Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '13

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
111
 

Yağmur!...

Yağmurun; insan ve canlı, cansız tüm varlıklar için ifade ettiği ortak manalar olduğunu bilmekle beraber; bitkiler için farklı, dağlar, taşlar için farklı, okyanuslar, denizler, ırmaklar, çaylar, dereler, göletler için farklı, çiftçiler için farklı, şehirde yaşayanlar için farklı, muhtelif coğrafyalar için, ülkeler için farklı, ona bakan, bakmayan insan açısından farklı, ıslanan, ıslanmayan için farklı, üstü, başı kirlenmiş için farklı, kirlenmemiş için farklı, görmeyen, göremeyenler için farklı…

Bu örnekleri çoğaltabileceğimizi sizde görüyorsunuz değil mi? Sonra yağmur çeşitlerinin olduğunu da biliriz. Çiseleyen yağmur, sağnak sağnak yağan yağmur, ara ara yağan yağmur, ılık ılık yağan yaz yağmuru, üşüterek yağan kış yağmuru, ilkbahar, yaz yağmurları, gök gürültülü, şimşeklerle, yıldırımlarla yağan yağmurlar gibi.

Allah (c.c), dilerse başka yağışlarda yaratır. Kar yağışı, dolu yağışı, sulu sepken, tipi… Birde fırtınayla, boranla olanlar var. Toz yağar, çamur yağar, kurbağanın zuhuru!...

Siz yağmurunuzun, tatlı tatlı çiseleyerek ve toprağı, ihtiyacı olan her şeyi doyurarak, doyurduğunda duran, onu uyandıran, kışın üşütmeyen, ilkbaharda şimşeksiz, yıldırımsız, tomurcukların çıkmasına, başakların olgunlaşmasına, her bir güzelliğin yeşermesine ve türlü türlü meyvelerin yetişmesine vesile olan, sele boğmayan , yazın bol bol ihtiyaç olduğu kadar, sonbaharda gelip geçenleri düşündüren olmasını ister misiniz?

Kim bilir? “Evet! Düşündürmesini ve doğruya, dosdoğruya, en güzele ve bütün bu güzellikleri yaratana hakkıyla yönelmeyi isterim.” diye geçirebilirsiniz belki de içimizden. Çünkü, yağmurun öylesinin en makbul, ma’kul ve faydalı olduğu kanaatini taşıdığımız bir andır o an.

Hani yağmurun bir adını da rahmet koymuşuz ya! Eğer isteyebilirsek tefekkür esintileri eşliğinde paradigmal sıçrayışlar gerçekleştirebilir ve bedenlerimize isabet eden yağmurların romantizm tatlarının ötelerinde de çok muhteşem lezzetlerinin varlığını keşfedebiliriz.

Misal: Bir taraftan, “Rahmetinle bizi ısla, bize bol ve temiz rızklar ver Allah’ım, günahlarımızı bağışla Allah’ım…” diyerek sessizce edilen duâ yağmurları ile ıslanırken, bir taraftan da Rabbimizin merhametini hissetmiş olmaktan çoşkun nehirler gibi taşarak ağlayan kalpleri düşünebiliriz.

Eğer öyleyse bir deneme için şimdi kendimizi hariçte tezahür eden gökyüzü yağmurlarını seyirden bir an olsun alarak, dahilde vukuu bulan kalp gözü yağmurlarını seyretmeye götürelim. Görüyor musunuz?... Görebildiniz mi? İşte bu halis- malis saf ve sâfi bir Mü’min kalbidir. Çünkü o kalbin penceresinden görebildiğimiz yağmurlar, Yüceler Yücesi Rahman ve Rahim olan Rabbimizin merhametini hissedebilmiş ve tecelliyatlarını görebilmiş olmaktan ve belki de bu gerçeklere olan şahitlikler içinde (O)’na layık bir kul olamamış olmanın üzüntüsü, utancı ve pişmanlığı ile ağlayan kalplerin yağmuru. Hadi söyleyin bakalım!... Böylesi yağmurların seyrine doyar mısınız? Veya böylesi yağmurların hani şu bildiğiniz sel sularına dönüşüp sizi boğacağını düşünebilir misiniz? Sizi kirletebileceğini, sizi asabileştirebileceğini! Peki ya yılgınlaştırabileceğini! Bağınızı, bahçenizi bozabileceğini? Evinizi barkınızı basabileceğini! Umutlarınızı, hayallerinizi alıp götürebileceğini! Bentlerinizi, setlerinizi bozabileceğini! Sizi üşütebileceğini, hastalandırabileceğini ve çaresiz bırakabileceğini?!...

Hayır, bunların hiç birini düşünemezsiniz. Sadece Allah aşkı ile ağlayan bir kalbi seyredebilmiş olmanın unutulmaz izleri kalır sizde. Bir de kalbinizin masasının üzerine emsalsiz manzaralı bir fotokopi bırakıldığını düşünebilirsiniz..                                

Peki ya!... Ola ki böylesi bir tefekkürü yakalayamamış olsak bile şunu yapabildiğimiz olur mu?

Belki aklımızdan, belki gönlümüzden geçen bir şeyin bize ulaşmadığını sandığımızda hüzne kapılmayarak tereddütsüz Allah’ü Teâlâ’nın bizimle beraber olduğu, olacağı iman, ihlas ve itikadı ile yine de (O)’na ümidvar olan bir ruh ile koşup, “Ya Rabbi biz sana sığınırız. Bizden ipini çekme, bizi merhametinden ve şefkatinden mahrum etme. Bizi senden ayırma. Bizlere dünyada ve ahrette güzellikler nasip eyle “ duâsını yapar mıyız?

Günahlarımızı götürecek yağmurları avuçlarımızla alıp tutar gibi gönül kaplarımızı doldurup tutar mıyız? Kalplerimizi yıkar mıyız o rahmet sularında? Islanmak ister miyiz onun altında?

Yağmurları düşünür müyüz..? Geçmişte yağanları, üstümüze yağanları, önümüze yağanları ve gelecekte yağacakları…

 Selam ve duâ ile…

 Esen kalın.

 turac602009@hotmail.com

 Duran Açıkgöz / 26.04.2013

 KAYNAK : Duran AÇIKGÖZ- Yağmur!... , 22.04.2013 - 21:59 ., www.insanidegerler.org/sdetay.asp?id=1521&did=2595 .,  Makale ve Şiirler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 198
Kayıt tarihi
: 20.12.11
 
 

Hayata ilişkin keşfedebildiğim iyi, güzel ve faydalı olabilecek  bir şeyler varsa, onları  değerlen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster