Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
465
 

Ya olursa ?

Ya olursa ?
 

"İnsanların çoğu, düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için,
konuşmaktan korkuyor eleştirilmekten korktuğu için,
yaşlanmaktan korkuyor gençliğin kıymetini bilmediği için,
unutulmaktan korkuyor dünyaya iyi bir şey vermediği için ve
ölmekten korkuyor, aslinda yasamayı bilmediği için." Shakspeare

Evet korku,taa küçüklüğümüzden beri büyüyüp erişkin olana kadar ve hatta ölene kadar, hep bu endişe çemberleri içinde sıkışıp kalmak.

Neden bu kadar çok, korku içinde yaşıyoruz?
Neden bizi korkutmalarına izin veriyoruz?

İlk çağlarından beri insanlar,korkacak bir sürü ütopi yaratmışlar veya yaratanların etkisinde kalıp korkmuşlar.
(Gerçekleşmesi düşlenen, ümit edilen ama 'ya olursa! diye bir korkuyu da içinde barındıran' olaylar, yaşam biçimi...)

Günümüz dünyasında egemen devletlerin, diğer devletler hakkında bu tür ütopiler ile dünya kamu oyunda,oldukça başarı kazandığı ve kendi çıkarlarına göre rahat hareket ettiği artık aşikar. Ama nedense bu kadar açık seçik belli olan aldatmacalar...nasıl inanılası bir duruma getiriliyor anlamak mümkün değil.

İçinde korku barındıran hiç bir düşünce,doğruya ve güzele varacak yolu bulamaz.İnsan korktukça içine kapanır,algılaması zayıflar...kendi hakında iyi kararlar veremez hale gelir.

Yabancı devletlerin,göz diktikleri ülkelerde...harekete geçmeden önce,ora halkının içine korku salarak zayıf düşürdükleri ve daha sonra harekete geçtikleri...örneklerle önümüzde dururken,neden kendimize dönüp ne oluyor diye sormuyoruz?

Bize bu kadarı pek etki etmiyor sanırım,dış basının da körüklemesiyle...halkımdan bir kısmı da, kendi halkının içine korku salmak için adeta seferberlik ilan etmiş durumda.Ohhh ne güzel...hem dışardan hem içerden korku propagandistleri iş başında.

Neden cesaretle birileri çıkıp bu korkulara son verecek bir konuşma yapamıyor? Tabii bunun cesaretle bir ilgisi yok... burada çıkarlar söz konusu ve halkın ne önemi var? Ama sokaktaki adam bence korkmuyor zaten artık gözü açıldı, ancak uyanık olmak her zaman vazgeçilmemesi gereken bir durum.

Türk halkına cesaret lazım,korkulara ve kaygılara ayıracak zaman yoktur.Darbe çığırtkanlığı yapanlar...halkın kendi kendine demokrasiyi kullanarak bunu gerçekleştiremeyeceği algısını yaymaya çalışıyorlar.

Lafda da olsa egemenlik bizim değil miydi? Cumhuriyet mitingleri yapanlar nerde? Bizi rahatsız eden Anayasa maddeleri için çıkalım meydanlara, sesimizi hakça duyuralım. Veya muhalefet partilerine baskı kuralım, onlar da bir Anayasa taslağı hazırlasınlar,sivil toplum kuruluşları,hükümetin seçmediği anayasa profesörleri de bir araya gelsin,onlar da taslak hazırlasın. Henüz önümüzde zaman varken hazırlıksız yakalanmayalım.

Hükümetin önüne tartışacak bir alternatif çıkarılmazsa,onları suçlamamız mümkün olmayacaktır.

Korkusuz ve cesaretli düşüncelerin hakim olduğu aydınlık bir Türkiye için,sadece polemik yeterli değil...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Korku ve ülke gerçeğine yaklaşımınız son derece yerinde. Bizlerde korku bir terbiye, eğitim aracı olarak kullanılıyor. Çocuk eğitimlerinde de öyle, vatandaşı hizaya getirmektede. Vatandaş korkutularak yeni maceralara yelken açması önlenir. Aynen Truman Show filmindeki kahramanın denizden korkması sağlanarak, başka diyarlarına gitmesine engel olunması, alışkanlıklarından vazgeçmemesinin sağlanması gibi. Oysa ki bu tür bir eğitim gerek kişiyi gerek toplumu güdük bırakır. Geliştirmez aksine başka birilerine muhtaç bırakır. Zannedersem birilerinin istediği de toplumun hep kendilerine muhtaç kalması. Bu korku edebiyatı bir zamanlar herkesin hakkında şikayet ettiği 12 Eylül anayasasını değiştirme konusunda bile öne çıkarılmaya başlandı. Anayasa değişirse ülke elden gider sendromu yaşatılmak isteniyor. Oysa bu anayasa değişmediği için ülke yerinde sayıyor. Umarım toplumumuz bu korku edebiyatına kanmaz ve cesareti geleceği olur, ellerinize sağlık, saygılarımla

Bibliyofil 
 04.10.2007 16:31
Cevap :
Değerli yorumunuza teşekkürler,saygılar....  04.10.2007 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 351
Toplam yorum
: 1482
Toplam mesaj
: 167
Ort. okunma sayısı
: 3116
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Emekli olmaya çalışan bir sanatçı,yazmaktan büyük keyif alıyorum. Kocaeli Gölcük' de oturuyorum e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster