Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '09

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
414
 

Ya benim annem

Orta yaş sınırındayım. Çocuğum var, babayım. İş yerinde insanlar karşıma geçtiğinde düğmelerini ilikleyip, saygıyla hitap ediyorlar. Doğumumdan bu güne kadar geçen onca yılda yaşlanan bedenim, eskiyen nüfus kağıdımla birlikte, birçok şey değişti hayatımda.

İnsanlarla konuştuğumda, hayatımın değişik evrelerinde değişik ünvan, lakaplarla anıldım. Kimi adımın önünde, kimi arkasında, kimi tek başınaydı. Tanıştığım her kişi, girdiğim her ortamda değişti bütün bunlar.

İşte değişen bunca şey içinde bir tek şey vardı değişmeyen. O hep oğlum dedi.

Yıpranan bedeninde bir parça olan o feri sönmeye başlayan gözler, her oğlum dediğinde, beni ebenin elinden aldığı andaki kadar ışıl ışıl. Bir araya geldiğimiz anda sarılırken bana, gücünü yitirmeye başlayan bir kadının değil, bana tutkuyla bağlı olan genç bir kadının kolları sarar bedenimi. Ve vücüdumun her bir noktasında o sıcaklık ilerlerken, anam derim.

Eğer bilseydi bu sözcükler benim kalemimden yazılıyor. İnanamazdı. Çünkü ben erkeğim, güçlüyüm, acımasızım, sertim, delikanlı adamım. Taviz vermem kimseye. Sevdiğimi belli edemem. Gözyaşları hep içime akar. Görmemiştir bu yanımı. Görse de, bilse de bilmemezlikten gelmiştir. Çünkü ben onun oğluyum. Günümüzde, 2001-2002 yıllarında insanların karakterlerinin oluşumu yeni yeni modern bilim yöntemleriyle tanımlanmaya çalışılırken, ruhumuzun en saklı yerlerinde olanları Havva’dan beri bilen analarımız değil mi?

Yaşlanan bedenindeki her bir kırışıklık, ağaran her bir saç teli, azalmaya başlayan görme-duyma yetenekleri nereye gitti biliyormusunuz? Bazı insanlar bunun doğanın kanunu olduğunu söylerler. Her canlı doğar, büyür ve ölür derler. Ama bilmezler ki, kaybolan bu güzellikleri bana vermiştir.

Dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan milyarlarca insanın buluştuğu ortak bir nokta vardır. Hangi dine, hangi ideolojiye inanırsanız inanın, inandığınız her değerde bir övgü yazılmıştır annenize.

Hz. Muhammed’in Amine’si, Hz. İsa’nın Meryem’i, Atatürk’ün Zübeyde’si var ise benimde anam var. Adları değişik olsada yürekleri aynı. Bana kim söyleyebilir ki onların evlatlarını sevdiğinden, beni daha az sevdiğini annemin.

Ellerinden öpüyorum anam. Gözyaşlarım sırılsıklam etti ellerini. Ama bir sen hissediyorsun bunu. Diğerleri sadece kupkuru gözlerimin siyah rengini görüyor. Ve kaldırırken başımı yanaklarından öpmek için ıslak yanaklarını görüyorum. Ama bunu diğerleride görüyor.

Sen benim sebeb-i hayatım, sen benim anam.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 590
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

1967 Yakacık doğumluyum. H.Ü. Edebiyat Fakültesi'nde 2 yıl öğrenimden sonra İ.Ü. Arkeoloji ve San..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster