Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
611
 

Yalnızlık koyu bir karanlık

Yalnızlık koyu bir karanlık
 

Çok uzun zaman oldu görüşmeyeli biliyorum, bunu hem kendimde hem de ona baktıgımda görebiliyorum.. Zaman çok çabuk geçti desem de.. düşündüğünde öyle olmadıgını anlıyor insan. O kadar çok uzun zaman olmuştu ki onu görmeyeli.. Tekrar gördüğümde ise, hem o hem de ben çok degişmiştim..

Ben oniki yaşlarında idim, o kırkbeş yaşlarında falan işte. Belediyede çalışan bir temizlik işçisi idi. Bizlerin çöp bidonlarına gelişigüzel döktügümüz kokmuş çöpleri yerlerden.. etraftan toplayıp.. içi kokmuş çöp dolu kamyonlara elindeki kürekle savuruyordu. O zamanlar öyleydi, şimdiki gibi modern çöp arabaları yoktu tabii ki.

İsmini bile bilmiyordum.. ama kendisini diğer arkadaşlarından ayıran birşeyler vardı yüzünde. Ben onun yüreğini seviyordum.. ve yüzünde her an asılı duran sevgi dolu ifadeyi. Bir insana baktıgınızda onun nasıl birisi oldugunu az-çok anlayabilirsiniz. Hani derler ya içinin güzelliği yüzüne vurmuş.. işte öyle. Onun yaşının büyüklüğü ile benim yaşımın küçüklüğü hiç önemli degildi arkadaş olabilmemiz için.. ne zaman çöp arabası gelse evimizin önüne babam, çöpçü amcan geldi koş bak.. derdi bana. Oysa ona çöpçü denmesine kızdıgımı bilirdi, beni kızdırmak için öyle söylerdi. Ben temizlik işçisi denmesini tercih ederdim çünkü. hatta kavga ederdim ona '' Çöpçü '' diyenlerle.

Onunla belki çok ortak noktamız yoktu, tek ortak noktamız ise köpekleri çok sevmemizdi. Belki de bu baglamıştı bizi birbirimize. Benim '' Cek'' isminde bir köpegim vardı beyaz uzun tüylü, tüyleri neredeyse gözlerini kapatıyordu. Çok güzel bir köpekti.. ama çok da hin bir hayvandı. Mahallemizin önünden geçenleri takip ederdi.. gözüne kestirdiklerinin arkasından sessizce yaklaşır, paçalarından sımsıkı yakalardı ama asla ısırmazdı. Sadece pantolonlara olurdu olan. Mahallemizden saglam pantolonla geçenler, yırtık pantalonla evlerine giderlerdi. Babam bıkmıştı artık eve şikayete gelenlerden.Belediyeden bile gelmişlerdi ikaz için.Bir daha yaparsa diye tekrarlanan ikazlardan. Arkadaşım da Cek'i çok severdi ve yavruladıgı zaman bir yavrusunu istemişti ve ben vermiştim de.

O zamandan sonra çok ev degiştirdik.. ve aradan çok zaman geçti. Birbirimizin izini kaybettik.. Yaşadıgımız o ev yıkıldı, yerine koskoca bir apartman dikildi.. eski mahallemizden eser kalmadı. Hemen yanı başımızda bulunan, her akşam yan komşumuzun evinin çatısına çıkıp, hemen hemen tüm Türk filmlerini kaçak seyrettiğimiz yazlık sinema bile yıkıldı. Türkan Şoray'lı Ediz Hun'lu.. Hülya Koçyiğit ve Kartal Tibet'li ne çok film seyrettik aglayarak. Şimdi yazlık sinemanın yerinde koskoca bir işhanı var ne yazık ki.

Yaşadıgım küçük sevimli bir mahalle idi. Herkes kendi evinin önünü süpürürdü ellerine birer çalı süpürgesi alıp da.. Önce şöyle bir ıslatırlardı topragı ki, toz kalkmasın. Sonra.. mis gibi toprak kokardı her yan. Sonraki saatlerde de temizlik işçileri gelirdi çöp kovalarına toplanan çöpleri kaldırmak için. Şimdilerde insanlar çöplerini olur olmaz yerlere atıyorlar.. nasıl olsa arkalarından temizleyenler var tavrıyla davranıyorlar. Her yanımız çöp, pislik. Yere bakarak yürümek ise neredeyse imkansız oldu.

Memlekete son gidişimde, terminalin bahçesinde bir bankın üzerinde gördüm çocukluk arkadaşım olan temizlik işçisini. Yine babam gösterdi '' Bak kim var burada sema '' dedi. Banka oturmuş iki kişi gördüm ilk anda sadece. Daha dikkatli baktıgımda ise dudaklarımdan bir şaşkınlık ifadesi döküldü. Çocukluk arkadaşım, çöpçü diyemediğim temizlik işçisi dediğim arkadaşımdı gördüğüm. Elimde bavulum, otobüste okumak için aldıgım birçok gazete.. ve birçok şey.. hepsini yere bıraktım bir çırpıda.. elini öpüp başıma koydum.

Yine o çok sevdiğim munis bir ifade yüzündeydi.. ama gözleri acı bir keder içindeydi tuhaf bir şekilde. Yıllar ve sürekli içtiği sigara yüzünde derin yaralar açmış.. çok yaşlanmıştı. Hiçbirimiz aynı yaşta degiliz, hepimiz yaşımızı başımızı aldık artık aslında. Zaman ilerliyor yavaş yavaş da olsa.

Nasılsınız'' dedim.. kendisini gösterdi. İşte ben ''bu'' oldum der gibi.. gülümsedim sadece yüzüne bakıp da.. üzüldüm çok üzüldüm. Bir insanın yavaş yavaş yok olmak üzere oldugunu gördüm çünkü. İçmeyin ne olur şunu dedim sigarayı göstererek..

Üzerime dogru egilerek fısıltıyla..
-Dört çocugum var dedi parmaklarını göstererek.. dördü de ortada yok hepsi ayrı bir yerde.. hanım da yok. Bu benim arkadaşım oldu çok uzun yıllardır dedi sigarayı göstererek. Yalnızlık işte ne yaparsın dedi bana gülerek.. içmeyip ne yapayım..
-Ama bu iyi bir arkadaş degil, bak sana zarar veriyor dedim. Öylece bir an bakıştık.

Babam üzüldüğümü görmüş olacak ki.. hadi.. hadi şimdi otobüsün kalkacak dedi..
Görüşürüz.. kendinize iyi bakın dedim gülümseyerek. yerine oturmak için bir hamle yaptı arkasına dogru yavaşca.. başını sallayarak tasdikledi beni o da gülümseyerek.
-Görüşürüz kızım.. hadi hayırlı yolculuk dedi.
Sahi görüşebilir miyiz ki bir daha?.. Kimbilir belki de..



Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Yağmur Zamanı, blog habercimde olan Kuyucak'ın e-postama gelen bloğunu tıkladığımda önce öyküyü okudum. Hiç isme, resme bakmadım :-) Sonra yorum yazmak için aşağıya indiğimde yorumlara gözüm ilişti ve "Sema Hanım" ları görünce şaşırdım. Kuyucak ile bir ilişkiniz var mı, anlamadım. Erdal Ceyhan bey de Kuyucak diye bitirmiş yorumunu. Öykü çok güzeldi, ya da anılarınızın öyküye yansıtılış biçimi mi demeliydim? Biliyor musunuz, ilginç bir rastlantı olarak bu sabah(ın köründe hem de) çöpçü ya da hademe yerine temizlik görevlisi denilmesi gerektiğini konuşuyordum arkadaşımla. Çünkü o insanların da bir ailesi olduğunu, evlerine gidince baba ve eş olduklarını, çocuklarının okula gidince babalrının ne iş yaptığı sorusuna nasıl yantı verdiklerini ve bunu yaparken eziklik hissedebileceklerini konuştuk. İçimiz acıdı, ama... Kuyucak değilseniz de bu şekilde bloglarınıza başlamış olalım. Selam ve saygıyla.

Güz Özlemi 
 29.11.2012 13:01
Cevap :
merhaba, bir blog arkadaşım da bahsetti bu konudan. Ve çok şaşırdım. Benim blog rumuzum" yağmur zamanı" bahsettiğiniz arkadaşım da "kuyucak" rumuzlu bir blog arkadaşım... çok şaşkınım. Bu konudan milliyet blog editörlerine bahsetmem gerekiyor.O zamandan bu yana temizlik işçisi dediğim "mahmut dedem ile görüşüyoruz. Allah uzun ömür versin oldukça yaşlandı...teşekkür ediyorum.Dostça selamlarımla...  30.11.2012 12:34
 

Bu çok güzel "kısa kısa" denilen cinsten bir öykü olmuş. Başkalarını da deneyin. Teşekkürler Sayın Kuyucak'lı..

Erdal Ceyhan 
 25.11.2012 13:08
Cevap :
Çok teşekkür ediyorum:) "Yağmur zamanı" adlı blog sayfmda denemelerimi ve öykülerimi okuyabilirsiniz:)dostça selamlar.  28.11.2012 20:04
 

Yapayalnız kalmak ne acı. En kötüsü de bir baba ya da anne için sanırım çocukalrı tarafından yalnız bırakılmak. Terk edilmişlik duygusu da eklenince...hayat ne tuhaf tesadüfler ve karşılaştırmalarla dolu. Keşke onu daha iyi bir halde görseydin de gözün arkada kalmasaydı..Yüreğine sağlık Sema'cım. Sevgilerimle...

guguk kuşu 
 09.05.2007 16:29
Cevap :
Bir çok çocuk sahibi olabilirsin ama.. hayırlı bir evlat sahibi olmak herkese nasip olmuyor işte Hatice'M.. insanın yaşlılıgı mutlu ve huzurlu geçmeli.. yalnızlıga terkedilmek ölümü çabuklaştırır sanki. Gözüm arkada kaldı ewet.. o sevgi dolu yüregin acı çekiyor olması çok dokundu bana:( paylaştıgın için çok teşekkür ederim arkadaşım. sevgilerimle...  09.05.2007 17:54
 

Yaşlılıkta iki duygu vardır yalnızlık ve sevgisizlik hissi, gün geçtikçe üzerine yoğunlaşılır ve kat kat artar bu duygular. Kim olduğu, nasıl yaşadığı vb.. hiç önemli değil çok seviyor olmamız, bir şeyler paylaşıyor olmamız yeter öyle değilmi? Keşke hayat yıllar sonra da olsa tüm sevip de kaybettiklerimizi tesadüflerle bir daha karşımıza çıkarabilse...Sevgilerimle...

Düş 
 06.05.2007 9:38
Cevap :
Hayat işte.. hayatta günün birinde yalnız kalmak da var.. mutluluk da.. mutsuzluk da.. Önümüzde neler var göremiyoruz öyle degil mi?.. sevgilerimle.  06.05.2007 12:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1350
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster