Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '10

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
2388
 

Yabancı sermaye

Yabancı sermaye
 

Yabancı sermaye, bir ülkeden başka bir ülkeye sermaye transfer (aktarım) işlemidir.

Sermayenin gerek mal gerekse para olarak ülkeye girmesi, teknolojinin dolaşım şeklini, uluslar arası ilişkilerin yapısını da değiştirir. Bu değişimdeki temel beklenti, hangi sektör olursa olsun, o sektörün gelişmesine direct etkide bulunarak istihdamı artırmak, kaynak sağlamak olmalıdır. Aktarılan sermayenin yatırıma dönüştürülmesi esastır.

Yatırımcı ülkeler hammadde ile doğal kaynakların ucuz olduğu ülkelere yatırım yaparlar. Ucuz işgücü yabancı yatırımcı için tercih sebeplerinin başında gelir. Merhum Özal’ın Uzakdoğu seyahatinde, oradaki işadamlarına “Türkiye’de işçi ücretleri düşük, sizi ülkemize yatırım yapmaya davet ediyorum” dediğini henüz unutmadık.

Bu şekilde yabancı yatırımcı, ürettiklerini ihrac ederken, gümrük işlemleri ve ihracattaki kota kısıtlamalarındaki pürüzleri de aşmış olacaktır.

Az gelişmiş ülkeler yabancı sermayeye ihtiyaç duyarlar. İhracatının ithal ettiklerini karşılayamaması sebebiyle oluşan dış ticaret açığını kapatabilmek için buna gereksinimleri vardır.

Türkiye’de de durum farklı değildir. Ülkemiz, dış ticaret ve teknolojik açıkları kapatabilmek için yabancı sermayeye ihtiyaç duymaktadır.

Şimdi hep birlikte farklı bir pencereden farklı bakmaya çalışalım: Türkiye’nin gerçekten yabancı sermayeye ihtiyacı var mıdır? Sayıları küçümsenmiyecek kadar çok Türk vatandaşının dolarları, euroları İsviçre bankalarındaki sırdaş hesaplarda saklanmaktayken, Türk yöneticiler yabancı sermaye arayışında oluyorlar…

Nereden buldun yasasıyla süre tahdidiyle verilen elastikiyetle dış ülkelerdeki mevduatlar beklenen miktarda Türkiye’ye dönüş yapmamıştır.

Buna sebep, Türkiye’deki siyasete ve istikrara güven duyulmamasıdır. Vatandaşlar devletine, devlet de vatandaşlarına maalesef güvenmemektedir. Hal böyle olunca, en güvenilir saklama merkezi, uluslar arası statüsüyle İsviçre olmaktadır.

Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin uygulamadaki yol haritasına birlikte bakalım: Geçenlerde şahit olduğumuz olay:

Büyük sermaye sahibi Suudi şeyhler, İstanbul’un en değerli büyük bir arazisini, satın alma konusunda anlaşmışlardı. Maketleri bile yayınlanan devasa gökdelenler yaparak bunları kiraya vereceklerdi. Sonra bu arazi satış işlemi gerçekleşmedi. Şayet gerçekleşseydi, yabancı sermaye yatırımı bu demek mi olacaktı? Yani dik plazaları, ver kiraya…

Hani istihdam? Kaldı ki, bize ait olan araziye yapılan gökdelenlere yerleşecek bizim halkımızdan rant temin edilecekti.

Türkçesi afedersiniz ama, sırtımızdan para kazanacaklardı…

Tek faydaları, başlangıçta, değerli arsayı alırken ödeyecekleri dolar bazındaki para… O dolarlar da verimli sahalara programlanmadığı sürece herhangi bir değer ifade etmiyor.

Gördüğümüz diğer bir uygulama, sık rastlıyoruz: Yabancılar, halen faaliyette bulunan çok büyük zincir hipermarketlerin sermayesine hissedar oluyorlar. B izim yaptığımız alışverişlerin kârlarına gözlerini dikmekteler. Bırakın bizim üzerimizden, bizim ülkemiz insanı kazansın, yabancının kazanması niye?

Gerçek yabancı sermayenin yol haritası rotası, şöyle olmalıdır, bilineni ve doğru olanı budur: Güçlü yabancı sermaye ülkemize gelir, arazisini alır, orada fabrikasını kurar, çalıştıracağı işçi, ülkemiz vatandaşıdır. Kullanacağı hammaddeyi, ülkemizden temin edecektir. Yani ülkemiz kaynaklarından faydalanacak, istihdamı sağlayacak, kazancından vergisini ödeyecek. Ürettiklerini ihrac ederek, ülkemize döviz girdisini sağlayacaktır.

Ülkemize yatırım yaparak bu ana çizgide devam edenlerden aklıma gelenler:

Tobacco, Manisa organize sanayinde 60.000 m2 arazi satın alarak sigara üretimi yapmaktadır..(camel vs…)

Philip MorrisSA, - Sabancı ortaklığı , Torbalı’da 200 milon $ yatırım yaparak sigara üretimi yapıyor. (marlboro, parlament vs)

Procter and Gamble- temizlik ürünleri

Oyak/renauld, Tofaş/fiat, Toyota, Hundai, Honda oto fabrikaları, üretime devam etmekteler.

Bu blogu yazmamın sebebi, ana esprisinden uzaklaşmış yabancı sermayeye prim vermemek gerektiğini vurgulamak istememdir.

Bilhassa, market alışverişlerimizde, yakınımızdaki bakkalları veya, %100 Türk sermayeli satış noktalarını tercih etmemiz gerekir.

Gönüller dolusu selam ve sevgilerimle…

Yurdagül Alkan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız daha önce gözümden kaçmış.Uyarınız için teşekkürler.Benim kafama takılan soru şu;Sıcak paraya hayır diyoruz.Ancak üretken yabancı sermayeye de hayır demelimiyiz?Bu soruyu tartışmalıyız.selamlar.

ABDULLAH DAMAR 
 20.08.2010 11:39
Cevap :
Abdulllah bey, blogumu okumuşsunuz, teşekkürler, orada da görüleceği üzere, "üretken yabancı sermayeye" kapılarımız açıktır. Yerleşik düzende yatırımını yapıyor, tesislerini kuruyor istihdam sağlıyor ve üretiminde gerekli kaynaklarını ülkemizden temin ediyor neticede kazancının vergisini de ödüyorsa...Neden hayır diyelim, bizim yapamadığımızı onlar yapıyorlar ve bize faydalar sağlıyarak...Ama salt sömürü amacı hissedilen, piyasada yabancı sıcak para döngülerine karşıyız...Teşekkürler, selamlar...  20.08.2010 12:04
 

Dışarıdan gelen yatırıma dönüşen ve sadece finans piyasasın da dolaşan YABANCI FİNANSMANIN konsolide fayda ve zararlarını tabloyla irdelemek mümkün mü? teşekkürler...

Kadri KANPAK 
 21.07.2010 11:49
Cevap :
Dışardan, yüksek konvertibilite ile giriş yapıp yatırıma dönüşmüş yabancı finansmanın, öncelikle konsolide zararları en yalın ifade ile; a-Ülkedeki finans sektörlerinden olan bankaların ele geçirilmesi, b- Ellerindeki likidite ile, borsa aktörleri arasında yer alıp, ülkenin büyük, gözde üretim şirketlerine hissedar olması, fonların ele geçirilmesi, daha ilerde tamamının ele geçirmesi riski c- Ekonominin ve finasın gücünü kullanarak, kronik cari açığıyle, ekonomik çöküntüdeki devletlerin geleceğine ambargo koyup savaşsız bir şekilde ülkeyi ele geçirmeleri abartı gibi görülse de, yaşanmış örnekleri vardır. Zengin yeraltı kaynaklarına göz diken egemen güçler, finansör olarak girdikleri ülkeyi terk etmemişlerdir. Faydaları: Ulusal üretimin artışına ve kalkınma hızının yükselmesine olumlu katkıda bulunmak, ve geri kalmış ülkelerdeki teknoloji açığının kapatılmasını sağlamak. İş bilmez halka "işi" öğretmek, kural tanımayan halkı kaideli ve kurallı yaşama alıştırmak. selamlarımla  21.07.2010 23:50
 

Merhaba Yurdagül Hanım, şimdi üzerinize bir görev düştü; yzde yüz yerli malı dediğiniz markalarıın listesini yazmak... Ben size yabancı markaları hemen ezberden yazarım; fakat aklıma Hacı Şakir'den başka bir marka gelmedi şu an eğer o da "Dove"a satılmadıysa... Teşekkürle, selamla, saygıyla... MS *** Casio, Rolex, Puffy, Hugo Boss, Protex, Colgate, Oral-B, Rowenta, Pierre Cardin, Lipton, Sony, Citizen, Hyundai, Mercedes, Blaupunkt, Ferrolı, Ariston, Bosch, Vailland, Hitachy, Polo, Fujitsu, Siemens, Kawasaki, Black&Decker, Nescafe, Dandy, Delete, Cadburry, Grisini, Wimpy, Coca, Camel, Persil Supra, Ace, Palmolive, Gala, Sprite, Johnson, Bonus, HSBC, Citibank, Kinetix, Lee Cooper, Levis, Marks&Spencer, Adidas, Reebok, Berchtold Gmbh, Guerra, Nicolet, Bioniks, Hyster, İndesit, Bush, Hotpoint, Ericsson, Samsung, Nokia, HP, Canon, Brown, Toys-R-us, Gerisini okurlar tamamlasın artık...

Mehmet Sağlam 
 12.07.2010 10:53
Cevap :
Mehmet bey, C:2, Halkımız, ürünün kalitesi ile değil, markası ile ilgileniyor. Alınan her yabanc ürünün parası, yabancı para olarak yurt dışına gidiyor. Teknoloji açığımız var, gelişmiş teknoloji, yabancılarda.Geri kalmışlığımız, uygulanan yanlış yönetim stratejilerinden kaynaklanıyor. Her yönden dışa bağımlı hale geldik, tarım ülkesi olarak bilinen Türkiye, et ithal ediyor. Enerji dışardan. Herşeyi dışardan alırsak, hangi yöntemle açık kapanır? Az evvel, cep telf.uma gelen CNN.Türk mesajı: Türkiyenin geçen yılın aynı ayına göre cari açığı, %85 artmış. Afrikalıla bile bilinçli, sahne-müzik ,futbol ve başka spor dallarındaki faaliyetleriyle,ülkelerine döviz götürüyorlar, bizde, çözüm "bilinçli halk" olacaktır ama o HALKI göremiyoruz. Mümkün mertebe tasarruf uygulayarak, yakınımızdaki yerli markaları tercih edeceğiz, Giyimde,SARAR, MUDO, MİTHAT,KİP, DAMAT,BEYMEN, KİĞILI, Pehlivanoğlu marketler. Şu an ekonomik savaştayız,, silahla olmasa bile, ekonomi yönünden hegemonya altındayız. sel  12.07.2010 12:49
 

Merhaba Yurdagül Hanım, şimdi üzerinize bir görev düştü; yzde yüz yerli malı dediğiniz markalarıın listesini yazmak... Ben size yabancı markaları hemen ezberden yazarım; fakat aklıma Hacı Şakir'den başka bir marka gelmedi şu an eğer o da "Dove"a satılmadıysa... Teşekkürle, selamla, saygıyla... MS *** Casio, Rolex, Puffy, Hugo Boss, Protex, Colgate, Oral-B, Rowenta, Pierre Cardin, Lipton, Sony, Citizen, Hyundai, Mercedes, Blaupunkt, Ferrolı, Ariston, Bosch, Vailland, Hitachy, Polo, Fujitsu, Siemens, Kawasaki, Black&Decker, Nescafe, Dandy, Delete, Cadburry, Grisini, Wimpy, Coca, Camel, Persil Supra, Ace, Palmolive, Gala, Sprite, Johnson, Bonus, HSBC, Citibank, Kinetix, Lee Cooper, Levis, Marks&Spencer, Adidas, Reebok, Berchtold Gmbh, Guerra, Nicolet, Bioniks, Hyster, İndesit, Bush, Hotpoint, Ericsson, Samsung, Nokia, HP, Canon, Brown, Toys-R-us, Gerisini okurlar tamamlasın artık...

Mehmet Sağlam 
 12.07.2010 10:53
Cevap :
CEVAP 1: Selam,Mehmet bey, büyük emek verdiğiniz değerli yorumunuza teşekkürler...Ülkemiz yabancı firmaların (yabancı sermayenin) ürettikleriyle dolu. Her sektörde yabancı markaların istilâsı var. Arz talep dengesi geçerli. Biz yabancı ürünleri aldıkça, devamı geliyor, genişliyerek, çoğalıyorlar. Ben daha ziyade hızlı tüketimden (gıda ve temizlik ürünlerinden) bahsetmek istemiştim. Biz alış-veriş yapmazsak, yabancı firmalar, ülkemizde tutunabilirler mi? asla! Bakınız, Amerikan süpermarket devi WALL-MART Avrupa'ya açılmak istedi. İlk girdiği yer, ALMANYA. Ama Almanlar alışveriş yapmadılar ve bir sene kadar dayanabildi ve 1 milyar dolar zarar ettikten sonra, 85 adet marketini, en büyük rakibi, METRO AG'ye satmak zorunda kaldı. Ve geldiği gibi gitti. Almanlar bilinçli ve milliyetçi...Başardılar. Bizde yabancılara ve yabancı ürünlere hayranlık devam ettikçe, şimdiki pozisyonumuzda görüldüğü gibi cari açığımız hiç bir zaman kapanmaz. aslında ülkemizde kaliteli imalatlar yapılıyor.Devamı var  12.07.2010 11:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 334
Toplam yorum
: 5765
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1659
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster