Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '18

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
786
 

Yapay Zeka (3)

Yapay Zeka (3)
 

Bugünde üzerinde son zamanlarda çok yazılıp çizilen, bir çok Hollywood filmine, bilgisayar oyununa ilham kaynağı olan bir konuyu ele alacağız.

Yapay zekayı kastediyorum!.                                                                                      

Yapay zekanın günümüzde geldiği noktayı en iyi anlatan National Geographic’in hazırladığı belgesellerden yola çıkıp sizlere aktarmaya çalışacağım.

Öncellikle şunu söylemekte bir fayda görüyorum: Bir dünya düşünün, birçok şey bilgisayar ortamında bir hologramda ve her şeyiniz kayıt altında. Her yerde, her alanda neredeyse bizim hislerimize ve azmimize yetişmiş robotlar var. Hatta bizim yaptığımız işleri beğenmeyen mühendislikte, mimaride, yaratıcılıkta bizi geçmiş yapay zekaya sahip robotlar ve onlar yüzünden iişsiz kalmış onlarca insan. Artık sıradan bir dünyada değil bizim gibi düşünen, kısmen de hissedebilen robotlarla içiçe yaşamlarımızı sürdürdüğümüz bir yer burası.

Şimdilik kulağa çok çılgınca bir şey gibi gelebilir; ama bu yazdıklarımız çok uzak bir gelecekte değil çok yakın bir zamanda gerçekleşmesi olası şeyler. Mesela; ölen bir insanın beyninin bilgisayara bağlanıp, onun holografik bedeniyle beraber yaşadığımız bir yer olabilecek.

Düşünün; ölüm ve doğum sirkülasyonun olmadığı bir yer ne kadar sıkıcı olur? Bu gelişmelerin sonucunda; tüm para kazanmak ve rant elde etmek isteyen firmaların, sırf daha çok kazanmak adına insanlığın sonunu getireceklerini düşünmeden yaptıkları,(yaşadığımız evrenin her alanında) yapay zekaya sahip robotlar, çok büyük bir kaosa sebep olacak gibi görünüyor. Ve belki bir sabah robotların insanlara savaş açtığı bir güne uyanacağız .İnsanların kendi elleriyle yaptığı robotların insanlığı yok ettiği bir dünyada yaşama koşullarımız olacak.... İnsanlar ve robotlar arasındaki savaşı kaybetmiş bir insanlık, yakın bir gelecekte bizler için kaçınılmaz bir son olacak.

Yapay zeka ile ilgili farklı yaklaşımlar da şöyle;

Yapay zekanın günümüzde insan zekasının çok daha ilerisinde bir boyutta olduğunu, son geliştirilen teknolojik aletlerden ve robotlardan anlıyoruz.                 

Mesela; insanlar bir şey yaparken fiziki efor sarf ederken, kitap veya ansiklopedi araştırmak zorundayken, yapay zekanın yarattığı teknoloji bunu bizim yerimize göz açıp kapayıncaya kadar halledebiliyor. 

Bunun sonucunda birçok insan, projelerini veya mesleki makalelerini oluştururken teknolojiden yardım alıyor, kütüphane veya öz kaynaktan değil! Bu ilk başta hayatımızı kolaylaştırıyor gibi gelebilir, fakat giderek robotik, duygusuz bir nesilyarattığı göz ardı edilmeyecek bir gerçek. Çünkü sizin yerinize düşünen, karar veren yapay zekanın yarattığı teknolojik robotlar bugün günümüz hayatının her alanında var. Tıp, eğitim, ziraat, hatta hizmet sektöründe bile yerlerini aldılar. 

Mesela insan zekasıyla yarışan, kendini günden güne geliştirebilen, sizinle konuştuğu şeyi kaydedip üzerine yeni şeyler geliştirebilen bu robotlar varoluş hissinin heyecanına bile sahip olacaklar. Bu, kulağa çok çılgınca gelebilir; ama yapay zekanın bize sunduğu teknolojik gelişmelerden bunun çok daha üzerinde bir teknolojiye sahip olduğu tahmin edilebiliriz.

Belki de insanoğlunun hırsları yüzünden önüne geçemediği ve bir sonrakini merakla beklediği, kendi elleriyle yarattığı robotlar, teknolojik aletler vs insanların gelecekte işsiz ve pasif bir hayat yaşamasına, üretmemesine ve yarattığı şeylerin heyecanını duymamasına neden olacak. Bu insanlığın sonunu bile getirebilir. 

Düşünün; nöral ağlarla öğrenen makinalar, her alanda çalışabilen robotlar mühendislikte, endüstride, hastanede, okulda, restaurantta, tarlada… vs. Bunun nihayetinde üretmeyi durdurmuş, düşünmeyen, tembel ve pasif beyinler… Zaten insanoğlunun yerine düşünen ve çalışan robotlar var, neden bir şey yapmak için çabalasınlar ki?

Şimdilik birçok insan bunu olağan dışı bir olay gibi algılayabilir, fakat sadece bir internet kullanımıyla,  yani smart telefon veya bilgisayar kullanımının insanları birbirinden ne kadar uzaklaştırdığını, sosyal ağ paylaşımı yüzünden asosyal bir topluma doğru giden, gerçek sevgi ve paylaşımdan çok uzak bir yaşamın kapılarını araladığı apaçık bir gerçek. Kulağa ne kadar hoş gelmese de, yapay zekanın insanlığın sonunu hazırladığı ortada.

Hatta ileriki zamanlarda insanlarla aralarında savaşlar bile meydana gelebilir. Çok masum düşünen yada bu yaşananları uydurma,deli saçması olarak değerlendiren insanlar için de bir alt başlıkla şunu diyebiliriz: insanın yerini her alanda almaya hazırlanan yapay zekanın gelişine insan beyni ne kadar hazır?

Düşünün, ölen bir çocuğunuzun beyninin kopyalanıp yapay zekâyla tekrar yaratıldığını ve ölümsüz bir dünyada yaşayacak olmasını... Ya da bir gün uyanınca kendi ellerimizle hazırladığımız akıllı robot ve makinaların tüm dünyada sahip olduğumuz her şeyi istila ettiğini.

Bence öncelikle bir çoğumuzun (özellikle yapay zekanın tehlikeli olmadığını düşünenlerin) kendine bu soruyu sorması gerekiyor: İnsan beyni yapay zekanın gelişine ne kadar hazır?

Bunu çok iyi anlatan bir belgesel dizisi var. (1) Çok yalın bir dille National Geographic tarafından belgesel olarak ekrana aktarılmış olan, bu film tadında muhteşem seriyi izlemenizi tavsiye edebilirim, çünkü ne kadar da kabul etmeseniz yapay zekanın varlığı hayatımıza girmiş durumda.

Bunu ALTIN ÇAĞ’ın bir hamlesi olarak düşünün ve konuya bir de bu taraftan olumlu şekilde bakmaya çalışalım derim..

Ahmed F. Yüksel

facebook.com/ahmedfevzi.yuksel
instagram.com/sufafy
twitter.com/sufafy

 

(1) https://m.youtube.com/watch?v=5Ll3DAX4rg8

 

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Insan hayatını kolaylaştırmak gibi masumane bir bahaneyle geliştirilen yapay zekanın bir gün insanlığın yerine geçmesi ihtimali oldukça ürkütücü. Aslında daha da ürkütücü olan insanlığın kendi his dünyasından gittikçe koparak robotlaşması. Bir yandan biz onları programlarken diğer yandan da onlar bizden topladıkları verilerle bizleri yönlendiriyor, bir bakıma yeniden programlıyorlar. Bu kısır döngüden, Resulullahın bir yere varmak icin her seferinde başka yollar tercih etmesi örneğini mümkün olduğu kadar uygulayarak çıkabilir, insan olmanın farkını hissetmeye çalışabiliriz.

Ebru Kaynak 
 19.03.2018 9:59
 

serinin 3.yazisida cok açiklayici olmus elinize saglik. bu yaziniz bana okudum bir sözü hatırlattı. korkulacak olan yapay zeka değil,sürwkli kendini tekrar eden ezberden çıkamayan ;kendini yenileyemeyen yatay zekadır. sonucta yapay zekayida yaratan o mubtesem insan zekasi ,bu gelişmeleri bir şekilde kontrol altına alıp,insanların faydalanacağı bir pozisyonu koruyup önlemini alacaktır. bir sonraki yazınızı hasretle bekliyorum.

gönül adamı 
 18.03.2018 13:56
 

Umarım farkındalık açar insanlarda. Biraz uğraşıp öğrenmemiz gereken bir konu yapay zeka. Kitap tavsiyesi olanlardan tavsiye bekliyoruz...

Volkan Tolga 
 18.03.2018 1:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 541
Toplam yorum
: 1704
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 11338
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster