Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2312
 

Yahudilerin İspanya sürgünün gerçek yüzü...

Yahudilerin İspanya sürgünün gerçek yüzü...
 

Resim alıntıdır. Kral Jemes'in huzurunda yapılan tartışmaları sembolize etmek istedim.


Vakti zamanında bir Yahudi Cenneti olan İspanyada durumun Yahudilerin aleyhine işleyen gelişmelere yönelmesi din degiştiren Yahudi dönmelerin kendi konumlarını güçlendirmek için diğer başka devletlerle giriştikleri karanlık ilişkilerin ortaya çıkarılmasıyla başlar. O dönemin en önemli karanlık ilişikleri arasında İspanyolların kendilerine en yakın düşman olarak gördükleri Fransız asilzade Godfrey’le dönmelerin gizli görüşmelerinin ortaya çıkartılması olur. Bu olay dönmelere olan güven duygusunun azalmasına vesile olmuşsada bazı dönmelerin kiliseyi’de yanlarına alarak, Yahudilerin din değiştirmesini sağlama bahanesiyle (1263 yılında olduğu gibi) İspanya Kralı Aragonlu James’in huzurunda Mesih’in gelişi üzerine dini tartışma törenleri tertip ettirmelerine engel olamadığı gibi, Hıristiyan dünyasında korku ve paniğe sebep olmuştur. Aslında doğrusunu söylemek gerekirse bu tartışmalar Aragonlu Kral James’in dışında, genelde Yahudileri baskı altında tutarak yapılan munazaralar olmasına rağmen Papalıkca pek hoş karşılanmayan kaygı verici bir durum olarak takip edilmektedir. Kral James’in eşlerinden Prens Ferdinand’ın annesinin Yahudi asıllı olması münasebetiyle Kral James’in Papanın yasaklamasına rağmen münazaralara izin vermesi ve huzurunda yapılan tartışmalarda Yahudi din adamlarına rahat tartışma ortamı sağlaması Papayı panik içerisinde ‘’Turbato Corde’’ adını verdiği özel bülteni yayınlayarak önlem almaya mecbur etmiştir. Papa IV Clement’in ‘’Turbato Corde’’ adını verdiği papalık bülteniyle Hıristiyanların Yahudi din adamlarına sempati duymasını önlemek ister. Daha sonra, papalığın bu bültenin sahte dönmeler ve “Yahudileşen Hırıstıyanlara” zulmetmek için Engizisyon politikasının temel ilkelerini oluşturan belge olarak kullanıldığını görmekteyiz.

Yahudi tarihinin İspanya dönemine baktığımızda, İspanya Endülüs Emevileri devrinde Yahudilere yönelik önemli bir baskı sözkonusu değildir. Ancak Müslüman Berberi Hanedanı Almohatların 12. yüzyılda iktidara geçmesiyle Yahudilerin konumlarında önemli bir değişimin başladığı hissedilir. Bu dönemde Yahudilerin kendilerine sağlanan imtiyazları kullanarak, Hristiyanları Müslümanlar aleyhine haçlı seferleri için kışkırttıkları ortaya çıkartılınca İspanya’da durum Yahudiler aleyhine işlemeye başlar. 1400’lü yıllara gelindiğinde Fernando Martinez gibi fanatik rahiplerin propogandaları sonucunda birçoğu tefecilik yaparak büyük servetler elde eden Yahudiler üzerine bazı kısıtlamalar getirilip ağır vergiler konması yanında, halk tarafından sevilmeyen insanlar konumuna düşürülürler. Bu münasebetle yahudiler oldukça zengin fakat, siyasi ve toplumsal haklardan mahrum bir topluluk haline gelmiş olurlar. İşte bu noktada Yahudi din adamları bütün olumsuzlukları izole decek çözümü bulmakta gecikmezler. Kabalacı Kahinlerin hadiseleri Mesin gelişine vesile olabilecek olaylar olarak yorumlaması ve kısıtlamaların Yahudi ırkı üzerine değil, Yahudi dini üzerine konan yasaklar olduğu yönünde yaptıkları yorumlara dayanarak vaftiz olup, Hiristiyan dinine döndüklerini beyan etmenin (gizli dönmelik) hiç bir günahı olmadığı doğrultusunda verdikleri fetvalara uyarak baskılardan kurtulmanın yolunu bulmuş olurlar. Bu yöntem Yahudi toplumu içinde hızla yayılır ve kısa sürede onbinlerce Yahudi dönmesi oluşur. İspanyollar bu insanlara “konverso” (dönme) yada aşağılayıcı bir dille “marrano” (domuz) adı verirler.

Konversolar yani dönmeler ellerindeki maddi güç ve politik imkanları birleştirerek devlet idaresi ve aristokrasi içerisine nufuz ederek, büyük bir hızla yükselirler. İngiliz tarihçi-yazar Jean Plaidy, ‘’The Rise of the Spanish Inquisition’’ adlı kitabında, konversoların yükselişini şöyle özetler: ‘’Bir kaç yıl içinde, konversolar, kısıtlamalardan kurtulmuş olarak, nüfusun en varlıklı kesimi haline geldiler ve daha da ilginci devlet kademelerinde hızla yükseldiler. Bazıları aristokrasiden kişilerle evlendi, maddi durumları kötüleşmiş olan asillerin çocukları zaten son derece varlıklı olan bu Yahudilerle evlenmek için can atıyorlardı. Bazı konversolar Kilise’ye bile girdiler” şeklinde açıklar. Bu durumda akla şöyle bir soru gelelebilir: Madem Yahudiler bu kadar etkin ve güçlü bir konumda idiler neden sürgün olayını önleyemediler?

Bu sorunun yanıtı, olayların bütün parçalarını biraraya getirdigimizde 1492’de İspanyadan yüzbinlerce Yahudinin tehdit altında sürgün edilmesinin Kabalacı Kahinlerin Mesih’in gelişiyle ilgili kehanetlerinin bir parcası olarak karşımıza çıkar. Daha açık bir ifadeyle kendi dindaşlarınından bile gizlenen bir gerçekle Yahudileri kendi topraklarına göçe zorlayan bir provokasyon gerçeğiyle karşılaşırız. Çünkü “Mesih’in gelişinin” hesaplarını inceden inceye hesap eden din adamı ve Kabalacıların ittifak ettikleri kehanetlerde, Yahudilerin “dünyanın dört bir yanına” dagılmış vaziyette olması şartına bağlamaları ve Mesih’in gelişinin alametlerinde fikir birligi halinde olmaları böyle bir provokasyonun düzenlenmesini uygun bulmuştur. Çünkü kahinlere göre Mesihin gelişine işaret eden en önemli alamet Yahudilerin dünyanın dört bir yanına dağıtılmış olmasına bağlıdır. Yahudiler ne kadar çabuk dünyanın dörtbir yanına dağıtılmış olurlarsa Mesh’in gelişide o kadar çabuk olacaktır. Bu amaçla Yahudi dönmesi “Alonso de Spina ve Pablo de Santa Maria” adlı rahipler, konversoların (dönmelerin) iki yüzlü birer sahtekar topluluğu olduğu gibi propogandalarla halkı kışkırtıp, Kral ve Kraliçe’yi Engizisyon’u davet etmeye zorlarlar. Bu olayların ilginç olan bir yanı ise, Jean Plaidy’nin kitabında aktardığı gibi, her ikiside Yahudi dönmesi olan bu rahiplerin durumun ciddiyetini bildikleri halde Mesih inancına hizmet amacıyla gizli dönmelik gerçeğini ifşa ederek Yahudi dindaşlarını ele vermiş olmaları gerektir. Bunda başka hiç bir amacın bu gizli dönmelik eylemini açığa çıkartmaya yönlendiren gerekçe olarak kabul edilemesi düşünülemezdi zaten. Durumun vehameti hakında Profesör B. Netanyahu “The Origins of the Inquisition (Engizisyonun Menşei)” adlı eserinde kısaca şu bilgileri özetler: “Vaftiz olmayı reddedenler hemen öldürülüyor, cesetleri sokak ve meydanlarda sergileniyor, korkunç bir görüntü oluşturuyordu.” Din değiştirenlerin bir çoğu korktukları için bu işi görünürde yaptı ve gizlice Yahudiliği uygulamaya devam ettiler. Hıristiyanlar zamanla bu sahte dönmeleri tesbit etti ve bu döneklerin kökünü kazımaya karar verdiler şeklinde yazar. (sh.159 - sh.1095) Dikkat edilirse, gerginliğin tırmandırılmasında ki en önemli etken konversoların (dönmelerin) gerçekten din değiştirmedikleri ve Hıristiyan görünümü altına gizlenerek, Yahudiliklerini sürdürmelerinin ortaya çıkartılması olmuştur.

Bir sonra’ki konu başlığımız “Yahudi Tarihinde İspanyol Engizisyonu” olacaktır.

Metin YAZAREL

Kaynakça:

Jean Plaidy; The Rise of the Spanish Inquisition (İspanyol Engizisyonu)

B. Netanyahu; The Origins of the Inquisition (Engizisyonun Menşei)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 1703
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü  terk. Hollanda'da ikamet etmekte. Hollanda'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster