Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '16

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
232
 

Ya benim dediğim olacak, ya da…

Ya benim dediğim olacak, ya da…
 

Herkesin dilinde…

Herkes, bir mahalle yosmasına sahip çıkmaya çalışır gibi, sahip çıkmaya çalışıyor.

Ağzının suyu aka aka “istiyorum” diyor…

Öyle ileri gidiyor ki; “ya benim dediğim gibi olacak, ya da…”

Evet; ya istediği gibi olacak ya da daha çok kan akacak!

Hatta hem kan akacak hem de istediği gibi olacak!

Hepsi barış havarisi…

Şehirlerde gezinen ve masum insanların orta yerinde patlatılacak olan canlı bombalarıyla, ellerinde kalleş silahları, sokaklarda patlayıcıları, omuzlarda roketatarlarıyla barış isteriz diye bağırıyorlar!

 

Oysa dünyanın en güzel, en melodik şiiridir Barış sözcüğü.

Çirkin zihinlere, pis dudaklara hiç yakışmaz…

İçinde en masum duygular, en masum talepler, en güzel dilekler vardır.

Tek bir sözcük o kadar çok şeyi anlatır ki; savaşların tüm olumsuzlukları tek bir sözcükle unutulur.

İçinde yaşama sevinci vardır! İçinde umut vardır! İçinde gülümseyen insanlar, coşkuyla oynayan çocuklar vardır.

Bir çocuk kadar masumdur BARIŞ sözcüğü…

Bir gelin kadar hüzünlü, umutlu ve güzel, bir bahar dalı gibi mis kokulu ve rengârenktir.

İşte bu kadar güzelken BARIŞ; salyalı ağızlara, kanlı ellere, kirli dudaklara hiç yakışmaz ve bir anda tüm güzelliği kaybolur!

Geriye bıraktığı boşluğa kandan beslenen asalaklar doluşur.

Kandan, silah ticaretinden, uyuşturucudan, petrolden ve kara paradan beslenen lanetli asalaklar…

 

Bu yüzden diyorum ki:

Çekin pis zihinlerinizi BARIŞ sözcüğünden…

Nerede görülmüş, bebekleri öldürürken, BARIŞ ninnisi söyleyen!

 

Söyleyen dudaklar kirli, zihinler kirli, niyetler zift gibi!

BARIŞ sözcüğü işte bu yüzden hiç bu kadar kirlenmemişti!

Susun, susun da; bizim zihnimizde BARIŞ sözcüğü temiz kalsın bari…

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli yazarımız Sayın Haluk Seki: Böyle bir yazının yazılmasını bekliyordum.Sizde yazdınız bizlerle paylaştınız. Hep söylerim,barış sözcüğü vatan düşmanları tarafından göz boyaması olarak kullanılmaktadır.İki seçim arası süreçte belirli vilayetlerde yer altı tünellerinden tutun, evlerin bodrumlarını silahlandırmaya kadar bu sözde barış sözcüğü yüzünden ihmal edildi, görünmedi,fark edilmedi.Sayın yazarımız Mehmet Sinan Gür'ün dediği gibi Barışın ....işte orasını deldiler.Önemliydi, yazılması gerekliydi.Saygılar sunuyorum.Hep sağlıkla, daima mutlulukla yaşayınız diyorum.

Mehmet Burakgazi 
 05.03.2016 16:11
Cevap :
Her şey gün gibi ortada işte Mehmet Bey... Ağzına barışı alan, eline silahı da alıyor... Barış süreci dedikleri süreç savaş süreci olmuş... Devlet göz yummuş, onlar da her yeri kazmışlar, patlayıcı doldurmuşlar, silahlanmışlar, mevziler hazırlamışlar... Şehit sayısının haddi hesabı yok artık, açıkçası kimse de umursamıyor! neyse, ben kısa keseyim, sinirlerime hakim olamayacağım. Tam Mehmet Beyin dediği gibi yapmışlar! Saygı ve sevgiyle...  06.03.2016 1:22
 

Barış diyen iki guruh var. Her ikisi de cumhuriyetin kuruluş ilkelerine düşman. Her ikisinin de tek amacı cumhuriyetin kazanımlarını paramparça etme derdinde ve dillerinde barış sözcüğü. Bunlara .s..ir çekmeyeceksek kime çekeceğiz?

yeşilsoğan 
 04.03.2016 9:35
Cevap :
O dilleri eşek arıları soksun diyeceğim ama dil değil kayış, arı ne yapsın… Kirli dillerde tertemiz barış sözcüğü… Barış ne yapsın! Halk medyayla, hamasetle uyutuluyor. Uyumayanlar ne yapsın? Artık kafalarımız allak bullak oldu be dost, kime ne anlatacaksın? Selam ve sevgilerimle…   10.03.2016 21:25
 

Facebook moderatörü beni Facebook'tan şutladı. Kimlik resmi istiyor. Sebebini de söylemiyor. Ben de inat ettim göndermiyorum... Barış lafı çıktığından beri sakat olduğunu biliyordum ama bir türlü doğru sözcükleri bulamıyordum. Batış, barış antlaşması... kimler arasında yapılır? Devletler arasında. Burada? PKK ve Türkiye Cumhuriyeti arasında. Amaç barış değildi ki. Uygulama da gerçeği gösterdi. Ama biraz zaman ve can aldı.

Mehmet Sinan Gür 
 03.03.2016 15:30
Cevap :
Facebook konusuna şaştım kaldım. Böyle bir uygulaması da mı varmış? Doğru söylüyorsunuz, amaç barış falan değildi. Hepimizi uyuttular. Uyutulduğumuzu söylediğimiz zaman hain oluyorduk, alın şimdi hain kimmiş görün diyorum. Yitip giden canlar, gencecik fidanlarımız kirli bir oyuna kurban gittiler. Sevgi ve saygıyla…   10.03.2016 21:20
 

Haluk bey kesinlikle yerden göğe kadar haklısınız. Ancak barış öyle bir sözcüktür ki onu ağzınızdan hiç düşürmeseniz bile gerçek olmaz. Barış'ı sağlamak için onun antitezi, karşıt kavramını ortadan kaldırıp yok etmek gerekir. Barışı VAR edemezsiniz savaşın tüm nedenlerini bulup onları birer birer ama tüm samimiyetinizle YOK edebilirseniz işte ancak o zaman BARIŞ içinde yaşamak mümkün olur. Yoksa milyarlarca insan BARIŞ, BARIŞ diye haykırsalar bile barış gelmez çünkü herkesin BARIŞ tasavvuru farklıdır. Ben bunu kimseye anlatamadım ama belki siz anlarsınız. Sevgi veselamlarımla

Matilla 
 03.03.2016 0:06
Cevap :
Öyle… Milyonlarca kişi, barışın temeline tek taş dahi koymadan, durmaksızın bas bas bağırsa barış yine olmaz… Hele bir de temele taş yerine bombalar yerleştirmişsen “günü gelince patlatırım” diyerek barışı temelde bozmuşsan hiç olmaz. Barışı bozan tüm nedenler iyi irdelenip, sizin ifadenizle, “samimiyetle” yok edilmesi gerekiyor. Yoksa samimiyetsiz barış sözcüğü savaş sözcüğünden çok daha tehlikeli oluyor. Söylediklerinizi kimselere anlatamayışınıza şaşırdım, anlaşılmayacak bir şey yok. Özellikle “herkesin BARIŞ tasavvuru farklıdır” ifadeniz, insanı düşünmeye sevk ediyor… Belki anlaşılmayan nokta “düşünmek” olabilir. :-)) Sevgi ve saygıyla…  03.03.2016 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!