Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
620
 

Yalnız bir gün

Yalnız bir gün
 

' Dünyayı yalnızlık doldurmuş' dedi içinden... Nerden gelip yerleşti içine o cümle; hangi kitapta okumuştu... sinirlendi ve bu kez peşine düşmedi çağrışımının. Koca bir günü zehir etmek istemiyordu. Güneşli bir haftasonuna uyanmıştı. Günler arasına karbon kağıdı konulmuşçasına hep aynı geçerken attı kendini sokağa.Ilık kış güneşinin tadını çıkaran kedilerin yanından geçti; nasıl da keyifliydiler. Ama o cümlenin yankısı içindeydi ve yalnızlığına çarpıp duruyordu. 'Dünyayı yalnızlık doldurmuş'....

Şehrin en işlek caddesinde yürürken zihnini meşgul edecek nedenler aramaya koyuldu. İnsan kalabalığının içinde yalnızlığım belli olmaz diye düşündü gülümseyerek. En olmaz durumlarda nanik yapmak lazım hayata 'mizahın gücü, insanı kendi dip akıntılarından yüzeye çıkaran itici bir kuvvettir dedi; kendine ders veren öğretmen edasıyla.. Ama içindeki o küçük çocuk klişesi onun da başının belasıydı işte ve bazen o cocuğun elinden tutmak, yönlendirmek gerekiyordu.Zira zırıl zırıl ağlayıp laf anlamaz söz dinlemez asık suratlı bir şey olup çıkıyordu. Ne yapsam ne etsem diye aranırken Hayal kahvesi 'nin önünde buluverdi kendini. Çıktı bir solukta yukarı bütün gözler üzerine çevrildi. El ele göz göze yaşayan sevgililerin masalarından geçip köşede bir masa seçti kendine .. Üstüne çevrilen bütün gözler 'yalnız.... yalnız....' diye fişledi sanki. Hafta sonu gazetelerinin arasına dalıp bir çay söyledi. Tam çaprazında heyecanlı bir çifte takıldı gözü. Kendi dünyasından sıyrıldı bir an. Nasıl bir şeydi yaşadıkları,neydi birbirlerinde aradıkları anlam.Kız hararetle izlediği dizinin karekterinden bahsediyor, onun repliklerini tekrarlıyordu gülerek. 20 li yaşlarındaydı.

Bir an kendi aşk resmi geçit törenini izledi hızlı çekimle. Bir tören çokluğunda değildi ama belli kriterleri oluşmuştu artık. Kafeler sinemalar bir ilişkinin nefes alacağı yerlerdi ama birbirine güvenle ilerleyebilmek sınamak ve tanımanın adresi başka şeylerdi. Hasret çekmeli yalancı ayrılıklarda pişmeliydi. İmkansızlıklarda sınamalı bazen otobüs bilet parası bulamayıp yürümekti kilometreler boyu el ele... Tek simidi çaya bandırıp onun mutluluğunu sürmekti.

Peki şimdilerde yaşanan neydi.Kendinin de esir olmaktan kurtulamadığı cep telefonu... Her şey naklen yaşanıyordu artık. Başlangıçlar da ayrılıklar da.. Dahası içeriden çalışan gizli bir ajan gibiydi telefon. Her zaman ulaşılabilir olmak her anını paylaşıyor olmak bazen lüksten çok zorunlu bir mahkumiyetti. Kendi elleriyle kendi özgürlüğünün sınırlarını daraltmak gibi geliyordu. Güvenle yaşayan bir ilişki de iki tarafın bazen kendine özgür alanlar yaratması gerektiğini düşlüyordu.

Ama sadece düşlüyordu... sıkıldı ve sıyrıldı tüm bu düşüncelerden. Kafenin uğultusu ve belli belirsiz gelen müzik yeniden doldurdu kulaklarını. Neydi içinde yankılanan o cümle hatırlamak istemedi.İstediği: satır satır kanına işleyen bir sevgiliye uzun mektuplar yazmaktı. Kafeden ayrılırken duyduğu şarkı içindeki cümleyle yer değiştirmişti Ne diyordu şarkı :
Yalnızlığım...yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızı okudum gewrcekten çok başarılı akıcı fakat bu yazıyı bi çeviriden anımsıyormuşum hissi verdi bana size ait bir metin mi yoksa alıntı mı?

aymila 
 26.12.2006 16:55
Cevap :
Yalnız bir gündü gerçekten ve o gün anımsayamadığım 'dünyayı yalnızlık doldurmuş cümlesinin..' sahibini sevgili bir blog yazarının gönderdiği 'sinağrit baba' öyküsünün peşine düşünce anımsadım Sait Faik'in di o cümle..O'nun dışındakiler benim karalamalarım.Teşekkürler yine de düşünceniz için.  27.12.2006 8:30
 

ellerinize sağlık. ne güzel anlatmışsınız yalnızlıgı. hepimiz başbaşa değil miyiz yalnızlığımızla... sevgiler

K.Y. 
 22.12.2006 12:58
Cevap :
yalnızlık vardır seçilir yalnızlık var geçilir...şimdi geçme fasıllarındayız sesine bir ses istersin,içinde biriken cümlelerin yankısı çarpıp durmasın istersin...böyle böyle geçip gidersin... teşekkür ederim  22.12.2006 15:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 1392
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1576
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster