Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
3190
 

Yalnızlık kader mi? Tercih mi?

Yalnızlık kader mi? Tercih mi?
 

Yalnızlık kader mi, seçilmişlik mi? Hayatın her zaman yakınlarında birilerini dolandırdığı anlar vardır. Etrafında istemediğin kadar insan beliriverir. Her yeni aşk, ilişki, dostluk, evlilik, sevgi, arkadaşlık yeni heveslerle başlar. Hevesler tükenmeye başlayınca hayatındaki her şey önemini ve heyecanını yitirip sıradanlaşır. Rutine dönersin. Çünkü o bir dönemdir.


Aynı masada karşılıklı oturan bir çift de bizim kadar yalnız olabilir. Yalnızlık her insanın kaderidir aslında. Biraz da herkesin hazin sonu gibidir. Belli zamanlarda dokunur sonra alışkanlık haline gelir ve aksini düşünemezsin. En duygu fırtınası yaşadığın olayı (iş, günlük hayat fark etmez) paylaşmak istediğinde seni dinleyecek biri yoksa, demlediğin bir demlik çay tabir-i caizse kemikleri birbirine geçene kadar paylaşılmayı bekliyorsa, sabah günaydının yoksa, sofradaki tabak sayısı biri geçmiyorsa evet yalnızsındır.


Fiilen de yalnızsan sorun yokta, eğer bir gölge evin bir yerlerinde boy gösterip seni yalnızlığa mahkum ediyorsa taşınası değildir yükün. İkiye bölersin aynı evin içinde hayatı. Onunki ve seninki! Evlilikler var böyle sadece kadının içinde bulunduğu erkeğin var ile yok orası devam ettirmekte olduğu. Kavga bile etmezler çünkü paylaşım yoktur. Yıllar mahkum edilmiştir, asıl sana ait olan ruhun diğer yarısıyla tanışamadan bu şekilde geçmeye.


Evet bir Pazar gününde herkes “biz” olarak çıkabilir karşına. İçinde alabildiğine boşluk oluşur. Zamanla dolduramayacağını, doldursan da yine boş kalacağını bilirsin. Kendine yetmeyi öğrenir, öğrenmeye başladıkça katılaşırsın. Bir bayan olarak yalnızsan mesela aynı zamanda erkek olmayı da öğrenirsin. Bozulan musluğa sac bağlayıp tamirci gelene kadar sızan suyu durdurmayı, pazara çıktığında poşetlerini kendi başına taşıyabilecek kadar adale sahibi olduğunu görürsün.


Ve zamanla seni tercih eden sayısı azalır. Çünkü fazla güçlü gelirsin karşındakine. Kaldıramaz, taşıyamaz, yıpranırsın! Bilirsin bilmiş olursun, bilmezsin cahil olursun. Ama hep bir yanını eksik olarak gösterirsen, sahiplenilmeye ihtiyaç duyduğunu, eksik yanların olduğunu sergilersen tercih edilen olursun. Erkek hakimiyeti sever (bazıları). Hep derim ya, güçlü kadın ile beraber olmak yorar onları. Muhtaç olmalısın! Kendi hayatını kendi doğrularınla götürebilecek iraden ve cesaretin varsa ürkütürsün!


Hangisi tercihimiz peki? Aynı evin içinde yabancı olacağınızı bildiğiniz birinden vazgeçerek yalnız kalmak tercihen edinilmiş bir yalnızlık. Makbul olan yalnızlık benim deyimimle. Ortak yönlerinin olmadığını zaman içerisinde görüp, emin olup evliliğe taşınmadan yaşadığın yalnızlık senin şansındır bir bakıma. Verilmiş sadaka misali. Ne bayanlar tanıyorum güzelliğine bakmaya doyulmaz, evlerindeki marifetleri saymakla tükenmez. Ama YALNIZ! Görmezden gelineceğin bir gözle karşılıklı olmaktansa hiçbir göze değmeden bakışların, kendi başına yaşa.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kısa yorum yapayım:1- yalnızlığı yaşamadığın halde nasıl bu kadar yaşamış gibi konuyu bizlere aktarmışsın? kutluyorum.2-Her erkek ve kadın aslında yanında güçlü birini ister.Bazıları korksada bu durumdan ister.Hiç kimse (biraz sert olacak ama )pısırık kadını veya erkeği sevmez. 3- Sana tavsiyem insanın olduğu yerde hele aşk veya ilişkilerde matematik veya diğer kurallar asla işlemez. Kolay gelsin.toprak

Aydın ADAM 
 26.07.2011 8:57
Cevap :
Merhaba, Herkesin hayatında kendi ile kaldığı dönemleri vardır bilirsiniz. Daha öncede yazdığım gibi "insan hayatında kısa bir süre de olsa yalnızlığı tadacaktır" değil mi? Şöyle söylemeliyim ki; fikrinize saygı duymakla beraber ne yazık ki herkes sizin gibi düşünmüyor. Erkeklerin çoğunda güçlü kadına tahammül olmadığını seziyorum. Tekrar söylüyorum sizi tenzih ederim. sevgiler  26.07.2011 11:17
 

mrb merwe hnm nslsnzı yazınzı bgendım ve yaşadım bnlara uzak bırı degılm en ıyı yaşayan anlar hısseder

NUR ÖZTÜRK 
 14.07.2011 11:23
Cevap :
Merhaba Nur Hanım, Teşekkür ederim siz nasılsınız? Çok doğru söylemişsiniz gerçekten yaşayan anlayabilir. Bazen empaty yapmaya çalışsakta yaşananları hissetmek önemlidir. Ne iyi ettinizde yazdınız. Teşekkür ederim tekrar. Sevgilerimle  14.07.2011 11:52
 

Merabalar Mervecim. Yanlızlık duruma göre, bazen kaderi bazen de tercihi olur her zaman iki durumdan birini seçmek zorunda olan insana. Güçlü kadına genel,sıradan, vasat adamın bakışı için getirdiğin yorumaysa söyleyebilecek tek bir sözüm yok. Çünkü tespit, olanca gücüyle koyduğun yerde durmuş, bize, yazını okuyanlara bakıyor! Hatta biraz önce göz kırptı bize! " Görmezden gelineceğin bir gözle karşılıklı olmaktansa, hiçbir göze değmeden bakışların, kendi başına yaşa." diyen final cümlense tek kelimeyle 10 numara! Cemce sevgilerimle...

Cem Beraat Çamsarı 
 10.07.2011 17:24
Cevap :
Teşekkür ederim Cem Bey. Sizin görüşleriniz ve yorumlarınız benim için çok değerli. Kalabalık yalnızlık derler ya hani, en acısı bence buna şahit olmak. Sevgi ve saygılarımla  11.07.2011 8:33
 

Toplumumuzda kadın ve erkeklerin büyük çoğunluğu topumsal baskıdan dolayı yalnız. Evlilik dışı ilişki yasak ve kişiler bunu kendilirine bir tehlike olarak konumlandırıyor. Öte yandan insan yalnız varlıktır ve öyle olabilmelidir. İlişki, yalnızlığın paylaşımıdır. İki insan yalnızlığını, tekliğini birleştirir, ilişki olur. Kişi ilişkide de yalnız ve tek olmalıdır, çünkü ötekine bağlandığında, tekliği ve bireyliği ortadan kalkar, bir değeri kalmaz. Kişi hep tek ve birey olabilmelidir. Bunu yaparsa, ilişkisi olmasa bile yaşamından mutlu olabilir, çünkü yaşamı için başkasına ihtiyacı yoktur. Bizdeki yalnız insanlar, toplum baskısı, bencillik, birey olamama, ötekinden korkma nedenleriyle, hem birey olamamış, hem de olduğu kadarıyla da bunu başkasıyla paylaşmaktan korkan insanların, içe göçmüş yalnızlığıdır.

Erdal Aydın 
 08.07.2011 12:12
Cevap :
Merhaba, Ne güzel yazmışsınız. Teşekkür ederim öncelikle. Çok doğru aslında bunlarda toplumsal baskınında rolü yok değil. Yalnızlığa ve kendi kendine yetebilmeye alışmalısın. Hayatından bir evlilik geçip yalnız kalan insanlarda var. Zaten hayat da böyle birşey değil mi? Herkes kendi ile kalmayı bir şekilde tadıyor. Ama en önemlisi yalnız kalmamak adına hatalar yapmaktansa güçlü, kişilikli, vakurlu bir hayat adına tek başına ayakta durabilmek. sevgiler...  08.07.2011 15:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 668
Toplam yorum
: 3225
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1757
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster