Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
4639
 

Yalnızlık korkusu

Hiç tanımdağım ve hayatımda sadece bir kez gördüğüm üç kadın profili gözümün önünden gitmiyor. Onlarda beni çeken veya etkileyen neydi? Neden o ayrı zamanlarda görmüş olduğum kadınlar benim aklımdan çıkmıyor?

Birisini yaklaşık 15 yıl önce bir yolculuk esnasında görmüştüm; esmer, çok hoş ve genç bir kadındı. Boynunda mavi boncuktan bir kolye ve uzun bir eteği vardı. Ben otobüsteydim o ise molada dışarı çıkmıştı, yanında da yaşlı, uzun beyaz saçlı bir erkek vardı. Dışarıdan bakılınca konservatuarda okuyan bir öğrenci ve hocası izlenimini veriyorlardı ama sanırım sevgiliydiler.

İkinci kadını kadıköyde gördüm. Ben arkadaşımla sahilde yürüken o bankta tek başına oturuyordu. O da esmer, 35 yaşlarında çok hoş bir kadındı. lacivert bir ceketi vardı, saçlarını sıkı sıkıya arkadan toplamıştı. Yaklaşık 10 yıl önce görmüştüm.

Üçüncü kadını bir otobüsün arkasında gördüm. Ben otobüsteydim, o ise otobüsün arkasında kalmıştı. Yine o da esmer ve çok güzel bir kadındı. Başına beyaz bir örtü atmıştı, siyah saçları uzundu. Sanki çok görmüş geçirmiş de sonra parasız kalmış, asil bir kadın izlenimi vermişti bana.

Aradan çok uzun yıllar geçmesine rağmen bu üç kadının görüntüsünü hala dün gibi hatırlarım. Zaman zaman üçünün ortak özelliklerini ve onlarda beni etkileyenin ne olduğunu bulmaya çalışırım. Şimdiye kadar en ufak bir ipucu yakalayamamıştım.

Bu aralar sürekli bize gelen davetsiz bir misafir var. Ona her kapıyı açtığımda mideme sancılar giriyor. Misafiri çok seven bir insan olmasam da, eve gelene saygı ve hürmette kusur etmemeyi adetten bilirim. Aileden öyle gördük.

Fakat bu insan benim bütün çabalarıma rağmen mideme sancı girecek oranda beni rahatsız etmeyi başarıyor. Daha doğrusu o birşey yapmasa da varlığı bende gerilim yaratıyor. Bu halimi anlamak ve gidermek için bildiğim bütün yöntemleri ve düşünce kalıplarını kullandım, bana mısın demiyor hislerimde en ufak bir değişme olmuyor.

Ta ki onu bize getiren gerçek sebebin ne olduğunu anlayıncaya kadar böyle sürdü bu durum.

Onu bize getiren yalnızlık korkusuydu. Adam yalnız kalmamak için, bizim onca kaba sayılacak tavırlarımıza rağmen bize gelmeye devam ediyordu. Onun gelme sebebini çözmek benim hissettiklerimi açıklamıyordu tabi ki.

Beni onda rahatsız eden şey; kendimde olduğunu inkar ettiğim ve onda görünce hatırladığım yalnızlık korkumdu. Onun şuanda kınadığım davranışını kendimin de zaman zaman yapmış olduğunu farketmem beni ayrıca şoka soktu. İnsan kendinde olmayani tanımaz ve tanımlayamaz.

Rahatsızlığımın sebebi; o kişinin şahsından ziyade bana hatırlattığı yalnızlık korkummuş. Yazının başında anlattığım ve bir türlü anlamlandıramadığım o üç kadının da ortak özellikleri yüzlerinde farketmiş olduğum yalnızlıklarıydı. Belki de bu korkumla yüzleşmezsem sonumun öyle olacağını gösteren ipuçlarıydı.

Şimdi yalnızlık korkumla başa çıkabilir ve o üç kadını özgür bırakabilirim. Tabi bize gelip, bana bu korkumu gösteren kişiye de bir teşekkür borçluyum..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Algıda seçicilik sanırım bu. Çünkü o görüntüler kafanızda kendi içinizde var olan şey için seçilmiş ve kodlanmış ta ki doğru tuşa basılana kadar sizde saklı kalmış. Yüzleşmeniz çok önemli tabii. Siz yazınca ben de düşündüm ve kendi algıda seçiciliğim d ebuldum sanırım:) Bana da analiz yaptırdınız, teşekkürler:)

mea culpa 
 09.08.2010 14:45
Cevap :
İnsanın kendini analiz etmesi kadar güzel bir şey yok bana göre..Ben bayılıyorum buna:))))) Sizin de farketmenize vesile olduysam ne mutlu bana..Sevgiler:))  09.08.2010 18:32
 

İlginç bir analiz olmuş, külliyen yanlış diyemeyiz ancak her bu türden rahatsızlığın temelinde şahsın kendisindeki fobilerinin yattığını söylemek de doğru değil. Siz olumlu bir analiz yolu tercih ederek evvela kendinizi çözümlemiş ve şahsınıza ait olduğunu düşündüğünüz bir fobiyi ortaya çıkarmışsınız. Oysaki insanoğlunun olmazsa olmaz bir korkusudur bu. Herkeste az ya da çok olan yalnızlık korkusu "fobi" düzeyinde ise analize ve tedaviye ihtiyaç olabilir. Nedense yalnız geldiğimiz bu dünyada birden bire herşeyi sahipleniriz ve yalnız gideceğimizi unuturuz. İşte o aklımıza gelince de korkumuz depreşir. Bunun makul sınırlarda olanı iyidir, yaratıcıya götürür.. Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 04.08.2010 17:58
Cevap :
İlginç bir yorum olmuş:)) benim bahsettiğim korku fobi düzeyinde olan bir korku değil hatta ben yalnızlığı severim de.. Zamanımın çoğunu da yalnız geçiririm. Burada bahsettiğim korku daha çok davranışın altında yatan onu güdüleyen bir duygu.Bilinçli düzeyde insan farkına varamayabiliyor. Epeyce bir kendini inceleyip didikledikten sonra ortaya çıkabilen bir korku. İnsanın farketmesinin en kolay yollarından birisi de kızdığı ve sinir olduğu insanları ve davranışları incelemek. Büyük ihtimalle kendimizde olanı onda gördüğümüz için ona sinir oluyoruzdur. En azından be bu yolu kullanıyorum. O kişiyi suçlayıp o kötü ve sinir bozucu diye ona bir sürü bahaneler de bullabilirdim. tercih meselesi..Selamlar..  04.08.2010 20:20
 

Bir kaç gün önce bir arkadaşımla konuşurken bana şunu söylemişti. "Niye evlenmiyorsun artık evlen yaşın geçiyor, yanlız kalacaksın.." Bende ona şu yanıtı vermiştim. "Eğer kaderinde yalnız kalmak varsa bu kaçınılmaz, benim annem eşini (babamı) kaybedeli 30 sene oluyor. Diğer kardeşim evleneli 15 sene oldu. Ben de evli olabilirdim ve annem evli ve çocuklu olmasına rağmen, hayatının çok büyük bir bölümünü yine yalnız geçirebilirdi. Yani, kaderinizde yalnızlık varsa eğer, siz ne yaparsanız yapın yalnız kalacaksınız... Bu konuşmadan çıkarttığım özet, ben de yalnızlık korkusu olmadığı idi.. Tam tersi kalabalık korkusu olduğu söylenebilir belki :) Sana gelince Nazmoş, güçlü ve mantıklı bir karektersin, özünde gerçekten yalnızlık korkusu var mıdır bilmiyorum ama, varsa eğer gerçekten, senin çözeceğine dair inancım sonsuz.. Sevgiler ve korkusuz bir hayat dilerim sana.

A.Nilgün Aktaş 
 04.08.2010 9:16
Cevap :
Herkesin korkuları vardır. ve en bariz olan hemen hemen herkeste görülenler ise, yalnızlık, sevilmeme , güvensizlik ve güçsüzlük korkuları..Ha kendinde bunu farkeder ya da farketmeden diğer insanlara kızarak ömrünü geçirebilir. ben kendimi incelemeyi sevdiğim için kendimde olanları tarafsızca yorumlamaya çalışıyorum. Eğer varsa da düzeltmeye:)) Güzel iltifatların için teşekkür ederim. Elbetteki bu işi de halledeceğim:)) Belki o zaman da nasıl yaptığımı yazarım:)) sevgilerimle..  04.08.2010 20:24
 

'İnsan insanın zehrini alır'diyor Mutluluk romanında Livaneli.Bu anlamda yalnızlığın ve birçok sorunun çaresi yine insanda.Korkularımızla yüzleşme cesaretini keşek her zaman gösterebilsek.Siz şanslısınız,bu korkunuzu ömür boyu adlandıramayabilirdiniz(biraz uzun oldu,idare edin).Saygılarımla.

Ahmet AYDIN 
 03.08.2010 20:33
Cevap :
Teşekkür ederim. Korkularımızı adlandıramadığımız sürece bir kurt gibi içimizde büyür diye düşünüyorum. İnsan kendisini tanımaya ve anlamaya niyet edince kendinde olanı keşfetmesi kolay oluyor. Yeter ki sorumluluğu alıp, bu benden kaynaklı olabilir diyebilmeyi başaralım..Selamlar, saygılar..  03.08.2010 20:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2339
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster