Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '20

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
52
 

yaradan, kurban

   Yazdığım yazıları sonradan düzenleme yapıp, değiştirmeyi pek sevmem doğrusu; çünkü bu bana mermerden ortaya çıkarılmış bir heykeli sonradan değiştirmeye kalkmak gibi gelir. Heykeli değiştirmeye kalkarken, ilk halini kırıp, dökme ve yaratımına müdahale etmek olmaz mı?

    Yaratma eylemi, belli bir anda ve mekanda yaratıcının o anki psikolojik duygu durumunun ve zihinsel konsantrasyonunun sonucu değilm midir? Bir ırmakta iki defa yıkanmanın imkansızlığı misali, o yaratma anını daha yaşamak imkansızdır...

    Bir fotoğrafçının, mükemmel bir anda yakaladığı harikulade bir eserini; aynı mükemmellikte tekrar yakalaması ne kadar zor olsa gerektir? Zaten öyle olmasaydı eserin özgünlüğü ne derece gerçekleşmiş olurdu?

   Tabii ki bunun tersini savunup, eseri mükemmelleştirmek ve yaratıcılıkta kusursuzluğa ulaşmayı savunanlar çıkacaktır. Bu düşünceyi, günümüz estetik tıbbının ulaştığı son nokta ve kusursuzluk arayışı sonucunda birbirine son derece benzeyen yüz hatlarının, ne kadar estetik durduğuna getirmek istiyorum...

   Yaradanın dünyaya getirdiği nevi şahsına münhasır insanın doğal güzelliği, benim için daha etkileyici doğrusu... Ona yapılan müdahaleleri de rahatsız edici buluyorum doğrusu...

   O yüzden, şunu demek lazım olsa gerek "Yaradana kurban..."

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 120
Kayıt tarihi
: 17.09.17
 
 

Okumayı ve hayatı sorgulamayı seven, yüksek lisans mezunu bir eğitimciyim. Öğrenmenin sonunun olm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster