Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
957
 

Yanlış anlaşılmamak için

Yanlış anlaşılmamak için
 

Açıklamalarla geçiriyoruz ömrümüzü. Yanlış anlaşılmamak kaygısıyla sürekli durumumuzu açıklamaya çalışıyoruz. Neden, niye ,niçin varyasyonları ile başlayan soru cümlecikleri ile sorgulanıyoruz sürekli. Rahat bırakmıyorlar hiç.

Mesela tam çalışmanızın ortasındasınız telefon çalıyor, “yemeğe çıkalım hadi” diyorlar. Kısaca “çok meşgulum gelemem” demek yerine önce neden gelemediğimizi daha iyi açıklamamız gerekiyor. Meşguliyetin sebebi nedir? Öyle kestirmece yok.

Bir şey isterken de hep sebep belirtiyoruz... “Eeee, şeyyyy....şey için kullanacaktım, alabilir miyim?” Ne için kullanacaksak kullanalım işte. Sebep belirtmek zorundayız sanki.

Bir şeylere “Hayır” derken...arkasından çünkü ile başlayan cümlelerimiz de oluşmaya başlıyor hemen.

Aman yanlış anlaşılmayalım,

aman amacımız da belli olsun,

aman kırmayalım.

Öyle hemen kısacık “meşgulumleri”, “gelememleri”, “olmazları”, “şimdi sırası değilleri”, “istemiyorumları” hep açıklayalım böyle sade bir şekilde söylemeyelim. Yanlış anlaşılmaktan kaçtıkça, inadına sanki yanlış anlaşılmalara doğru yuvarlanalım.

Mesela ben bugun blogta bu konuyu seçtim. Çünkü...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yanlış anlamak veya anlaşılan olgusu sıkça rastlanan bir fenomen. Bunun nedeni bence büyük ölçüde dil yetersizliği, daha sonra algı noksanlığı. Seni anlıyorum dediğimizde karşıdakinin neyini anladığımızı açmamız gerekiyor. Düşüncelerini mi, duygularını mı, psikolojik durumunu mu, neyini? Bence bütün bu anlama durumları için farklı farklı sözcükler üretilmeli tüm dillerde. Esin verdiniz. Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 06.06.2008 6:26
Cevap :
Katki ve yorumunuz icin cok tesekkur ederim. Bir de bu yanlis anlasilmaya neden olan sebeplerden biri de toplumsal algimiz hatta mahalle baskisi terimini bile sayabiliriz. Sevgi ve selamlarimla.  06.06.2008 6:33
 

yanlış anlaşılmama endişesi, bazen başkalarının mazeretine buldugun bir kulp için sende acaba benim içinde düşünürler mi endişesi, vardır bir nedeni aslında:) sevgiler

erol aslan 
 05.06.2008 20:55
Cevap :
Dogru bu da vardir ama galiba bir de hep o sekilde nedenlerin, niyelerin, nicinlerin sorulup durulmasina alistirilmis olmak ta vardir. Sevgi ve selamlarimla.  05.06.2008 22:26
 

desem yeridir kendimi anlatmak çabam yüzünden... sanırım karşımda ki ancak kendi ne kadar anlayabiliyorsa o kadar anlatabiliyorum. Eh buna da şükür. elinize sağlık.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 05.06.2008 15:23
Cevap :
Bir de onlar dusunseler acaba ne demek istiyor karsimdaki diye...Onlarin bunlari dusunmek icin zamani olmuyor. Ama bizim nedense aciklamak icin zamanimiz hep varmis gibi oluyor. Katkiniz icin cok tesekkurler. Sevgi ve selamlarimla.  05.06.2008 18:33
 

"adamın birinin evine hırsız girmiş, evde ne var ne yok almış götürmüş. başlamışlar adam konuşmaya , akıl vermeye; yok efendim kapı kiliştli değilmiş, yok efendim nasıl haberi olmamış, sesi duymamış mı falan filan.. Adamcağız dayanamamış artık bunca dırdıra; - Lan hırsızın hiç mi suçu yok! ".... Şimdi efendim; Yanlış anlaşılmanın kökeninde muhatabaın yanlış anlaması yatar, anlayanın kasılması gerekirken, anlaşılma noktasında benim kasılmam çok kötü bir durum. Geçi karşımızdakinin algısı kadardır anlattığımız diye bilriz ama, amaaannn birazda karşı taraf empati yapsın öyle değil mi! yada boşayalım öyle sıkıntıya sokan arkadaş ve arkadaşlıklarımızı :) yani usulünce elbette:) efendim selam ve saygılar.

Yücel! 
 05.06.2008 9:26
Cevap :
Aslinda dedigin gibi biraz da karsi taraf dusunsun. Tek tarafli yazdim yaziyi hep biz cirpiniyoruz yanlis anlasilmayalim diye biraz da karsi taraf nedenler, niyeler ve nicinler ile gelmekten cekinsin di mi? Katkin ve yorumun icin cok tesekkurler. Sevgi ve selamlarimla.  05.06.2008 14:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 237
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1295
Kayıt tarihi
: 06.08.07
 
 

Biyolojinin son yıllarda, özellikle son 10 yılda içeriğinin yoğun bir şekilde moleküler düzeye inmes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster