Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '10

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
493
 

Yalnızlık kederi, Fazıl Say söyleşisi

Yalnızlık kederi, Fazıl Say söyleşisi
 

Geçtiğimiz haftasonu, aklımız fikrimiz dünyaca ünlü piyanistimiz, dahi besteci ve yorumcu Fazıl Say'daydı ! Cumartesi günü ATA-NC Kitap Kulübü üyeleri biraraya gelerek Yalnızlık Kederi kitabını tartıştık. Pazar ise bir surprizdi!

Genç yaşlardan itibaren sayısız ödüllere layık görülmüş sanatçının Türkiyemiz'den çıkmış olmasına övündük, Anadolu gençlerini eğitmek için yaptığı fedakarlıklara parmak ısırdık, ülkesinin has sanatçılarına ve aydınlarına sahip çıkışına alkış tuttuk. Hem sanatını en yüksek başarı notasıyla icra edişine ve hem de düşünceleriyle gündem oluşturmasına şaştık!

En çok da sanat ve kültürü halk katmanlarına yaymaya çalışmasıyla ilgilendik. Sadece dev bir sanatçı değil aynı zamanda hak bellediğini çekinmeden söyleyen bir aydın ve daha da önemlisi özverili bir öğretmen olduğunda hemfikir olduk.

Kitabında yalnızlığın sadece konserden konsere değişik dünya şehirlerine giderkenki teklik değil, aynı zamanda yükselttiği sesine “gelmeyen” desteğin verdiği hazin yalnızlık olduğunu duyumsadık.

Pazar günü sanatçımızla yaptığımız telefon bağlantısıyla yüreğimiz, aklımız ve kulaklarımız ziyafet yaptı. Sesi, yazdığı içtenlikli kitaba yıldız tozu serperken yürek ülkelerimizi baştan başa bir kez daha fethetti!

Bu bağlantı sırasında ambians, hayranı olduğumuz sanatçıyla yarışırcasına sürrealdi! Bir Eylül sabahında, tatlı esintiyle pırıl pırıl bir havada, dışarda masa başında toplanmış bir grup Yalnızlık Kederi okuyucusu, ünlü sanatçıyla telefonda konuşurken heyecanlı, meraklı ve pürdikkatti!

Sanatçımızın sesinden duyduk ki aydınlar toplumun gidişatında yaşanan olumsuzlukları söylemekle yükümlüdür. Ikiye, belki üçe bolünmüşlük gösteren bir toplumda aydınlar birleştirici olmalıdır. Cehaleti ve ilkelliği, mücadeleci bir kararlılıkla “görmeyen gözlere, duymayan kulaklara ve hissetmeyen yüreklere” akıtmakla mükelleftir.

Ve gördük ki, Fazıl Say’ın üstünlüğü sanatıyla ve aktivizmiyle sınırlı değildir. Sorularımıza verdiği yerli yerinde, açık ve öz cevaplarla, donanımlı şahsiyetine hayran kaldık.

Bir sanatçı hem bu kadar başarılı ve tanınmış olacak, hem provadan konsere, bir havaalanından ötekine sürekli yollarda olacak, hem de okurlarına zaman ayırıp soruları bütün mütevaziliğiyle cevaplayacak. Bu tarif olsa olsa Fazıl Say gibi epik ve efsane bir sanatcıya aittir.

Türkiyemizin asri dervişi Fazıl Say! Müziğinizi ve cüretkar sesinizi uzun yıllar boyunca duyurmaya devam edesiniz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olağanüstü bir bedensel ve zihinsel enerjisi var. Tabii sanatçı yüreği ve hassas ruhu bunlarla ve aldığı iyi eğitimle birleşince ortaya bir müzük dehası olarak Fazıl SAY çıkıyor işte... Onun değerini siyasal görüşünden ötürü bilmeyen, bilemeyen zavallı insanlara, bağnaz kafalı tu-kakacılara sadece acıyorum. Gıpta ettim bu toplantınıza fatoş Hanım. MB okurları ile paylaştığınız için de ayrıca teşekkür ediyorum. Selamla, sevgiyle, derin saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 20.09.2010 12:42
Cevap :
Mehmet Bey, Ne guzel soylemissiniz "Onun değerini siyasal görüşünden ötürü bilmeyen, bilemeyen zavallı insanlara, bağnaz kafalı tu-kakacılara sadece acıyorum..."Yasayan en unlu piyanistin, ustlelik aramizdan cikmis boyle bir dehanin aleni hirpalanisina yaziklar olsun!  20.09.2010 15:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 2428
Kayıt tarihi
: 25.03.09
 
 

Gündeliğin akışını, yaşanmışı, gezilip görülmüşü veya okunmuşu paylaşmak istiyorum. Eleştirilerin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster