Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1259
 

Yalnızlıkla baş edebilmek.

Yalnızlıkla baş edebilmek.
 

Alıntı.


“Ruhun derdi içinde, kaçamaz kendi kendinden.” Horatius..

Kaçamaz, kaçamadıkça kendi içine kapanır. Kendi yarattığı dünyasına hapseder kendini. Orada özgürdür. Yalnızlığında özgür… Söyleyeceği kelimeleri tartmaz, yaşayacağı aşk sınırsızdır, sorumluluk yoktur, sorun yoktur yalnızlığında. Öfke, hırs, ihtiras yoktur. Yalnızlığı ona hiç ihanet etmez. Kör, sağır ve dilsizdir.


Bazen sıkılırız ondan. Zincirlerimizi kopartmak isteriz. Oysa ki ruhumuz arınmadığı sürece bizi bekleyen aynı şeylerdir.


“Kırdım diyorsun zincirlerini; Evet, köpek de çeker koparır zincirini,

Kaçar o da, ama halkaları boynunda taşıyarak.” ( Persius )

Yalnızlık , bir yaşam biçimiyse, kişi bundan rahatsızlık duymaz. Yalnızlığı “dokunulmazlığı” olarak algılıyor, sınırlarını kendisi belirliyordur.


Yalnızlık bir kaçışsa, mutlu olduğumuzu zanneder, kendimizi mutsuzluğa terk ederiz.

“Ben böyle iyiyim” derken bile, aslında “değilim” deriz.


“İnsan önce içindeki sıkıntıyı dağıtmazsa yer değiştirmek daha fazla bunaltır onu: Nasıl ki yerine oturmuş yükler daha az engel olur geminin gidişine. Bir hastaya iyilikten çok kötülük edersiniz yerini değiştirmekle. Hastalığı azdırırsınız kımıldatmakla, nasıl ki kazıklar daha derine gidip sağlamlaşır sarsıp sallamakla. Onun için kalabalıktan kaçmak yetmez, bir yerden başka bir yere gitmekle iş bitmez: İçimizdeki kalabalık hallerimizden kurtulmamız, kendimizi kendimizden koparmamız gerek.” ( Montaigne )


“Yalnızlığa terk edilmek”, “yalnız bırakılmak”, “iki kişilik yalnızlıklar” ; temelinde ‘sevgi olgusunun karşılıklı yitirilmesinden’ kaynaklanmaz mı? Bir çiçeğin renklerini görmeyi, bir çocuğun başına sevgiyle dokunmayı , bir hayvanı sevmeyi, çocuğuna sımsıkı sarılmayı bilen bir insanın yalnız kalabilmesi mümkün müdür?


“Hatalarımız sonucunda yalnız kalmak” vardır hepimizin hayatının bazı dönemlerinde.

İnsan, hata yapandır. Erdem, kabul edip özür dilemektir. Aptallık, hatalı olduğunu bile bile, kendini “haklı” olduğun yalanına inandırıp inat etmektir. Büyüklük, pişmanlık duyan insanı affetmektir. Yalnızlık hangi kapıyı zorlarsa zorlasın, bu olgunluğa erişmiş ruhları ele geçiremez.


Kendimizi yalnız hissettiğimiz anlar mutlaka vardır ve olacaktır. Tıpkı ağladığımız anlar gibi. Kendi kendimizle kalma ihtiyacımız elbette ki olacaktır. Durum değerlendirmesi yapıp, sağlıklı kararlar verebilmek için. Fakat yalnızlık, kaderimiz yada kendimizi mahkum ettiğimiz, cezalandırdığımız bir boyuta gelmesin.


Doğru karar verme yetimizi kaybetmediğimiz sürece, tercihlerimiz yarınlarımızda mutlaka gülümseyecektir.

Nur Zeynep Çelik


3.Mart.2009

* Montaigne- Denemeler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 347
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1342
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster