Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
441
 

Ya kırk katırı ya da kırk satırı seçmek zorunda mıyız?

Ya kırk katırı ya da kırk satırı seçmek zorunda mıyız?
 

Anketler, “Abdüllatif Şener” diyormuş.

AKP nin kapatılması durumunda, partinin içinde Milli Görüş nosyonundan gelen Abdüllatif Şener'in Başbakan olacağı konusunda epeydir spekülasyonlar yapılmakta idi.

Political Researcher şirketi’nin yaptığı ankette şu soru sorulmuş;

“AKP’nin yerine kurulacak partinin başına aşağıdaki kişilerden birisi geçtiği takdirde oy verip vermeyeceğinizi belirtir misiniz?”

Sonuç: % 32 ile Abdüllatif Şener birinci sırada görünüyor. (Milliyet 19.06.2008)

Abdüllatif Şener, AKP nin politikalarından farklı bir politika uygular mı? Kesinlikle “Hayır”. Aynı şekilde; gönlü doğuya, yüzü batıya yönelik politikanın devamı olacaktır. Hatta ABD ve AB ile çok daha dengeli ve sıkı !!! ilişikiler kuracağına eminim.

***

Biz, ne yazık ki “kırk katırdan ya da kırk satırdan” birini illaki seçmek zorundayız.

Çünkü; başka alternatifimiz yok.

Bu ülkede "sol" olgusu, 12 Eylül’le birlikte sona ermiştir ve artık sol iktidar “ütopya” dan başka bir şey değildir.

Sol’un neden iktidar olamayacağı konusunda bir kütüphane dolusu kitaplar, yazılar yazıldı.

“Hangi Sol?” sorusunu soruyoruz bütün solcular. Öyle bir sol ki, bölüne bölüne yakında zerresi kalmayacak.

Bir de kendimize “ulusal” , “kemalist”, “yurtsever” gibi isimler taktık.

Zaten kimliği on bin parçaya bölünmüş sol ideelojiyi “Türk solu” kıvamına getirdik ya… daha ne söylenebilir ki?

Soruyorum sizlere; “Türk solu” diye bir kavram olabilir mi? Solun Türk’ü, Fransız’ı mı olurmuş. Her şeyden önce “milliyete” göre sol olur mu? Evrensel sol ideoloji, “milliyet” e göre ayrışabilir mi?

***

Türkiye’de 15 tane sol parti, var. Ama milliyetçi veya sağ partilerin toplam sayısı ancak sol partilerin sayısı kadar.

Solcuların iktidara gelememesinin sebebi bu bölünmedir.

Türkiye’de TİP sürecinden beri sol partinin karşısına her zaman başka bir sol parti gelmiştir. Birbirimizin gözünü oymakla zamanımızı heba ettik ve sağ iktidarlarla mücadele etmeye ne vaktimiz ne de gücümüz kaldı.

5 tane solcuyu aynı ortamda sağcılara muhalefet etmesi için koyun, on dakika sonra birbirleri ile tartışma içine girerler..

Halka inmesini bilmeyen, jakoben, konuştuğu dili bile halkın anlayamadığı,

Asıl beslenmesi gereken yerleri unutup tatlı su aydınlarının peşine takılmış,

Burjuvazi ile uzaktan göz süzüşerek flört etmeyi, asıl omuzdaşı, kitlesi olan emekçilere tercih eden,

20 yıldır ülke siyasetinde etkin bir proje üretemeyen, değil proje artık vurucu bir slogan bile üretemeyen,

Geçmişin solu ile günümüzün solu arasındaki farkı göremeyen ve değişen konjoktüre acil bir şekilde ayak uydurmayı beceremeyen,

En önemlisi umut olma gücünü yitirmiş …

Bir “sol” iktidar olabilir mi?

Ve en acısı da bizler sol olarak tüm solculuğumuzu yitirmişken…

Diyeceğim o dur ki; ne türban, ne Ergenekon, ne darbe... Bizi bu alternatifsizlik mahvedecek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 485
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2272
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster