Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
2614
 

Yan yana

Yan yana
 

Nazım Hikmet bir şiirinde " Bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? " diye sorar ya ressam arkadaşı Abidin Dino’ ya; o soruyu bana sorsa tereddütsüz “ evet ” derdim. Evet yapabilirim. Ama resim yeteneğim yok ne yazık ki… O yüzden resmi çizmenin yerine nasıl bir resim olması gerektiğini tarif ederdim ben de.

Şöyle bir resim: Yan yana duran insanlar... Bir yatağa uzanmış, birinin başı ötekinin omuzuna yaslanmış, gözleri kapalı çiftler… Birbirinden emin, varlığını o anlığına da olsa ötekine teslim etmişler…

Bir dalda ya da bir saçak ucunda yan duran bir çift kuş... Yavrusunu emziren herhangi bir memeli. Bir bankta diz dize oturmuş birbirlerinin gözlerinin içine baka baka konuşan iki âşık. Tatlı bir sohbet tutturmuş yan yana yürüyen iki arkadaş. Bir poşetin içindeki iki ekmek. Uykudan yeni uyanmış bir çift mahmur göz. İçi gülen bir çift göz. Okulda ya da askerlikte bir fotoğraf makinesine acemice poz veren iki iyi arkadaş. Bir nikâh masasında memurun beylik sorularına yanıt veren çiftler. Sabah kalkıp aynı okula giden yakın yaşlardaki iki kardeş.

Yan yana durma estetik bir figürdür. Bir dengeyi, eşitliği ve yakınlığı simgeler. Bir paylaşımı anlatır. Bir işbölümünde kendi görevlerini ve sorumluluklarını bilen birimlerin işbirliğinin göstergesidir. Sağ ve sol kolumuz gibi; bacaklarımız gibi; beynimizin farklı işlevleri ahenkle yerine getiren iki yarım küresi gibi…

İyi görüntü vermektir yan yana durmak; simetriktir. "Bir"de eksik olanın tamamlanmasıdır. Tek başına "bir" olanın "iki" iken dörtle çarpılmasıdır. Birbirini üretmektir.

Bir çoğalma potansiyelidir; berekettir. Bir çift kadın göğsüdür; sıcak, besleyici; korktuğun zaman sığınabileceğin güvenli bir aralık.

Nüanstır yan yana durmak. Birbirinin özdeşi gibi duran iki şeyin aralarındaki çok zor fark edilen benzemezliktir. Sağ elin sol elden güçlü olması gibi. Sağ ayağın sol ayaktan büyük olması gibi. Birbirinin tıpkısı gibi görünen gözlerin birbirinden farklı büyüklükte olması gibi. Yana yana duran iki insanın aynı zamanda iki farklı evreni temsil etmesi gibi.

Yan yana durmak mutluluktur. Mutluluk yan yana durmaktır. Üşürken ötekinin sıcaklığıyla ısınmak; öteki bunalmışken kendi serinliğine ferahlatmaktır…

Yazılı olmayan, kuralsız, üzerinde hiç konuşulmamış bir anlaşmadır yana durmak.

En çok da tesadüftür yan yana durmak. Dahi bir matematikçinin bir tek kendisinin bildiği formüllere göre düzenlediği sonsuz karmaşıklıkta bir tesadüf…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Celal Bey; yine döktürmüşsünüz o güzel türkçenizle, şefkatli bir anlatımla...bitirmiştir dedim başlığa çünkü kimi sevgileri uzaklık bitirir,yanındayken bile yabancılaşır insan ama en önemlisi sevgiyi yürekte tutmaktır,arada mesafeler ne kadar uzun olursa olsun sevgide onu taşıyan kalpte büyükse yanlızken bile iki kişiysen mutluluğun resminide yapabilirsin, bahçesinde ebrulii hanım eli açan evide:)) sevgiyle kalın...

Selime 
 14.06.2007 14:57
Cevap :
Sen de yorumunda döktürmüşsün sevgili Selime :) Çok teşekkür ederim. Epey eskilerde kalmıştı bu yazı, sayende ben de dönüp tekrar okudum. Çok selam...  14.06.2007 17:17
 

Ondan gelecek tek bir sestir belki mutluluk.. Ya da elini usulca tutup sokaklarda yürümek.. Uzanıp yanına kokusunu hissetmek.. O yanındayken daha güçlü olmak.. Mutluluğun resmi yapılır yapılmasına da onun eli uzanır mı tekrardan bilinmez.. Sevgiler...

Hoşsada 
 18.02.2007 22:31
Cevap :
Uzanmaz:))) Evet, mutluluk senin dediğin gibi bir şeydir galiba. Ama biten bir şeyi uzatmaya çalışmak da mutsuzluk getirir bence. Sevgiler, selamlar..  19.02.2007 10:12
 

Iki gün önce tv de, yanyana durmanin öneminden bahstemisti. Simdi ayni konuyu sizden duymak beni mutlu etti. Münakasa eden eslere, yan yana oturmalarini tavsiye ediyorlardi. Yan yana oturulursa, sorunlari cözmek daha kolay olacaktir diye. Otobüste, cift koltuklarda cam önündeki yer bos birakilir. Yani yanina kimse oturmasin diye. Ve kendisi iki kisilik koltugu zapteder.Yeni gelen yolcu, oturanin yanina degil onun arkasinda, yada önünde bos duran koltuga ayni sekilde oturur. Sonucta yer dolunca, rica edilir o kisinin yaninda yer almak icin. Bir gün sabrim tasacak, böyle oturanlara tepki gösterecegim. Ama sizin bahsettiginiz gibi psikolojik nedeni var. Düsündürücü degilmi? Bu konuyu daha genis ele almakta yarar vardir.Sevgiler-saygilar..

mine objektif 
 16.11.2006 19:30
Cevap :
Güzel yorumunuz için teşekkür ederim, Mine Hanım. Almanya'da öyleymiş demek... Biz de ise herkes cam kenarında tek başına oturmak ister. Sevgiler, selamlar...  17.11.2006 10:33
 

:) Ilık ılık Gülümsedim...

Nazan Köseoğlu 
 16.11.2006 16:04
Cevap :
Ne kadar da özlü ve sevindirici bir yorum. Sizin de elinize sağlık Nazan Hanım. Çok teşekkür, çok selam...  17.11.2006 10:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3779
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster