Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1008
 

Yalnız Bir Opera...

Yalnız Bir Opera...
 

Geçenlerde üniversiteden arkadaşımla sohbet ederken, çook eskilere gittik. Konu döndü dolaştı "O'na" geldi. Bir kısmını ezbere bildiğim nadir şiirlerdendir. Aldı götürdü beni. Yine içimi hüzün, bi burukluk, böyle tarif edemediğim bir duygu kapladı. Hani bende bir anısı olduğu için de değil ama kelimelerin başarısından sanırım.

Buraya yazmak için kopyasını ararken Ekşi Sözlük'te onunla ilgili hoşuma giden bir girişe rastladım: "İnsanın okuyunca aşık olası, ayrılası ve bu ayrılıktan pişman olası gelen şiir"

Bilmeyenler için bir bölümü aşağıda...

"ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu.
ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki
herhangi biri sanıyordun,
biraz daha fazla sevdiğim,
biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta dogruydu belki.
sıradan bir serüven,
rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
gün günden hayatıma yayılan,
varlığımı ele geçiren,
büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

yaz başıydı gittiğinde,
ardından,
senin için üç lirik parça yazmaya karar vermistim.
kimsesiz bir yazdı.
yoktun.
kimsesizdim.
çıkılmış bir yolun ilk durağında
bir mevsim bekledim durdum.
çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.

sanırım lirik sözcüğü
en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki küskün kedere,
gür kirpiklerinin altından kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan
munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sozcüğü
en çok yüzüne yakışıyordu

yaz başıydı gittiğinde.
sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti mayıs.
seni bir şiire düşündükçe
kanat gibi,
tüy gibi,
dokunmak gibi
uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.
önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük
usulca düşüyordu bir kağıt aklığına,
belki de ilk kez giriyordu yazdıklarıma,
hayatıma.

yaz başıydı gittiğinde.
bir aşkın ilk günleriydi daha.
aşk mıydı, değil miydi?
bunu o günler kim bilebilirdi?
"eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen"
notunu buldum kapımda.
altına saat:16.00 diye yazmıştın,
ve 16.04'tü onu bulduğumda.
daha o gün anlamalıydım
bu ilişkinin yazgısını takvim tutmazlığını
aramızda bir düşman gibi duran zaman'ı
daha o gün anlamalıydım
benim sana erken
senin bana geç kaldığını
..."


"Murathan Mungan, Yaz Geçer, Yalnız Bir Opera"

www.divitimle.blogspot.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aykırı insanlar bazen aşkta ulaşılmaz oluyorlar. Murathan Mungan'da o insanlardan biri... Sevgiler...

Davut BİLGİÇ 
 25.07.2008 4:23
 

Evet o muhteşem şiir aşık olunası...

hemera 
 02.05.2008 17:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1937
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

"Hayat, özellikle, yazılanları okumak, çekilenleri seyretmek ve tabii kipişirilenleri yemek için çok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster