Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '10

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
856
 

Yanlışları Doğru Yapan oğlum

Merhaba Sevgili oğlum,

İnsan her zaman hata yapabilir. Önemli olan hatada ısrar etmemek ve hatalarından en kısa zamanda dönmesini bilmektir. Bunu başarabilen insan hata yapmaktan korkmaz ve çevresine de hatalarından kurtulma yollarını öğreten insan olur. Bu öğretme bir okul gibi değil, davranışları ile insanları etkileyerek olur.

Canım oğlum,

Çocuklar ve gençler, yaşça büyüklere nazaran daha çok yanlış yaparlar kanısı toplumumuzda yaygındır. O yüzden anne ve babalar kendilerinin her şeyi çok daha iyi bildiklerini, çocukların çok yanlış yaptıklarını düşünerek sürekli onları azarlamaya , terslemeye , yanlışlarını söylemeye bakarlar. Bu aynı zamanda engelliler ve kadınlar içinde geçerlidir. Bazen kadın güçlü olursa kocasını da yönlendirir. Bunları sen çevrene baktığın zaman gündüz güneşi, gece ayı nasıl görüyorsan bunları da öyle görebilirsin.

Sevgili oğlum,

Buna nazaran anne ve babasının hakikaten sevdiği , fikirlerine değer verdiği ve her zaman sevgisini çocuklarına gösteren, öyle olur olmaz çocuklarını azarlamayan ve çağdaş, modern ailelerde vardır. Bunlardan bir tanesinin de bizim ailemiz olduğunu sen bilmektesin. İşte bu ailelerde çocuklar her şeyi anne ve babaları ile paylaştıkları içinde çocukların hatası daha az olur.

Sevgili oğlum,

Gene sıkça deneme sınavlarına, okul sınavlarına ve yarışma sınavlarına giren insan olarak bilmektesin ki, dersine iyi çalışmış, öğretmenini iyi dinlemiş, heyecanını yenmiş, aceleci olmayan çocuklar sınavlarda daha az yanlış yapar ve sınavda hep yarışmayı önde tamamlarlar.

Canım oğlum,

Hayatta aynen sizin okul hayatınıza benzer. Sadece kendi yanlışı ile uğraşan ve edindiği mesleği en iyi şekilde, insanları aldatmadan , dürüstçe yapan insanlarda hayatta az yanlış yaparlar ve bu çabalarının karşılığı olarak da çalışmayarak veya az çalışarak onun bunun dedikodusu ve geliri ile uğraşan insanların hataları da çok olduğundan hayat boyu sıkıntılardan kurtulmazlar. Ama insan bir an hatalarını artık yapmayacağına karar verir hatalarını artık yapmamaya başlarsa o zaman yanlışların bile doğruluklara gittiğini görürsün.

Canım oğlum,

Yeni tanıştığım bir arkadaşım ile konuşurken , kendisi bir zamanlar alkol düşkünü olduğunu söyleyince çok şaşırdım. O arkadaşım artık alkolü bırakarak tüm zamanını arkadaşlarını sevmeye, ailesine, mesleğine adayarak yeni bir insan olmuştu.

Canım oğlum,

Gene anne ve babamın uzaktan akrabamız olan ve sonradan alkol tutkusunu insanlara yardım etmeye yönlendirdiğini söyledikleri zaman inanmakta güçlük çekmiştim. Demek ki insanın hata yapması suç değil, hatalarını görememesi ve hatalarından, engeline rağmen hayatta başarılı olmuş insanlardan ders alamaması ve onların hayat mücadelesini iyi anlamaması , alkol tutkusu örneğinde olduğu gibi insanların hatalarını nasıl güzelliklere dönüştürdüklerini görememesi bence suç. Bu suça ortak olmamak için çevremize olumsuzluklarla bakan , “hatalarımızdan nasıl arınabiliriz” sorusunu kendisine sormayan insanlardan her zaman ibret alınacak şeyler bulurum..

Canım oğlum,

Hayatta insanlara rastlarım . İşleri güçleri mazeret üretmektir. “Nasıl hayatta başarılı olurum? Mesleğimi nasıl geliştiririm?” den çok Şunun maaşı şu kadar olmuş, şunda bu kadar para varmış” gibi ne kendilerine, ne çevrelerine faydası olmayacak şeylerle zaman harcayanlardan uzak kalmaya gayret ederim.

Canım oğlum,

Zamanında ben de her şeyi anne ve babadan bekleyen , tüm çevremizdeki insanlar gibi hep başkalarına bakan ama kendimize bakmayan, haklarımızı bilmeyen ve aramayan insan iken, bir gün haklarımızın farkına geç de olsa vararak haklarımızı arayarak almaya başladığımız zaman hayatın güzellikleri keşfederek “ Keşke bu hak aramayı on yıllar önce öğrenseydik” diye hayıflanan insan olduğumu da inkar edemem.

Canım oğlum,

Hatalarımızı zamanında anlayamadığımız zaman sonradan telafi edemiyor insan. Aslında telafi eder de “ el alem bu yaştan sonra neden okuyorsun?” diye ayıplamasın diye harekete geçmez.

Misal mi istersin. Bir insan diyelim ki , okuyacak imkanı varken okumadı ve bir kahvehaneye garson oldu. Sonradan pişman olarak okumak istedi. Okuyamaz mı? Açık lise yok mu? Gece okulları yok mu? İnsana imkan sunan o kadar güzel şeyler var li? . Mesela zamanında babası muhalefet ettiği için okuyamayan ev hanımları açık lise , açık üniversite okuyamaz mı ? Okur ve gelişir de , hiç olmazsa senin gibi ilköğretimde okuyan çocuklarına güzel örnek olur. Çocuklarda “ annem ve babam okumadığına pişman olmuş ve bu yaşta lise tamamlıyor, bizlerde ilerde pişman olmayalım “diye düşünse bile yetmez mi o annenin güzel çabası. Ama “ el alem ne der beni ayıplar mı ?” diye düşünen insan çocuklarına güzel örnek olmaktan kaçınır.

Canım oğlum,

İşte hatada ısrar etmek ve çevrenin görüşlerine bu kadar önem vererek kendimizi, gelişimimizi, hatadan dönme gayretimizi çevremizin kısır görüşlerine hapsederek “ el alem ne der?” diyerek çevrenin görüşlerine kendimizi bırakmak çok büyük suç işte.

Canım oğlum,

İnsanlar hayat ile mücadelesini çevresindeki insanlardan bir şey beklemeden devam ettirirlerse, hayatta sıkıntı çekmezler. Hep başkalarından bir şeyler bekleyen insan karşılık bulamazsa mutsuz olur . O yüzden insan kendine yeten ayakları, üzerine duran insan olmaya bakmalıdır. Kendi kendine yeten ve ailesini de başkalarına muhtaç etmeyen insanın hayatta hatası da az oluyor.

Canım oğlum,

Gençler “ Annem ve babam var bana bakıyor” diyerek meslek edinmekten asla geri kalmamalı. Anne ve babalar zamanla bizi terk ediyorlar başka dünyaya gidiyorlar ama mesleğimiz bizi terk etmiyor ve gücümüz yettiğince bizimle kalmakta. Bu yüzden insan başkaları ile uğraşmak yerine mesleğinde gelişmeye bakmalı. Çevreye çok önem veren insan bir de bakar ki kendisini ihmal etmiş.

Canım oğlum,

Ben de zamanında çok hata yaptım. Çevremdeki insanlarla geyik muhabbetine bakarken kendimizi istediğimiz gibi geliştiremedik. İşte bu hatalarımızı da çok çabalamamıza rağmen telafi edememiş olmamızı sen anla ve bizlerin hatalarından bile ders çıkararak hayatını güzelleştirmeye bak olmaz mı. Ben açık yüreklilikle hatalarımı senle paylaşmaktayım. Çünkü hatalarımızı anlatalım ki, aynı hatalara başkaları da düşmeden ibret alsınlar. Belki sen almasan da bu mektubu okuyan insanlar ibret alarak hayatlarına belki çeki düzen verirler.

Canım oğlum,

Biz hatalarımızı size anlatalım ki , siz bile hatalarınızdan ders çıkarın. Bazen insanlar anne ve babalarına asi olur çok zarar ederler de bunları nedense çocuklarına bile anlatmazlar. Anlatmama hataların üstüne yatmak insana sıkıntıdan başka bir şey de vermez zaten

Muhabbetle öperim.

TURAN YALÇIN-TOKAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok sevgili Yalçın, Bana yıllar önce okuyup sonra çerçevelettirip müdürlüğünü yaptığım lisenin duvarına astığım, "Efesli Babanın Oğluna Öğütleri" adlı hikayeyi anımsattın. Orada da baba oğluna şöyle sesleniyordu; "bak oğlum birisini suçlayıp mahkum edebilirsin hatta idama bile uğratabilirsin ama ne olur oğlum onu bir kere dinle! Çünkü her insanın bir hikayesi vardır." der. Aynen sizin gibi işte! Öncelikle size teşekkür ediyorum; duyarlı babasınız bir bir de duyarlı bir insansınız iki.. Bunlar yete de artar bile ya.. Umarım her iki şekilde de muaffak olursunuz. Selamlar ve saygılar..

Halil Güven (Sökeli) 
 30.08.2010 11:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1096
Toplam yorum
: 347
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1537
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster