Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '12

 
Kategori
Tenis
Okunma Sayısı
485
 

Wimbledon'un ardından ...

Wimbledon'un ardından ...
 

74. Wimbledon tenis turnuvası erkeklerde Roger Federer ve kadınlarda Serena Williams’ın zaferleriyle sonuçlanırken, her iki başarılı sporcu da bilhassa yarı final ve ve finaldeki, üstün performanslarıyla dikkat çekti.

Serena Williams için ilk turlardaki isteksiz oyunlarından dolayı ‘’ablam yine yok galiba’’ diye bir tahminde bulunmuştum Facebook’da ve Azeranka’nın şampiyon olacağını düşünmüştüm. Onunla kalsam iyi.  Nadal ilk turda nasıl başardıysa, bir acemiye yenilip elendi ya, Djokoviç nasılsa Federer’i ezer geçer, başka da rakibi olmaz diye yazmıştım.

Daha geçen ay  Fransa Açık’ta, Serena Williams’ın ilk turdan ‘’yolcudur Abbas’’ olması, erkeklerde finalin Djokoviç-Nadal arasında oynanması şaşırttı beni belki de ama Sharapova’yı ikaz etmiştim ben, okumamış herhalde!.

‘’Bak güzelim’’ demiştim. ‘’Yarı finale kadar neredeyse bütün seribaşları elendi. İyi değerlendirdin, eğilip bir top almadan ama dikkat, Wimbledon’da bu böyle olmaz’’.  Nitekim Sharapowa’da daha geçen seri başı olan Danimarka’lı Wozniacki  gibi il turlarda elenip gitti ki Wozniacki, Fransa’dan sonra da Wimbledon’da da tam bir hayal kırıklığı. İlk turu geçemiyor. Düşüş paraşütşüz.

Serena’nın, Azeranka’yı zor do olsa 7-6 yenip, finale kalması şampiyonluğunun ilanıydı adeta. Bence erken finaldi o maç.  Finalde Radwanska’ya öyle bir girişti ki, öyle bir ace’laer kazandı ki, zaten hasta hasta oynayan ama bir ara maçı kazanma potasına giren Polonya’lı tenisçi ‘’erkek gibi servis atıyor’’ diye şikayet ederken,  Serena’nın bıyıklarına takılıyordu herhalde.

Bu yıl Williams’lar Wimbledon’u doğradı desek yeridir çünkü Venüs-Serena kardeşler, çift bayanlarda da kaldırdı kupayı. Yani orada bir de yemek yarışması yapılsa onu da kazanırlardı inanın, o kadar iştahlı, o kadar hırslıydılar.

Federer-Murray finaline gelince ;

Bu Nadal varsa Federer yok. Nadal elenmişse, ekstra bir hırs geliyor Roger’a. Nadal’a gücü yetmiyor ama Djokoviç’i haklıyor. Onun da belli olmuştu Djokoviç’i geçince şampiyon olacağı. Hayatında ilk kez bir Grand Slam finali oynayan Andy Murray’ı gözüne kestirmişti bir kere.

Şu bir gerçek. Federer’de, Serena Williams’da profesyonellikleri ile kortlara yakışan isimler.  İkisi de bir tesadüf 31 yaşında. Federer’in 7., Serena’nın 5. Wimbledon şampiyonlukları bunlar. 4-5 sene daha oynayacakları düşünülürse, kazanacakları başka Wimledon kupaları  olur herhalde. Herkesin artık tamama dedikleri bir zamanda küllerinden doğdular adeta.

Roger Federer’i seyrederken insan tenisten zevk alıyor. Şu Murray finaline bakar mısınız?. Koca tenis kortunu, masa tenisi masasına dömdürdüler de beyazlardan oynamaya başladılar, çizgilerden. Müthiş güzel bir maçtı. Federer tüm tenisçiler içinde vuruş tekniği en iyi olan oyuncu. Diğerlerinin gençlik enerjisine ancak bu tekniği ile direniyor ve kazanıyor.

Bir de kardeşim Federer, hadi bırak o çivi çakar gibi volelerini, adam karizma.  Sahada yürüyüşü, servis atışı,  perçemlerini düzeltmesi ile bir stil sahibi. Seyirciye saygısı var. Yok artık  devenin başı ama bir bilet 21.000 dolarmış finalde.  Milyonlar seni seyrediyor ayrıca. Dünyanın gözü orda. Sevinci mütevazi, ağırbaşlı. Kazanırken de, kaybederken de adam gibi adam.

Andy Murray’a gelince, Henüz genç. 25 yaşında. Çok iyi mücadele ediyor, müthiş yetenekli. Karşısında kendi gibi oynayan Nadal veya Novak Djokoviç olsa onları yenip, kupayı kaldırabilirdi ama Federer’e  her şeyi denedi,  ne yapsa olmadı   Önümüzdeki Grand Slam’ları şampiyonluk adaylarından en önemlisi.

Ne var ki, karizma yok, surat gülmüyor, stil sokak sporcusu gibi. Bakımsız. Tipik bir İngiliz.74 yıl sonra bir İngiliz’in burada bir final oynaması adalıları mutlu etti ama bir rivayet,  bu çocuk kazanırken İngiliz, oluyor, kaybettiği zaman ‘’boşver ya aslında İskoç asıllı’’diyorlarmış.

Final sonu  duygusal anlar yaşandı. Kaybetmenin üzüntüsü ile konuşan Murray’nin ağladığını gördüm. Bu hırs oldukça, bu çocuk başaracaktır. Eşi de ağlıyordu tribünde, annesi de. Sanırsın varını yoğunu kaybetti. N oluyor hemşehrim?. Bu sene olmaz, seneye olur. Az değil, bizim parayla, kaybettiği halde 1.5 milyonu götürdü ama tabii ki, paraya değil di  o gözyaşları., Federer’in eşi ve ailesi de en az  Roger  kadar mütevazi idi. İkiz çocukları ise babalarının bu büyük başarısını anlayamayacak kadar küçüktü.

Serena’nın  şampiyonluk konuşması, sevinci, ailesiyle bütünleşmesi, onlara ‘’benim niyetim yoktu ana arkamdan siz ittiniz’’ tarzı teşekkürü ilginçti ve o sevimli aile, herzaman olduğu gibi  yine Wimbloden tribünlerinin rengi ve neşesiydi.

Ah bir de o Temmuz ortasında yağan, oyuncunun  konsantrasyonunu bozan, Wimbledon'la sanki yağacağım diye sözleşme imzalamış olan o yağmur olmasa,..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 439
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 948
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster