Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '17

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
219
 

Ya Yüksek Tempo Ya Yüksek Tansiyon

Ya Yüksek Tempo Ya Yüksek Tansiyon
 

Galatasaray'ın Kasımpaşa maçındaki formasyonu


           Galatasaray lige öyle bir başlangıç yaptı ki, otoriteler tarafından şampiyon ilan edilmesi hatta Fenerbahçe’nin 103 gollü şampiyonluğunu kâğıt üzerinde sallaması deyim yerindeyse “şipşak” gerçekleşti. Eh, üç haftada 10 gol doğru orantıyla 30 haftada 100 gol yapardı. Üstelik sahaya bakılınca görülen gerçekle birlikte, dillendirilen iddialar pek de temelsiz sayılmazdı. Elbette Galatasaray’ın çıktığı yüksek temponun 34x90 dakika korunduğu şartlarda…

            Antalya deplasmanında alınan beraberliğin hem sarı-kırmızılı camiada hem de futbol kamuoyundaki baskın görüşleri bir parça değiştirdiğini düşünüyorum. Deplasman şartları, sıcak hava ile birleşince Antalya’da sarı-kırmızılıların rakip kaleyi yoklamakta dahi sıkıntı yaşadıklarına şahit olmuştuk. Igor Tudor’un öğrencileri 5.haftada Tük Telekom Arena’ya döndüklerinde; rakip Kasımpaşa’yı 8’i isabetli 20 şutla bombardımana tuttular. 34 orta yaptılar, topa %65 oranında sahip oldular. Demek ki, Galatasaray açısından belirleyici olan temponun korunabilmesi. Peki yaklaşan kış şartları, ağır zeminler, kupa maçları ve mental yorgunluk derken bahsettiğimiz temponun korunabilmesi mümkün olacak mı? Cevabını bulmamız gereken soru bence bu. Tam da bu noktada “Şampiyonlukta iddialı diğer ekiplerin tempolarını kaybetmeyeceklerini nereden biliyorsun?” sorusu sorulabilir. Bu sorunun akıllara gelmesi doğaldır da. Öte yandan görünürde zirve iddialısı Beşiktaş, Başakşehir gibi takımların sistemsel bir temellerinin bulunduğunu uzun süredir aynı hocaların idaresinde çalıştıklarını dikkate almak gerekiyor. Beşiktaş’a Karabük’te 10 kişiyle kritik galibiyeti getiren tam da bahsettiğim kemikleşmiş sistemi idi.

            Galatasaray’ın sahaya dizilişini yansıtmaya çalıştığımız görselimizde bazı isimlerin daire içine alındığını görüyorsunuz. Bu isimlerin ortak özelliği Galatasaray’ın tempo yapmasında başrol oyuncuları olmaları. Topla ve topsuz kat edebilen, pres gücü ve pas başarısı yüksek bu isimler bence Galatasaray’ın ligde bulunduğu iddialı konumda diğer arkadaşlarına nazaran biraz daha öne çıkması gereken oyuncular. Bu oyuncuların sağ kanada yoğunlaşmaları neticesi sarı-kırmızılıların tek kollu boksöre benzetilmesi gayet doğal. Hatta bu durumdan Igor Tudor da şikâyetçi olacak ki, Kasımpaşa karşısında uzunca bir zaman Rodrigues’i Latovlevici’nin önünde denedi. Ancak bahsettiğim bölüm aynı zamanda Galatasaray’ın maç içinde üretkenlikten en fazla uzaklaştığı dakikalar oldu. Her ne kadar elinden geleni yapmaya çalışsa da Tolga Ciğerci’nin kanat bölgesinde görev tanımına sadık kalarak oynayabildiğini söylemek fazlaca iyimserlik olur. Açıkçası lige yapılan bu başlangıcın ardından 34.hafta sonuna bir projeksiyon yapıldığında Igor Tudor’un tez elden sağlam bir sistem oturtması gerektiği görülüyor. Ancak o zaman yapılan bu başlangıç şampiyonluk yolunda elde edilmiş ciddi bir avantaj sayılabilir. Örneğin maç içinde aktif dinlenme, sadece top rakibe terk edilip yarı alana çekilerek yapılabiliyor. Burada Belhanda’nın kaçak güreşmesinin de payı var. Bir diğer konu Maicon – Serdar Aziz tandeminin santra çizgisine basarak oynamalarının hamle zamanlaması konusunda son derece dikkatli olmalarını gerektirmesi. İkisi de sakarlık yapmaya müsait.

            Uzun lafın kısası; Galatasaray ilk 5 haftayı arzuyla, coşkuyla ve yüksek tempoyla sadece 2 puan kaybederek geçti. Böyle bitirmeye kalkarsanız, 34 hafta oyunculara sonu gelmeyen bir sezon gibi hissettirebilir. Tudor maç sonunda “Zor anlarda daha çok koşmalıyız” diyor ama kendi üzerine düşen bundan çok daha fazlası. Sarı-kırmızılılar yüksek tempoya çıktıklarında özellikle iç sahada her takımı yenebilirler ama tempo düştüğü anda tansiyonun yükseleceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster