Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
558
 

Yahudi Terörü yeni değil

Yahudi Terörü yeni değil
 

İsraillilier... Vadedilmiş toprakların sahipleri


İsrail’in Filistinliler üzerindeki baskı ve şiddeti yeni değil bu biliniyor. Daha dünkü devlet İsrail kurulduğu tarih olan 1948’den beri çok büyük ilerlemeler kat etti. Hem toprakları büyüdü, hem gelirlerini ve sanayilerini büyüttüler. Büyüyen İsrail, küçülen Filistin oldu ama geçen 60 sene içinde bu topraklarda terör, kan ve gözyaşı hiç bitmedi. Kolay biteceğe de benzemiyor. Zira dünya yalnızca buna seyirci kalmış durumda. Yoksa şimdiye kadar seslerini çıkartırlardı. Bu ya, vurdumduymazlıktan ya da çifte standartlıktan kaynaklanıyor. Özellikle son günlerdeki Gazze saldırılarından sonra 600’ün üzerinde insan hayatını kaybedince, bir yerlerde bir kıpırdanma oldu, şimdi bölgeye BM kontrollü ve özellikle Türkiye destekli bir barış gücü gönderilecek. Umarım yararlı olur.

Bilindiği üzere, Filistin toprakları uzun yıllar Osmanlı hegemonyası altında sahiplenilmiş topraklardır. Bize göre hem değerli, hem kutsaldır. Fakat Osmanlı devletinin yıkılmasıyla her ne kadar Filistin devlet statüsündeki sahibinden mahrum bırakıldıysa da oralardaki mülklerin fert olarak sahipleri vardı. Siyonistler bu mülkleri sahiplerinden alabilmek için iki yola başvuruyorlardı: Bunlardan en çok bilineni, çok cazip bedellerle bunları satın almak ve dünyanın kabul etmek istemediği zorla gasp yöntemi. Bazılarının sürekli gündemde tutmaya çalıştıkları Filistinlilerin kendi mülklerini Yahudilerin cazip teklifleri karşılığında onlara sattıkları iddiası ne kadar doğrudur bilemem. Çünkü Yahudilerin "satın alma" yoluyla mülk edinmede pek başarılı olamadıkları tarihi bir gerçektir. Zira, din alimlerince Yahudilere toprak ve mülk satılmaması doğrultusunda sürekli fetvalar verilmiş ve belli bir etki altında tutulmuş Filistin halkı.

Yahudiler, toprak ve mülk "satın alma" yöntemlerinde tam anlamıyla başarılı olamayınca daha çok gasp yoluyla toprak edinmek yöntemini benimsemişler ve bu gasp şiddet ve terörü doğurmuş gibi gözüküyor. Kimse sahip olduğu ve kutsal saydığı bu toprakları vermek istemeyince, İsraillilerin silahlı mücadelelerine karşı, mücadele başlatılmış ve ileriki yıllarda bunun adı “intifada” olmuş. İnançlarına bağlı insanlar bu topraklara ihanet etmemek için hayatlarını feda etmekten çekinmemişlerdir.

Filistinde’ki geleneklerinden gelen bu kitlesel dayanışma da, İsrail’in baskı ve şiddetine ferdi terör eylemlerinin istenen sonucu veremeyeceği düşünüldüğünden olsa gerek belki de bu yüzden örgütlü bir mücadeleler serisi baş gösterdi. Yaser Arafat’ın daha sonra siyasi bir mücadele içinde dahi olduğu Filistin’de, tek amaç özgür Filistin ve bütün insani değerlerden soyutlanmış ve tam anlamıyla saldırganlık ruhuyla yetiştirilmiş Yahudilerin son derece vahşi katliamlarını durdurabilmekti.

Fakat bu müsadelerle tam 60 yıl geçmesine rağmen, bu şiddet ve kanlı görüntüler hiç eksik olmadı. Bu son günlerdeki ölümler, kayıplar, bombalar, silahlar neyse de, geçmişe bakıldığında Yahudilerin bu yaptıklarının yeni olmadığı görülüyor. Tarihe bakıldığında, Yahudilerin buna benzer senaryolarla gerçekleştirdiği terör eylemlerinden ve katliamlardan bazıları:

- Hayfa Pazarı Patlaması : 6 Temmuz 1937'de Hayfa'da Müslümanların devam ettiği bir sebze pazarında Siyonist teröristler tarafından konulan bir saatli bombanın patlaması sonucu 23 Müslüman hayatını kaybetti, 79'u da yaralandı.
- Kral Davud Oteli'nin Havaya Uçurulması : Bu olayda 96 kişi öldü, 45 kişi de yaralandı. Ölenlerin 17'si de yahudiydi.
- Deir Yasin Katliamı : 9 Nisan 1948 tarihinde sabaha doğru Kudüs yakınlarındaki Deir Yasin köyüne baskın düzenlendi. Bu baskında yaralı olarak kurtulabilen birkaç kişi dışında bütün köy halkı öldürüldü. Öldürülenlerin çoğu kadın ve çocuktu. Yahudi teröristler hamile bir kadının karnını yararak karnındaki çocuğu da öldürmüşlerdi. Teröre şahit olanların anlattıklarına göre Yahudi teröristler bu baskında kadınların kulaklarını kesiyor, kulaklarındaki küpeleri alıyor sonra öldürüyorlardı.
- 12 Haziran 1939'da bugün Tel Hannan olarak adlandırılan Beledu'ş-Şeyh köyüne bir saldırı düzenlenerek bütün savunma imkânlarından mahrum 6 kişi öldürüldü.
- 1 Ocak 1947'de bir Filistin köyüne düzenlenen saldırıda 111 kişi öldürüldü.
- 31 Aralık 1947'de Beledu'ş-Şeyh köyüne gerçekleştirilen ikinci saldırıda köy halkından 600 kişi öldürüldü.
- 5 Ocak 1948'de Haganah terör örgütü Batı Kudüs'te Müslümanlara ait Semiramis Oteli'ni kundaklayıp 26 kişinin yanarak ölmesine sebep oldu.
- 14 Şubat 1948'de Gizli Palmach Ordusu'na mensup teröristler tarafından el-Celil'e bağlı Sa'sa' köyüne düzenlenen saldırıda 20 ev sahiplerinin başlarına yıkılmış ve yirmi kişi hayatını kaybetmiştir.
- 13 Mart 1948'de Kefer Huseyniye köyüne bir saldırı düzenleyerek köydeki evlerin çoğunu yıktı ve 30 kişiyi öldürdüler.
- 31 Mart 1948'de yine Haganah terör örgütünün militanları Hayfa - Yafa trenini havaya uçurarak 40 Filistinlinin ölümüne sebep oldular.
- 11 Nisan 1948'de Haganah terör örgütüne mensup teröristler el-Kastel yakınındaki Kaloniye köyüne baskın düzenleyerek birçok kişiyi öldürdü, birçoklarını da yaraladılar.
- 28 Ekim 1948'de Devayime katliamı gerçekleştirildi. Bu olayda Yahudiler 3000 kişiden oluşan köy ahalisini köyün camisine doldurarak kurşun yağmuruna tuttular ve çoğunu öldürdüler.

Bunlar Yahudi siyasetinin ve örgütlerinin İsrail'in kuruluşu için zemin ve şartları hazırlama sürecinde gerçekleştirdikleri terör eylemlerinin ve katliamların başlıcalarıdır. Ancak bunların dışında da günümüze gelene kadar pek çok terör eylemi gerçekleştirilmiştir. Şimdilerde yaptığı da sistemli devlet politikalarının örnekleridir. Hamas ve benzeri terör örgütleri için İsrail bir mücadele başlatmış olabilir. Hamas’ta sütten çıkmış ak kaşık misali masum bir örgüt değildir belki ama Hamas’la mücadele ettiğini söyleyen İsrail’e “o çocuklar ölenlerin hepsi, Hamas militanımıydı” diye de sormak gerekmez mi ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şu koca dünyayı bi avuç vadedilmiş topraklar için kana bulayabiliyolar ya...ne dense boş.para güçse, o da onlarda gani...

tutaste 
 09.01.2009 2:46
Cevap :
Bu iş yalnız parayla olmuyor sevgili arkadaş. Dünya arenasında Amerika gibi sırtınızı dayayacağınız bir güç varsa ve Avrupa'yı da arkanıza almışsanız, tüm kapılar size açılıveriyor. Bakın Arap ülkelerine, onların parası yok mu ? Adamlar parayı ne yapacaklarını şaşırmışlar, tuvaletlerini bile altıntan yapıyorlar. Ama nerede güç ? Hani nerede insanlık. Kİmse İsrail'e sesini çıkartamıyor.. Yazık !!!  09.01.2009 11:52
 

filistin cözüm üreteceği yerde terör ve terörist üretiyor hamasla hizbullala bu işin cözülemeyeceğini bilmeyecek kadar safmı bunlar gazze olaylarına ağlayan ağlayabilir ağlayanlar teröre destek verenlerdir hamasın hizbullahın arkasını sıvazlayanlardır

Hasan Yüce 
 08.01.2009 21:38
Cevap :
Filistin'de Hamas'ın, Hizbullah'ın yaptıklarını onaylamıyoruz ama orada insanların ölmesini de onaylamıyoruz. Eğer Gazze olaylarına ağlayanlar, teröre destek verenlerdir diyorsanız, bu çok yanlış. Demekki siz İsrail tarafında bu şiddeti destekliyorsunuz. Sevgili arkadaş, hiçbirşey insan yaşamından daha çok önemli değildir. Ve orada insanlar teker teker değil, onar, beşer, yüzer öldürülüyor. Sen neyden bahsediyorsun ???  09.01.2009 11:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2515
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster