Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ocak '12

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
964
 

Yalan Dünya

Yalan Dünya
 

Başladı... başlayacak... derken, Avrupa Yakası' yla televizyon dünyasına güçlü imzasını atan Gülse Birsel'in beklenen yeni projesi "Yalan Dünya" dün akşam, seyirciyle buluştu. Ben de sıcağı sıcağına samimi izlenimlerimi paylaşmak istedim.

Gülse Birsel, tıpkı "Avrupa Yakası"nda olduğu gibi "Yalan Dünya" da da "geleneksel Türk ailesi" röntgenini çekiyor adeta. Türkiye mozağini o ailenin içine yerleştiriyor. Geleneksel olanla modernin ya da farklı yaşam tarzlarının çatışması, şehir yaşamının kendine has çelişkileri, ülke insanına has türlü kurnazlıklar, oyunlar gayet ustaca bu projede de kendine yer buluyor; tıpkı ilkinde olduğu gibi.

İlk hikaye bizi bir moda dergisi, çalışanları, ilişkileri ve Nişantaşı üzerinden bir genel Türkiye resmi ile karşılarken; yeni hikaye bu kez televizyon dünyası, dizi setleri, Cihangir üzerinden, yine oldukça geniş bir Türkiye fotoğrafı yansıtıyor.

Daha ilk bölümden, karakterlerin altyapısını oturtmak ve seyirciye hissettirmek zor iş... Fakat Gülse Birsel bunu "Yalan Dünya" da başarmış.

Dizinin oyuncu kadrosu birbirinden yetenekli oyunculardan oluşuyor;

Altan Erkekli (Şehmuz), Füsun Demirel (Servet), Olgun Şimşek (Selahattin ve Ahmet), Beyazıt Öztürk (Rıza), Gülse Birsel (Deniz), Hasibe Eren (Gülistan), Sarp Apak (Emir), Öner Erkan (Bora), Nihal Yalçın (Açılay), Bartu Küçükçağlayan (Orçun), Tuna Orhan (Tufan), Ömür Arpacı (Reis), Hakan Meriçliler (Çağatay), İrem Sak (Tülay), Gupse Özay (Nurhayat), Ece Ercan (Esra), Gönül Ülkü (Afife)

Gülse Birsel, çok iyi bir gözlemci ve parlak zekaya sahip bir kalem. Doğrusu, hayata birbirine çok yakın pencerelerden baktığımız hissine kapılıyorum; O'nun kaleminden çıkan bu işleri izlerken.

Altını doldurduğu karakterler hiç bir zaman çok karikatürize değil; ayrıntılı bir gözlemin ürünü, bu yüzden size geçmesi de kolay oluyor. Tabii çalıştığı, bir araya gelen oyuncu kadrosunun da bunda çok büyük emeği söz konusu.

Karakterlerin bende bıraktıkları izlenimlere, karakterlerin şifrelerine başka bir yazımda uzun uzun değinmek istiyorum... Fakat Beyazıt Öztürk diziye ayrı bir sempati katmış; söylemeden geçmeyeyim.

Dizi yayınlanırken, insanların tepkilerini gözlemlemek için sosyal medyada dolaşırken, ortak bir yakınmaya rastladım; "kahkaha efekti"nin aşırı kullanıldığını söylüyordu, bu yakınmalar. İlerleyen bölümlerde bunu dikkate alacaklarına eminim.  Bir şey daha gözlemledim ki o da yeni bir durum değil; bazı insanlar, bir şeyleri "sadece beğenmemek ve burun kıvırmak" üzere ve adeta bunun için yaşıyorlar! Bu kitle her zamanki "görevi"ni yine yerine getiriyor. Formunu koruyor...

Her versiyondan bolca "ajitasyon" u hap olarak yutmayı tercih etmeyen, benim gibi bir izleyici kitlesinin "Cuma akşam"larının kurtarıcısı olacağı kesin! Yolu açık olsun... Uzun soluklu olsun... İyi seyirler olsun...

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Yalan Dünya"; Behzat Ç.'nin ardından izlediğim iki diziden birisi. Umarım, en az Avrupa Yakası kadar uzun soluklu olur. Yazı için teşekkürler Melike hanım.

Bekir Özgür AYBAR 
 15.02.2012 15:40
Cevap :
Teşekkürünüze teşekkürler:)) Ama asıl teşekkür edilmesi gereken Gülse Birsel galiba. "Yalan Dünya" zaman içerisinde klasik olacaktır. Sağlıcakla kalın...  15.02.2012 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 879
Kayıt tarihi
: 13.10.10
 
 

Doğal yaşamın korunması, evrensel insan hakları, felsefe, arkeoloji, tarih, sosyoloji, kişisel ge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster