Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
369
 

Yalnızlık

Yalnızlık, bence insanın en hüzünlü sorunudur. Paylaşmaktan utanç verir bazen. Bazen, verdiğini alacak kişi bulamamaktan, bazen de almaya o kadar hevesli olduğu halde, kendine verecek zaman ve sevgisi olan insan olmamasından kaynaklanır. Yalnızlık, insanın kendine güvenini sarsar, üzücü ve ezici bir değersizlik duygusunu yaşamasına neden olur.

Peki yalnızlığın asıl nedeni nedir? Kuşkusuz değişen dünya ve dünya algısıdır. Ve en şanssız ve ezilen kuşak, bence bizleriz. Bilgisayarın, internetin ve sosyal medyanın gündelik yaşamımıza girmesi, bunun sonucu hızlanan ve pratikleşen yaşam, kısalan mesafeler, her şeye ulaşabilmenin verdiği rahatlık ve bunun sonucundaki bedeller elbette. Teknolojiden vazgeçmek mümkün olmasa da uzakları yakın eden teknoloji ile yakınları uzak eden teknolojinin aynı olması tuhaf. En yakın arkadaşınızın en azılı düşmanınıza dönüşmesi ile eş bir şey.

Sonra arayışlar. Yalnızlığı aşmanın yolları. "Depresyon" kelimesi bundan 20 yıl önce ne kadar kullanılırken, bugün ama hafif ama ağır pek çoğumuz onun ağına düşmüş durumdayız. Depresyona bağlı intiharlar, obezite, neden olduğu her türlü psikomatik ve fiziksel hastalıklarımız, her türlü madde bağımlılıklarımız, hatta internet, telefon, TV  ve insan bağımlılığı. 

Bu arada yalnızlığımız çığ gibi büyümeye devam etmekte.

Çözüm için bir koşu gittiğimiz psikiyatristlerimiz ve psikologlarımız buna çare olabiliyor mu? Belki bir nebze.

Halbuki şimdi, tüm demode usullerimle aşmaya çalışıyorum yalnızlığımı. Çocuğumun arkadaşlarını evime kabul edip, alt kattaki komşunun rahatsız olma riskine karşılık saatlerce oynamalarına müsaade ediyorum.

Aptalca olduğunu bilip, yakındaki marketten kolayca alabileceğim şeyler için eşimin sözde bizi gezdirme usulüne (tek usulü budur.)  evet deyip, dev markete gidiyorum.

Aklıma estiğinde anneme ya da ablama uçarcasına gidiyorum.

Çocuğun bahçede oynamasına zemin yaratmak için bazen zor olsa da anneme ulaşmaya çalışıyorum.

Ani kararlarım, hep yalnızlığımdan demek ki.

Elimden telefon düşemiyor mesela. İnternet asla. Oyun oynamasam da herşeyi detaylıca araştırıyorum.

Yalnızlığımı aşmak için çalışıyorum. Didiniyorum

Aşamadığım yerde de oturup ağlıyorum.

İnsanın yalnızlığı ile binlerce yıl öncesinde toprak altında kalmış antik şehirlerin yalnızlığı arasında, hiçbir fark göremiyorum.

 

Ceren Ekim bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli meslektaşım, insan, yanında insanlar olduğu halde yanlız olmasın, yoksa sizi kendine mecbur etmek isteyen, size karşı böbürlenmek isteyenler, mal mülk yarıştıranlar gibi vs. olacağına Özlem Tekinin şarkısında dediği gibi Hep Tek başına olmakda güzel. Cümle biraz karışık gibi oldu ama siz hukukçu mantığınızla çözersiniz artık, saygılar.

AvukatDTURAN 
 31.10.2012 21:32
Cevap :
İstesek de istemesek de hep tek başımızayız zaten. Bence Allah, insanlara merhamet etmiş de iş,çocuk, eş, dünya telaşı vermiş. Bence onun da hayrı ve mantığı budur.Ancak nasıl doğarken tek isek, ölürken de tekiz.İyiliklerimiz bu dünyada iz bırakacak o kadar. Yorumlarınız çok değerli. Sağolun.  01.11.2012 20:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5200
Kayıt tarihi
: 20.05.12
 
 

Hukukçu bir anne.  Hayatta her şeyin kontrol edilemeyeceğini zor da olsa öğrendim.  Hayat, kısa b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster