Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
236
 

Yanmayacaksan, yakma…

Yanmayacaksan, yakma…
 

Senden bana yer yok...


Gidince biter sandım. Ardımda bıraktığım hayallerimin üzerindeki kan lekelerinin faili meçhul da değil üstelik. Parmaklarından kan damlıyor şimdi. Sırtımda el izin. Yüreğimin çıkıp gittiği yerde atmayan can damarımla içi boş bir beden gibi yaşamaya alıştım. Üzülmek mi? O da ne? Sıradan hikayeler anlatıyor etrafımdakiler. Üzüldükleri, canlarını yakan her konuya gülüp geçiyorum.
fb_ımg_1455032510523.jpg.jpg

Gittim. Bit diye gittim. İçimde tüken diye gittim. Dokunduğun yer filizleniyor yeniden. Yabani ot gibi rengarenk çiçeklerimin yerini daraltıyorsun. Kökünden söküp attıkça hiç beklenmedik yerlerden yeniden yeşeriyorsun. Yeşerme. Sarılma benim köklerime. Terk et artık benim masum topraklarımı. Oyun oynanacak yer değil benim ruhum. Benimle oynama artık. Oyun oynama yaşımız çok gerilerde kaldı.

Bende yaşıyor olmandan dolayı yaşayamıyorum biliyorum. Senden bana yer yok. Takvim yapraklarından kaç sayfa daha tüketmeliyim, kaç kişinin kanına girmeli, canını yakmalı, kalpsizliğimi sürdürmeye çalışmalı ve acımasızlık rolü yapmalıyım bilmiyorum.

Güvenmek ne demek unuttum gitti. Her adının geçmesi bir ise, etkisinin bin olduğu hesap kitap şaşmış bir hayatın içindeyim. Formülü yok. Seni unutmanın da, yok etmenin de bir formülü yok bu dünya da. O kadar ulema, alim bir çare bulsaydı ya bunca zaman aşk sızısına, aldanma acısına, terk edilme vahşetinden açılan yaralara.

fb_ımg_1454789314844.jpg.jpg

Yarım kalmak ile baş etmeye çalışmak ne demek bilemezsin. Kendini hep tam sanmak senin için ne kadar zorsa, yarımlığımla seni hala var sanmak da bir o kadar zor işte.

Bazen şaşırıp bakıyorsun gözlerime, gülümsüyorsun, varmış gibi yapıyorsun ya, hep buradaymış, hiç gitmemişsin gibi, yapma. Canımı ateşe veriyorsun. Yakıyorsun dokunduğun zerreciklerinle, alev alıyorum. Kül olmaya yüz tutmuş bir közken, kor oluyorum önce ve sonra her şeyi, her yeri yakacak kadar kocaman bir alev topu. Yapma. Benimle o ateşte yanmayacaksan, yakma beni.

Sen olmadan seninle aşk olmayı öğrenmiştim. Eksiklikle, tammış gibi yaşamayı benimsemiştim. Kendimi kandırmayı başarmıştım. Ne düşmansın, ne dost, ne yarsın, ne cansın, ne kalansın, ne de giden. Gitsen tam bir gidiş olmalı, kalsan yaşamak. Yaşamak isterken, yok sayılmak ne acı. Acıtma. Öldürme insanlığımı. Dokunma. Dokunduğun yer amansız yara. Senden başka hiç bir varlığın dokunmasını istemiyorum ruhuma. İyileştireceğini bilsem de kaçıyorum başka dokunuşlardan. Gideceksen git artık. Sen hiç kendinden vazgeçtin mi? Kendini yok saydın mı? Aynadaki görüntünün içinde olmayışınla yüzleştin mi hiç? Bir kaç dakikalık rüyaları, bir asır gibi yaşamayı diledin mi hiç? Eksildin mi lime lime her geçen gün? Hayatım diyen birinin hayatının hiç bir yerinde olmadığına şahit oldun mu hiç? Nefret edebilmek için birinden, Tanrı’ya yalvardın mı? Ruhunu iplerinden zihnine bağlayıp esir ettin mi? Sonra o esir ruh, bir dokunuşla kaçtı mı sakladığın yerden? Dümeni kaybolmuş koskoca bir gemi gibi karaya oturdun mu esen hafif bir rüzgarda? Bir kelimenin peşinde dünyaya bir cümle olmak kolay, o cümle ile seni şaheser edenin gönlü olmasa anılır mıydın hiç?

 

fb_ımg_1454615256001.jpg.jpg

 

Eksildin. Umuttun diye eksildin haberin yok. Hayaldin, kabusa döndün, tükendin. Vazgeçilebildin denemez ama yok sayılman için çabalıyorum bu aralar. Sessizliğimle attığım çığlıklar benim gibi ruhların tercümanı oluyor şimdi. Sana sırtımı döndüm artık. Kalleşliğinle çekip gittiğinden beri, sırtımın arkasında kaldın sen.

fb_ımg_1454774414700.jpg.jpg

Önümde serili rengarenk çiçek tarlaları, alabildiğine deniz ve üzeri gök kuşağı. Kar da güzel, yağmur da. Güneş de benim üzerime doğar yakında. Martılar özgürlük şarkısını söyler yeniden.. Özgürlüğüm yakın. Özgürken gel bana da bir bakalım hala yerin boş mu? Ben özgür kalınca tek cümleliğinin anlamı aynı mı artık? Özgürlüğüm esir edenleri korkutur.

Martılarla anlaş da seni beklesinler… 

 
fb_ımg_1454615256001.jpg.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 217
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evind..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster