Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
586
 

Vurun bre aslanlarım!

Vurun bre aslanlarım!
 

Aman kaçırmayın!


Evde oturuyorum. Yurdum meselelerini düşünüyorum.

Ne olacağız, ne yapacağız, yarın bayram, kaçan danalar ne olacak, diye kara kara düşünürken...

O da ne!!!

Ya aslanlarım benim, şunlara bak bee...

Televizyonda haber. Derdime çare bulunmuş.

BELEDİYE KURBAN YAKALAMA TİMLERİ!

Yurdum erkeği, giyinmiş kuşanmış, takmış takıştırmış. Ellerinde uyuşturucu silah (ama silahı, bir tutuşu var, yıllardır bugünü bekliyorum, diyen bakışı var), diğerinin elinde kement, sallıyor ama nasıl da gururlu (sallayabiliyor ya), ben bu işi çocukluktan beri yapıyorum, diyen, haklı gururu.

Hepsi tam teçhizatlı, HAZIRIZ diyorlar.

Nasıl gururlandım. Nasıl rahatladım anlatamam. Allah vere, danalar kaçınca, bir panik, telaş, uykularım kaçıyor.

Ülkemizi yöneten bu insanların, yaratıcılığına hayran kalmamak mümkün mü?

Haydi bre kahramanım benim, kim tutar seni...

Vay be nasıl da yakışmış, yurdum erkeğine, kovboyum benim,

Bak bak nasıl kement attı, bir atışta tutturdu,

Dana yakalamak zor iş valla, herkes başaramaz, senin gibi güçlü kuvvetli adam lazım,

Bunu düşünüp uygulatan, yurdum sorununa 2 dk. da çare bulan, kömürün, erzağın, paranın arkasından, şimdi de, tim oluşturan, hükümetime, belediyelerime, çalışanlarına yürekten sevgi ve saygılarımı gönderiyor, çalışmalarının devamını, büyük bir merakla bekliyorum.

Oy toplama timi

3 çocuk doğurtma timi

4 kadın alma timi

Türban timi

Nüfusu çok gösteren, sahte oy timi

Beğenmeyen gitsin, timi

Ananı da al git, timi

Tim Allah Tim, timi

Trafik kazalarını engelleme timi

Açlığı engelleme timi

Ülkeyi iç savaştan kurtarma timi

Yaşam standardını yükseltme timi

Şiddeti önleme timi

Yolsuzluklarla savaşma timi

İşsizliği önleme timi

..........

Ne gerek var, dana yakalamaktan daha mı önemli şimdi?

İyi ki ben dana değilim, çünkü benim kaçamama sorunum var. İşte o yüzden dana olsam, hemen boynumu uzatır, hiç dırdır etmeden, kesilmeyi beklerim.

Dana gibi hissetmeye başladım ya, dana olsam ne hissederdim diye, düşünürken yakaladım kendimi.

Aslında çok da yabancısı değilim.

Şu, dana yakalama operasyonlarının, içeriğine bakarsak, Polis timleri aynı anlayışla yaklaşıyorlar, diyebiliriz.

Ellerinde silah, coplar kafalara iniyor, biber gazları hastanelere atılıyor. Köşelerde insanlar sıkıştırılıyor.

Üç polis vuruyor, vatandaş yere düşüyor. O sırada başkasını kovalayan, bu fırsatı kaçırmıyor.

Geçerken, bir tekme de ben atayım, diyor. Yerde yatanın, kafasına tekmeyi atıp, diğerinin peşine düşüyor.

Ne kadar çok insana vurursam... Acaba diyorum, tekme başına... Neyyyse?
Bir tanesi korkmuş, bir köşede bekliyor. Hurra, hücum saldırın polisler.

Sonra bunu yapan ve yaptıran polislere diyorlar ki: Bu işin sorumlusunu bulun
Onlarda Allah allah bu işi kim yaptı acaba, deyip :)) Başlıyorlar araştırmaya.

SONUÇ: Orantılı güç kullanılmıştır. Hastaneye gaz bombası atılmamıştır.
Oysa daha önceki açıklamada, gaz bombası, yanlışlıkla patladı, denmişti.

Tabii ki, başka bir sonuç beklenemezdi. Biz Japonya da mı yaşıyoruz?

Polis müdüründen, hükümetten, ben hata yaptım istifa ediyorum, demesini mi bekliyoruz?

Ne kadar ilginçtir ki, aynı polis müdürü, daha önceki birçok olayın da sorumlusu.
Ama tek başına, ona yüklenmekte hata.

Hükümetimiz, cık cık cık ne kadar ayıp, derken, içten içe gülmüyor mu?

Bu ülkenin başbakanı değilmiydi, öğretmenlere, suratını ekşiterek, pislikten bahsediyormuş gibi: Kusura bakmayııınnn ammmaaaa nerrrrrreeeeeyyyyeeee dökülürseniz dökülün, diyen.

Bayramınız kutlu olsun.

Ne bayramı, hangi bayram?

Etraf, sahipsiz, aç çocuk doluyken, sokaklar, kimsesiz insanlarla donanmışken, dünya açlıktan kırılırken, ben, şimdilik sıcak evimde, bayram kutlayamıyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayin bayan, yazinizi buyuk bir ilgiyle okudum.Yaziniz,turkiyedeki halklarin ve bu ulkenin insanlarinin sagduyusunun, butun karanlik soylemelere ve dayatici politikalara karsi temkinli olduguna bir ornek daha. Kiliseye hic gitmem,cami ve havra ise beni korkutur.Bildigim kadari ile Yaradilisin umudu ve cikmazi bizleriz.Cunku Yaratan bizleri bizlere havale etmistir.Cunku Kendisi mukemmel oldugundan sikilmaktadir.Herseye gucu yeten ve mukemmel olanin tek cozemedigi konu kendi sikintisidir.Incil, Tanrinin insani kendisi gibi yarratigini soyler.Sikintilarimizdan kurtulmak umidiyle. Hepinize sevgiler ve " hayirli bayramlar".

David Auget 
 14.12.2008 12:06
Cevap :
Temkin demiyelim de, tamamen karşı çıkma diyelim. Sağduyunuza teşekkürler.Sevgiler saygılar.  14.12.2008 14:24
 

Döndüğümü anladım:-) Gerçekler acıdır derler ya... Bizim memlekette isot acısı mübarek... Sevgiler sana...

yeşilsoğan 
 12.12.2008 13:35
Cevap :
Gidebildiyseniz ne mutlu:) Keşke tümden bitse de, hep birlikte gitmiş olsak.Rahat bir nefes alsak. Yüzümüz gülse. E hoşgeldin, özlemiştik. Yazılar ıssız kalmıştı. Beni unuttuğunuzu sanmıştım. Sevgiyle kalın...  12.12.2008 14:52
 

Merhaba, yazdıklarınızı kulaklarım ısırıyor bir yerlerde duymuş gibiyim. Hatta birçoğunu görmüş gibiyim. Önce rüyadayım sandım. Bir çimdik attım kendime . Hayır uyanığım. Eee bu timler bu kadar değilki benim ülkemde. Arkadaşım. beni sınav yapmak için mi eksik yazdın timleri. Hani İşkence timi, çek senet timi, insan tacirleri timi, organ ticareti timi, Devlet ihale timi, Dur ihtarına uymayanları etkisiz hale getirme timi, Sendikaya üye olanları işten atma timi, kömür dağıtma ,yardım dağıtma timi, lütfen diğer timlere haksızlık yapmayınız. İş takip timi. Yerim sınırlı. Diğerlerini de başkaları yazsın. Yoksa sayın Melda yurttaşlıktan çıkarma timine havale ederim sizi.

Yapukay 
 12.12.2008 13:30
Cevap :
Çok samimi söylüyorum.Senden bu cevabın geleceğini biliyordum:)) Eksikleri tamamlayacağını, sinir kat sayılarının böyle yükseleceğini tahmin etmiştim. Demek seni iyi tanımışım:) Tamamlayın arkadaşlar. Kadınlara dayak timi. Sevgiyle kal...  12.12.2008 14:57
 

Evet, hangi bayram!... Ben Nazım Hikmet'in "Türk Köylüsü" adlı şiirini anımsadım bu yazınızı okuyunca. "...söylemeye dilim varmıyor ama/kabahatin büyüğü sende be kardeşim." Bu ülke insanı toplumsal tarihin o geniş mozaiğinde gerçekten sıradışı ve anlaşılması hayli zor. Bir Mayıs ta İstanbul da işçilerin Taksim Meydanına çıkmasını kurşunla bombayla copla engellemeye çalışan iktidar güçlerinin başarısını kutlayan Başbakan, bir günlük üretim kaybının 1 milyar YTL olduğunu belirterek işçileri halka şikayet etmişti. Aynı Başbakan hem Şeker ve hem de Kurban Bayramında 9 ar günlük tatil ilan ederek türizmcileri ve bu bayramları rant kapısı olarak görenleri memnun ederken ona kimse , bir günde 1 milyar YTL kayboluyorsa o halde sadece bu iki bayramda 18 milyar YTL kaybolmuştur ,yazık değil mi,demedi, diyemedi. Hal ve keyfiyet budur. Yunanistanda polis onaltı yaşında çocuğu vurdu ülke yerinden oynadı. Bizde olağan işler bunlar. Hatta ölendedir suç!... Sevgiler...

Birkan Can 
 12.12.2008 11:12
Cevap :
Söyleriz de söylemeye, başbakan kendini diktatör ilan etmiş. Kendi hakkında doğruları söyleyen gazetecileri, yanına bile yaklaştırmayan bir başbakan, beni mi dinleyecek? Dinletmeyi öğreneceğiz biz de. Onun dilinden konuşmayı öğreneceğiz. Teşekkür ederim yorumunuza, Sevgiyle kalın...  12.12.2008 15:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 724
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2071
Kayıt tarihi
: 15.09.08
 
 

Burdayım ya, gerisi teferruat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster