Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '10

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1365
 

Yaprak döker bir yanımız

Nasıldı Hasan Hüseyin’in o dizeleri?

“Yaprak döker bir yanımız

Bir yanımız bahar bahçe”


Bugünlerde gelip gelip dilime dolanıyor bu dizeler.

Neden?

Bir de eski yılların ilkokul Türkçe kitaplarında kalan Şükrü Enis Regü’nün Elma Ağacı adlı o unutulmaz şiiri…

“Yine başladı soğuklar,
Boyuna yağıp duruyor yağmur.
Esiyor rüzgâr acı acı.
Nasıl geçireceksin bu kışı
Elma Ağacı?

Gölgen de yok ki sana arkadaş olsun;
Tek başına kaldın bu kış kıyamette;
Artık kimse bakmaz oldu yüzüne;
Dallarına tırmanmıyor çocuklar,
Kuşlar uğramıyor semtine.

Üzülme bu günler çabuk geçer,
Bir bakarsın bahar geliverir.
Yeniden allanıp süslenirsin,
Bizim için yine çiçek açar,
Meyve verirsin.”


Tam bugünlere uygun bir şiir…

Kısalan, çabucak bitiveren aydınlık gündüzler… Erkenden bastıran karanlık akşamlar… Rüzgârlar, yağmurlar, eli kulağında soğuklar…

Ne yapsın elma ağacı?

Rüzgârla savrulan yapraklarının ardından göz yaşı mı döksün? Karanlık ve soğuk gecelerde çıplak kaldığına mı yansın? Yalnızlığına ağıt mı yaksın?

Bütün yaprak döken ağaçlar gibi o da en uygun olanı yapıyor. Bütün ışıklarını söndürüp uzun bir uykuya çekiliyor. Gelecek aydınlık ve sıcak günler için güç toplamaya yatıyor.

Genel kuraldır: Rakibin senden güçlüyse ve senin de mücadele edecek gücün yoksa, durumu kabullen; yeniden güç toplamak için kendine zaman tanı.

Uzun kış uykusunda yeniden allanıp süsleneceğin, meyve vereceğin güzel günlerin rüyasını gör. Dışarıda yağmurlar, fırtınalar sürerken sen “bahar bahçelerini” düşün. Karamsarlığı kapı dışarı et. Umudu yeşertmeye bak.

Nedir yani, bir elma ağacı kadar da olamayacak mı bu ülkenin insanı?

Sekiz yıldır süren uzun, karanlık ve soğuk günlerde hiç mi bir şey öğrenmedi bu halk? Sıcak ve aydınlık günlere ulaşmak için hiç mi güç toplamadı? Sadece Bekir Coşkun’un “göbeğini kaşıyan adamı” gibi yattığı yerden memnun, bir o yana, bir bu yana debelenip durdu mu?

Elma ağacına bakın da ders alın.

Ve insanlığınızdan utanın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan gibi yaşamanın kılavuzudur zaten doğa. Karınca kışlık erzağını depolar. Leylekler sıcak ülkelere göç eder. Fasulye tanesi nemli bir ortam buluncaya kadar ölü taklidi yapar, nemi görünce hemen yeşerir:) Kediler yüzlerini yıkar, hiç görünmeyecek duruma gelinceye kadar dışkılarının üzerine toprak, kum atarlar. Ya bizler? Biz, eşref-i mahlûkat? Eşek bile çamurlu suya iki kere düşmezmiş. Oysa bizler gönüllü atarız kendimizi çamurlu sulara...Kaba bir yorum olduysa bağışlanmayı dilerim. Yazınızı okuyunca duyarsızlığa ve aptallığa duyduğum tepkilerim geldi aklıma da. İçtenlikle kutluyorum bu güzel, ders verici yazınız için. Saygı ve selamlarımla...

Tülin Aksoy 
 02.12.2010 23:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 697
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Emekli öğretmen... Yayımlanmış yedi kitabı var. Orhan Pamuk'la birlikte Nobel alma umudu kalmadığı i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster