Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1114
 

Yanı başımdaki Vasfiye Teyze ile diyaloglar

Yanı başımdaki Vasfiye Teyze ile diyaloglar
 

Bir Vasfiye Teyze gelmiş, oturmuş yanı başıma. Konuşuyor da konuşuyor. “Ne çektin be?” diyor. “Bir yerlere geleceğim diye ne didindin?”

İşin aslı o kadar çok şey çekmedim, ama o dedikçe yıkılıyorum. Siniyorum olduğum yere. Bir ağlama geliyor. Ağlayamıyorum. Vasfiye yapacak Vasfiyeliğini… Öyle bakıyorum sonra.

Yaklaşık 7 aydır blog yazarlığı yapıyorum. Olmuş epey. Ancak son zamanlarda yazmaya pek motivasyonum yok. O yüzden ottan püsürden konular geliyor aklıma. Hatta “nasılsın vatandaş?” diye sorup çıkabilecek haldeyim. Yine de yazmasam kendime ağırım işte. Yazsam sana olduğu kadar mı bilemem. “Yazmasam mı acaba?” diye kendime soralı bir ay kadar oldu sanırım. Yazacağım dedim sonra. Ama bu soruyu sormama neden olan her neyse motivasyonu yerlere sermiş. Şu an yazıyorsam yaşıyor olmanın motivasyonundan yiyorum yani. Diğer ifadeyle harddisc’ten yiyorum. Önceden yazmak yaşıyor olmaya motivasyon aktarırken, şimdileri bu tam tersine dönüştü. Biriken motivasyonlarımı itinayla harcama dönemi… Süreç sanırım… Böyle olması gerekiyor belki de.

Her şey dışarı çıkıp sahilde yürüme kararı aldıktan sonra bundan vazgeçip bir bankta oturmak ve ondan da sıkılıp bir çay bahçesinde çay içmek için ayağa kalkıp sonra da “ne gerek var? Evde demlerim” diye karar değiştirip eve gelmek gibi… Aslında bütün bu değişen kararların hepsi yerine geliyor gibi görünse de derin bir huzursuzluk kendini hep gösteriyor. Vasfiye Teyze de vicdan azabı gibi ne zaman gelsem işini işleyip bana bakarak klasik motivasyon kırma yöntemlerini uygulamaya devam ediyor.

Ne ara dadandı bu buraya? İçimdeki Vasfiye Teyze’yi kim gazladı? “Ben sana yazma demiyorum, yazsan ne olacak diyorum” diyor şimdi de. Hadi be! Git işine… “Yoook iyi insansındır. Ama ne çektin be, ne didindin yazacağım, çalacağım diye” Haydaaa. İşte şimdi bir de müziğe geliyor. 7 aydır yazıyorum be Vasfiye Teyze. Yıllar oldu müzik yapıyorum. “Aferiiiin.”

İşte Vasfiye Teyze ve bitmeyen diyaloglarımız bu şekilde uzar, gider. Sonuçta beni yazmamaya ikna edemedi. Ama ne de olsa burada aynı köşede oturacak. Aynı şeyleri tekrarlayacak.

Benim harddisc sağlam olmasa bir dakika duramam, neyse ki hala götürecek halde beni. Epeyce bir süre gider böyle. Ama umarım yeniden yaptığım her şey ondan götürmez de onu besler. Yoksa ne kadar sürer, hiç bilemiyorum açıkçası.

Haydaaaa! Niye yazdım ki ben bunlar şimdi? Kendi kendime konuşmak neyime yetmedi? “Ne çektin be okuyucu, gereksiz sözcüklerimi okuyup anlayacağım diye ne didindin?” Vasfiye Teyze içimizdeymiş bak, Demek ki hatayı başkasında aramamak lazımmış.

"Senin hangi motivasyonla yazdığından kime ne yahu?"

Bu kim şimdi?

http://www.twitter.com/dgnozcn 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Burhan Altıntop ve Vasfiye teyze gibi olanüstü gıcık ve ÇEKİLMEZ karekterleri yaratan Gülse hanım bu konuda çok becerikli... Bu dünyaya ağlıyarak gelipte çekmemek elde mi ?!! Çekmeyen var mıdır? Tespih çektik, ip çektik, kıl çektik daha neler çektik bir bilse vasfiye teyze !!! Yeni yazılar diliyerek beni bloğunuza bir daha çekin :)

Süleyman Akyürek 
 23.05.2013 13:02
Cevap :
Elimden geldiğince efendim :) Teşekkür ederim nazik yorumunuza :)  23.05.2013 18:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1102
Kayıt tarihi
: 28.11.12
 
 

Uludağ Üniversitesi İktisat bölümü mezunuyum. Ancak dört yıldır müzikle uğraşmaktayım. Trompet ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster