Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

17 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
396
 

Ya devlet başa, ya kuzgun leşe

Asırlardır tarih sahnesinde yer alan Türk Ulusu, devletler ve imparatorluklar kurmuş, geçmişini şan ve şerefle doldurmuştur.

Devletin yerini hiçbir şeyin tutamayacağını, devletin yaşamak için olmazsa olmaz koşul olduğunu hep önemsemiş, devleti yönetenler ise asırlardır devleti yaşatmak, var etmek için mücadele etmiştir.

Türk Ulusunun devletsiz ve istiklalsiz yaşayamayacağını en iyi kavrayanlardan biri olan Mustafa Kemal Paşa, yok olmakta olan Osmanlı’nın küllerinden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurarak, bu ulusun “Devletsiz yaşayamayacağını" bir kez daha yedi düvele göstermiştir.

Bugün devletimizi oluşturan üç önemli unsur vardır:

Yasama (TBMM.),

Yürütme (Siyasi İktidar),

Yargı (Anayasa Mah, Danıştay, Sayıştay, Yargıtay ve mahkemeler)

Temel ilke bu üç kuruluşun birbiriyle uyum içersinde çalışması, birbirlerinin yetki alanlarına müdahale etmemesi özellikle de yürütmenin, devletin diğer kurumlarıyla çatışmaya düşmemesi gerekmektedir.

Yürütmeyi yöneten siyasal iktidarlar seçimle, halkın oyları ile iktidar olduklarında, kendi iktidarlarını “Devletin İktidarı” gibialgılamamalı, devletin diğer kurum ve kuruluşlarıyla çatışmaya, kavgaya girmemelidir.

Son günlerde Türk kamuoyu Yürütmeyle Yargının kavga ve çatışmalarını izlemekte, bildiriler, basın açıklamaları, karşılıklı restleşmeler ayyuka çıkmış vaziyettedir.

Cumhuriyet Baş Savcısı tarafından hazırlanan ve devletin Yürütme görevini yapan AKP hakkında açılan kapatma davası Anayasa Mahkemesindedir.

Tam da bu davalar görüşülürken Yürütmenin başıyla (Siyasal iktidar) yargının çatışması, baskı yapılması Türkiye Cumhuriyeti Devletine yakışmamıştır.

Yürütme görevini üstlenen AKP iktidarı sadece siyasi biriktidardır, iktidarlar ise gelip geçicidir.

Devlet ise eskilerin deyimi ile “Ebed-i müddet”dır.

AKP iktidarının yürütmenin başı olarak kendini devletin yerine koyması ve devletin diğer kurumlarıyla çatışmaya girmesi ise anlaşılırgibi değildir.

Ben % 47 oyla, halk desteğiyle iktidar oldum, beni kapatamazsınız, ben halkın isteklerini yerine getiriyorum; anlayışıyla bir yere varılamayacaktır.

Yürütme tarafından yapılan her icraat, atılan her adım devletin bağımsız kurumları tarafından denetlenmekte, Anayasaya ve yasalara aykırı uygulamalar ise yine devletin bu kurumları tarafından engellenmektedir.

Bu konuda da devletin kurumlarının kitabı ise anayasamızdır.

Devleti oluşturan kurumların birbirleriyle kavgalarına derhal son verilmelidir. MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısına, gelinen bu noktada hem Yürütmenin başı, hem de yargı kurumu olumlu bakmalı, SayınCumhurbaşkanı da devleti oluşturan bu iki önemli unsuru bir araya getirerek gerginliğe ve çatışmaya son verilmelidir.

Devleti oluşturan hiçbir kurum devletin diğer kurumuyla kavga etmemelidir.

Aksi halde Türk Tarihinde önemli bir söylem olan ve büyük üstat Kemal Tahir’in dediği gibi:

YA DEVLET BAŞA, YA KUZGUN LEŞE olacaktır.

Devlet devletliğini yapmalıdır.

Devlet devletliğini yapamazsa, devletin kurumları birbiriyle kavga ederse;

İşte o zaman leş kargaları ortaya çıkar.

Devleti oluşturan kurumlar kavga etmemeli;

Kuzgunlar da başa çıkmamalıdır.

Osman Özeker

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 281
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2917
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster