Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
418
 

Yalnızlık, yalnızlığımızı çeker olsun…

Yalnızlık, yalnızlığımızı çeker olsun…
 

Yalnızlık, yalnızlığımızı çeker olsun...


 

“Yalnızlık, yalnızlığımızı çeker olsun…”

 

     Kadınlar sulu gözlüdür, ağlamayı severler özellikle ağlatacak şeyleri. Hatta gözyaşları silahlarıdır almak için ve de vermek için. Aslında bunun tek nedeni erkeklerin daha yufka yürekli ve daha merhametli olduklarındandır. Çünkü bir damla yaşlarına sererler dünyayı önlerine ve de inanırlar saf olduklarından.

 

     Ve erkekler o yufka yüreklerinin önüne bir tül perde çekmişlerdir, duygularının yansımasından kaçındıkları için. İşte tülün ardını görmeyi başarabilen, o yansımanın ışığı ile aydınlanan kadınlardır.

 

     Peki, erkekler hiç ağlamaz mı? Ağlarlar ama yalnız ağlarlar. Yalnız ağlamalar ilkbaharda ormanlara düşen ilk yağmurlar gibidir, tertemiz ve tüm tozlanmalardan arındırır insanı, günbatımında bir yudum şarap tadı verir... İşte bu yüzden yalnız ağlamaları sever erkekler.

     Ve öyle kalabalık olur ki o yalnızlıklar, çekip gidemez bir arka sokağa, çoğu zaman bir lunapark çılgınlığı yaşatır insana ve gülen sihirli aynalarda tek başına atar kahkahalarını. O kahkahaların satır aralarında gözlerinde bir anı filizlenir, yeşerir, çarpışan arabanın yanındaki boş koltuğa düşer gözleri, kaldırdığında dönme dolap başını döndürür, korku tünelinde heyecan dalgalarında sallanır, aynalarda kılıktan kılığa girer...

 

     Yine de yalnızlığının kalabalığında yürümek zor gelir. Bir el arar tutacak ve ısıtacak üşüyen bedenini. İşte o zaman daha bir sarar, sarmalar yalnızlık insanı.

 

     Yalnızlığı düşünürken; hayali ile ısındığını, hayaline sarıldığını, rüyalarına sığındığını düşünür.

 

     Ve daha bir titrer içi, kaçmak isterken daha bir sokulur yalnızlığına. Her gece başını omzuna yasladığı soğuk bir boşluk, ayaklarını karnına çekip uyuduğu boş yatağı olur susar, adını koyduğu bu duyguya teslim olurken...

 

     Duyguları firaridir, gözleri hayaline tutsak, en zorudur aslında yalnızlığına adım kala susmak... Çığlıkları çıkmak isterken boğazında düğüm düğüm olur, nefesi çığlıkları ile nefessiz kalır, içinde büyür, büyür... Sadece yutkunur kısacık... soluksuzca, so-luk-suz-ca…

 

     Gözleri karanlığa alıştığı gibi sessizliğe de alışır yalnız gecelerinde, harfler sessizleşir, görüntüler flulaşır, duygular bir kar fırtınasına dönüşür.

 

     Peki, neden yalnızsın?  Yalnızlık!.. Yalnızlığı varlığı ile mutlu edebilir insan. Bizimkisi yalnızlık değil tam tersine bırak yalnızlık yalnızlığımızı çeker olsun.

 

     Gizem ve sır... İnsanın sığındığı bir liman değil midir fırtınalı zamanlarında. Her insanın içinde de bir koy vardır, ister yalnızlık koyu deyin, ister huzur koyu... Bazen kaybolur, çıkmak istemeyiz hatta içinde kaybolmak isteriz o koylarda. Fotoğraflar gibi, tablodaki dalgalar gibi, anılar gibi...

 

     Patlamaya hazır bir fırtına, sahilde yürürken aniden yükselen bir dalga ile sırılsıklam olmanız gibi, biraz gizem, biraz fırtına olmalı ruhlarımızda... 

 

     Bırakın yalnızlık yalnızlığımızı çeker olsun…

 

(Erol ASLAN)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayalleri,benliği,beyni,duyguları zengin ve kalabalık olanlar,bedenen yalnız kaldıklarında da kalabalıktırlar.

Mesut Selek 
 01.08.2012 13:22
Cevap :
O halde kendimizle barışık olmalıyız demektir bu, teşekkürler Mesut bey :)  01.08.2012 14:46
 

Zaten yalnızlık paylaşılmıyor , kendimize de yalnızız...selamlarımla.

Tülay EKER 
 30.07.2012 17:40
Cevap :
Yalnızlıkta bazen huzur verebilir ama alışkanlık olmadığı sürece... teşekkürler :)   30.07.2012 20:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 629
Toplam mesaj
: 100
Ort. okunma sayısı
: 804
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

Hayatta iki şey vardır; masallar ve sonuçlar. (Erol Aslan)      ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster