde bir süre uyurlardı. Hatta buna halk dilinde “güzellik uykusu” da denir. Kısa süreli uyku vücudun yorgunluğunu ve elektriğini alır. Vücut dinlenir ve öğle sonrası çalışması için kendini hazırlamış olur. Bu arada bir süre kitap okunabilir.
* 14.00 siesta: Kandaki stres hormonu - uyanıklığı sağlar - saat 15.00'te tekrar yükselmek üzere saat 14.00'te düşer. Tam siesta zamanı. Dr. Schwab, "Doğru zamanda nefes almak, zamanı en iyi şekilde kullanmak demektir." diyor. Böylece daha enerjik olur ve sağlığınızı korursunuz. Mesela Japonlar, her 90 dakikada 5 - 10 dakika zorunlu olarak dinlenirler. Böylece her 1, 5 saatte bir uyuklama ve uyanmaya eğilimli organizmanın devinimine saygı gösterirler.

Bu saatte süre zarfında stresin sıfırlanması gerekir. Eğer stresli işlerle uğraşır ruhunuzu rahatlatmazsanız hafızanızın mükemmel olduğu saatti boşa geçirmiş olursunuz.
* 14.30 işbaşı: Hafızanın kuvvetlendiği, yaratıcılığınızın arttığı, zekânızı ortaya çıkarmanızı sağlayan seçilmiş bir zaman. Dişçiye gidecekseniz bu saatte randevu almayı unutmayın. Lokal anestezinin en iyi ve hızlı etki ettiği an saat 15.00 civarıdır.

Gücün doruğa çıktığı zamanlardır bu saatler. Bu saatleri mutlaka çalışmayla geçirin. Öğrenme aktivitesinin en verimli olduğu saatlerdir bu saatler. Öğrenciler bu saatleri en zor öğrenilen branşlara ayırmaları gerekir. Bu saatler test çözümünden ziyade konu çalışılması gereken saatlerdir. Test çözümü akşam saatlerinde de ( daha ölü zamanlarda) gerçekleştirilebilir.
* 16.00 işe ara: Organizma, glucid ve lipid desteğine ihtiyaç duyuyor. Süt veya meyve suyu, öğleden sonra kaçamağında en uygun beslenmedir. Özellikle içecekleri tercih edin, çünkü insan vücudu sürekli su rezervine ihtiyaç duyar.

Bu saatte organizma desteğe ihtiyaç duyar. Beş çayı gibi hafif atıştırmalar yapılabilir. Daha basit, beyni yormayacak çalışma faaliyetlerinde bulunulabilir. Daha çok kitap okuma veya hız kazanmak için soru çözümü yapılacak zamandır bu zaman.
* 17.00'den 19.00'a: Baharla birlikte, kronobioloji mutlaka sizin mutluluk hormonlarınızı da uyaracaktır. Saat 17.00 ve 19.00 arasında vücut ısısı yükselir, lenf sisteminde serotonin salgısının artmasıyla heyecan duyusu kışkırtılır.

Bu saatler sohbet etme, film izleme saatleridir. Bu saatlerde basit sporlar da yapılabilir.

* 19.00 rahat bir akşam: Bahçeyle ilgilenenler özellikle bu saatleri tercih etmelidir. Tabii arkadaşlarınızla buluşabilir, bar, kafe ya da bir restorana gidebilirsiniz. Bu saatte sindirim sisteminin daha yavaş çalıştığını unutmayın, hafif şeyler yemeye dikkat edin. Bir çorba, balık ya da beyaz et, yeşil sebze, yoğurt, peynir ve meyve harika seçimler olacaktır. Fazla neskafe, kahve gibi içeceklere dikkat; bunlar uykunuzu kaçırır.

Biraz dinlendikten sonra akşam çalışmasını gerçekleştirin. Daha çok soru çözün ve ev ödevlerini yapın.
* 22.00 yatma saati: Uykunun biyolojik saatleri, vücut ısısına bağlıdır. Isı özellikle 22.00 - 23.00 arası düşer. Dolayısıyla yatmak için en uygun saatlerdir.

Elinize bir kitap alarak okursanız çok iyi olur. Daha kolay uykuya dalar, sabah dinç kalkmanızı sağlayacak bir gece geçirirsiniz.

Depresyon saati
Sabaha kadar tepki süresi büyük ölçüde yavaşlar, hassasiyet ve verimlilik azalır. Bu saatte uyanık kalan insan korkularla ve depresyonla karşı karşıya kalır. En iyi çare uyumaktır.

02.00-04.00...
Hata yapma saati. Gece çalışanların en çok hata yaptıkları saatlerdir. Görme yeteneği azalır.

04.00-05.00...
Trafik kazalarının en çok olduğu saatler. Ayrıca, tansiyonun en düşük olduğu saatlerdir. "

Bazı insanlarda, özellikle gençlerde yanlış bir inanış mevcuttur. Ben geceleri daha iyi ders çalışıyorum. Gece ders çalışmanın sağlıklı bir şey olmadığı öğrencilere anne babaları, öğretmenleri tarafından sıklıkla anlatılır. Ancak bildiklerinden vazgeçmezler. İşte size ispatı. Vücut saati de öyle diyor. Uzun yol şoförleri için de bu böyledir. Akşama kadar okulda faaliyet gösteren bir beyin yorgun düşmektedir. Bu yorgun beyinin gece algılaması mümkün olmayacağı gibi bir sonraki gün için yorgun düşen beyin yeni şeyler öğrenemez. Allah geceleri uyuyup dinlenmemiz için yarattı ki bir sonraki gün daha verimli kullanalım. Vücut saatini kullanamadığımız için kaybettiğimiz iş gücünün haddi hesabı yoktur. Tanrının vücuda yüklediği kimyayı yanlış kullandığımızda onu tekrar geri yükleme şansımız yok. Her şeyi zamanında yaparsak başarılı oluruz.

Herkese zamanını daha verimli kullanması dileğiyle. Hoşçakalın.

İsmet YALÇINKAYA

Final Dergisi Dershanesi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

için tesekkürler

cevat KIŞLALI 
 10.10.2008 22:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1508
Kayıt tarihi
: 23.06.08
 
 

1963 yılı Trabzon Of doğumluyu. Emekli Öğretmenim Eğitimle ilgili konulara ilgim uzun yıllar önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster