Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
322
 

Yangınlardayız

Gecenin bir yarısı uykunuzda diliniz damağınıza yapışıyor, içiniz yanıyor, yatağınızda sırılsıklam olan bedeninizi bir türlü uyandıramıyorsunuz. Yani yangınlardasınız. Her yanınızı alev sarmış, “ Suuu!” , “ Suuu! “ diye kıvranıyorsunuz, ama nafile…


Yıllardan 2050 hiç değil!


Dedik ya, yangınlardayız. İçimiz kavruluyor. Kelebeklerin özgürce dolaştığı, kuşların birbirlerine serenat yaptığı ve belgesellerde keyifçe izlediğimiz hayvanlar âleminin yuvaları, yemyeşil oksijen deposu ormanlar, bir bir yok oluyor.


Siz, hiç orman yangınını söndürme ve soğutma çalışmalarını izlediniz mi? Yeşillikler içinde yol alırken, birden küle dönmüş ağaçların yok oluşu ile kaplumbağa ve karıncaların ölümünü gördünüz mü? Bursa’nın Orhaneli ilçesinde çıkan orman yangını sonrasındaki çalışmaları yakından gören birisi olarak, cennet ve cehennem dedikleri bu olsa gerek.


Şu insanoğlu gerçekten çok tehlikeli yaratık. Rant için neler yapmaz ki? Kredi borcunu kapatmak için evini satmak istemeyen annesini bile öldüren, on kuruş için bir cana kıyan, ‘bana dokunmayan bin yaşasın’ düşüncesinde olanlar ormanları mı düşünecek? Rant demiştik. Orman yangınlarının deniz kenarına yakın yerlerde meydana gelmesi düşündürücü, değil mi? Yoksa işin içinde “Arazi Mafyası” olmasın?


Her yaz, sanki kanıksanmış orman yangınlarını söndürme çalışmalarını TV’lerden izleyip, kahroluyoruz. Bu dünya hepimizin, İster hiç sevmediğiniz ve adını sömürgeci koyduğumuz Amerika veya Kurtuluş Savaşı’nda boğuştuğumuz Yunanistan olsun, dünyanın herhangi bir bölgesinde çıkan orman yangınları, içimizi yakıyor.


Orman Yangınları konusunda insanoğlu neler yapıyor dersiniz? Ormanı çok olan ülkeler, kendi imkânlarınca yangınlara en kısa sürede müdahale yapmanın uğraşı içindeler.


Bu yeterli mi?


Sanmıyorum.


Bir ağacın, hatta ondan da öte bir yaprağın bile bizler için önemli olduğu, çevre dengesinin korunması ve küresel ısınmanın insanlığı ileride yok etmemesi adına, bütün dünya ülke liderleri, birbirleri ile dalaşmaları, dünyada 2 trilyon milyar dolar bulan silah harcamaları yerine; sağlık, eğitim, yoksulluğu önlemek ve daha birçok faydalı işlere bütçe ayırarak, insanların daha mutlu yaşamalarını sağlayabilirler.


Barış adına, insanlık adına…

“ Lifeearth” konserleri dünyayı salladı. Ünlüler, jetlerin saldığı sera gazlarının salımın da Londra’ya gelip, İki milyar insana müzik ziyafeti çektiler.


Kendilerini müziğe verenler, küresel ısınmayı anlayabildiler mi?


Yoksa Jennifer Lopez’in kıvrak danslarında başları dönüp, küresel ısınmayı bir anda unuttular mı dersiniz?


Gelecekte önlem alınmaz ise, çölleşmeye aday olan Türkiye’mizde İki günde 800, bir haftada ise, iki bin hektar alan yok oldu. Yanan bölgelerin eski haline getirilmesi ve mafyaya yem olmaması için acilen önlem alınıyor mu? Yanan bölgeleri, hemen çevreleyip tekrar fazlasıyla ağaçlandırabiliyor muyuz?


Umarım!


Küresel ısınma konusunda bilinçlenme ve öğrendiklerimizi hayata geçirmek, artık hepimiz için ekmek ve su gibi kanıksanmalı. Bütün dünya ülkelerinin Eğitim ve Orman (varsa) Bakanlıkları koordineli çalışarak, gerek ders kitaplarında, gerekse hazırlanacak CD’ler ile ilkokul öncesi çocuklara, ayrıca TV’lerde yayımlanacak programlarla da halk ciddice bilinçlendirilmelidir. Temiz bir dünya ve ciğerlerimizin yanmaması için…


Birleşmiş Milletler öncülüğünde Dünya Ormanlarını korumak için, “ Dünya Orman Yangınlarını Önleme İtfaiye Örgütü”nün biran önce kurulması ve ormanların uydudan incelenerek, birkaç ağaç dışında yangına en kısa sürede müdahale yolları bir an önce aranmalıdır.


Yarın çok geç olmadan…


Sevgiyle kalın…

erterd@msn.com ERTUĞRUL ERDOĞAN

2007- Bursa

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 300
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 462
Kayıt tarihi
: 06.05.08
 
 

Ertuğrul Erdoğan, 1958 yılının sonbaharında Ankara'da doğdu. 1968 -1980 yılları arasında babasını..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster