Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2615
 

Yalnızlık

Yalnızlık
 

Yalnızlığın Resmi


Bir kuğunun kanadına gizlenmiş hüzünlü bir ürperiş... Rüzgârın ıslığı terk edilmiş bir şehirde... Mavi bir hüzün yürekte, martıların dansına çizilmiş... Elleri cebinde bir aşığın başıboş yürüyüşü...

Yalnızlık...

En mahrem zamanlarda bir tren sesi, son bakışı sevgilinin bir otobüs camında... Gecenin en karanlık anında bir damla gözyaşı hayata, bir damla isyan…

Yalnızlık...

Gülün kokusunda hafifletmek bir özlemi… Kırık, dökük ne varsa sığdırmak bir türküye… Gidip de dönmeyenlere bir ağıt en derinden…

Yalnızlık…

Aynaların yalan söylemesi dönülmez zamanlarda… Sigara dumanı sinmiş boş odalarda, konuşmak eşyalarla… Ve bir yüreğe sığınmak isteği en dayanılmazında hasretlerin…

Yalnızlık…

Yaralayan sözleri her hatırlayışta bir sızı hissetmek yürekte… Aşka olan inancın bir mumun erimesi gibi yavaş yavaş bitmesi… Ve kelimelerin bile aciz kalması seni anlatmakta…

Yalnızlık…

Bir mahkûmun volta atması soğuk avluda, tespih sallayışı umutsuzluğa… Bir çocuğun kimsesiz çığlığı beyinde yankılanan ve bembeyaz elleri çile çekmiş kadının…

Yalnızlık…

En kalabalıklarda bile…

Yalnızlık…

Alın terindeki işçi yorgunluğu, umutla beslenenlerin kuru ekmeği… Sıcak, demli bir çayı içer gibi yudum yudum içmek hasreti… Ve şiirler okumak gecenin simsiyah gözlerine…

Yalnızlık…

Yusufçuk kuşunun son kanat çırpışı gökyüzünde… Ve insanın en gizli, en bilinmez, en umutsuz umudu…

Değişmez kaderimiz evrende…

Yalnızlığım… Yalnızlığın… Yalnızlığımız….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yalnızlık insanı yorar... Etrafındaki her şeyin farkına varırsın. Üzerinde yemek yediğin masayı, yaşanmışlığın bütün izlerini taşıyan sandalyeleri ne zaman aldığını hatırlarsın birden. Tavanın köşesindeki örümcek ağını fark edersin. Bir sineğin ağa takılıp kalmasına takılır gözlerin, buzdolabındaki son yemeğin ne kadarda büyük bir nimet olduğunu bilirsin. Tüpün birden bile biteceğini öğrenirsin. Hayat yeniden başlamaktadır. Yalnızlık yorar insanı... Gece yıldızlar seni çağırır gök yüzüne. Ayın üzerindeki karartıları görürsün. En hafif seste irkilir, odaya vuran gölgelerden oyuncaklar yaparsın. Açmamaya karar verdiğin telefon ısrarla çalar. Ürperirsin. Her zaman aceleyle gazete aldığın büfede oyalanırsın.sakız almaya gelen çocukların saçlarını okşar,sıranı verirsin “onlar çocuk beklemesinler” dersin büfeciye gülümseyerek. Hep bir sonraki arabaya binersin duraktan. Yer vermek için yaşlı birini arar gözlerin okuduğun gazeteyi koltukta bırakırsın. Yorar insanı yalnızlık... He

Ahmet KARAKAYAN 
 03.09.2008 7:52
Cevap :
Dilinde anlayan kimseler yoksa yorar yalnızlık... Ya da anlayamazsan kimseleri...  04.09.2008 0:33
 

o değişken ve bin bir renkli hayat karelerinin arasına sıkışmış hüzünler iter bizi insanın özgür dünyası yalnızlığa..aslında bir geri dönüş isteğidir yalnızlık...hamle yapma zamanı,çocukluğa özlem,geriye daha geriye saf duru temiz anlara...sevgilerimle...

Metin TOPÇU 
 13.08.2008 21:54
 

galiba yalnızlık bir ihtiyaç.ama insan insanla var olur değil mi....çok güzeldi...sevgiler...

Metin TOPÇU 
 10.08.2008 22:31
 

Bir bahar gününde güzel bir dinginlik; duygularını sessizce kelimelere döküp "bağırabildiğin" ve yazdıkça gülümsediğin. Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 25.02.2008 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 120
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 18.01.08
 
 

Eğitimci, yazar... Denizin Üvey Kızı ve Hayalbaz şiir kitaplarının şairi... Bilgisayar öğretm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster