Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '09

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
566
 

Yaratıcı Drama bilgisinden yoksun olanlar,Eğitim Koç'u olamazlar !..

Yaratıcı Drama bilgisinden yoksun olanlar,Eğitim Koç'u olamazlar !..
 

Birlikte,yaşayarak...






Matbaanın, ülkemize 50 Yıl gecikmeyle gelmesinin acı reçetesini, millet olarak, hâlen ödüyoruz. Gelişmiş ülke insanlarıyla kıyasladığımızda, kişi başına düşen ‘kitap okuma oranımızın’ rakamsal göstergesi, çok acıklı bir durumdadır.

Aynı gecikmeye maruz kaldığımız, televizyonun ve bilişim dünyası’nın yıllar geçmesine rağmen, kültürümüzde sindirilememiş olmasının temelinde de bu sorun yatmaktadır.

EMPATİ (duygudaşlık ) sözcüğüyle tanışmamız da henüz 15 yıllık bir maziye sahiptir. ''Sekiz zekâ kuramından '' habersiz bir eğitim dünyamızın olduğu da maalesef acı bir gerçektir.

Bu nedenle, velilerin çoğu, çocuklarının kendi yetenekleri doğrultusunda değil; kendi düşlerindeki tasarladıkları gibi bir geleceğe sahip olmaları konusunda ısrarcıdırlar.

Okumayı sevmeyen, interneti kendine yararlı bir duruma getiremeyenlerin kalabalıklar halinde olduğu yerlerde, EMPATİ duygusunun gelişiminden söz edilemez.

Böyle toplumlarda, bilinçsiz bir tüketim çılgınlığı yaşanır. Üretmeyen;hep hazıra konan ;sanata,estetiğe ve bilime duyarsız çocukların yetiştirildiği gruplardan, geleceğe dair ne beklersiniz ?..

Okul ve dershane sarmalında, bilgisayarların test seçenekleri arasına sıkıştırılmış çocuklar robotlaşırlar. Nitekim, ülkemizde de böyle olmuş ve çocuklarımız, yaratıcılıktan uzak; tüm yaşamını çoktan seçmeli sorulara adamışlardır.

Yaratıcı Drama yoluyla eğitim veren çağdaş ülkeler, dünya çapında genç mucitleri; bilim ve teknolojide üst seviyede; sanatta evrensel güce sahip gençleriyle övünmektedirler.

Mutlu ve sağlıklı çocukları bünyelerinde yetiştirmektedirler.

Ülkemizde, YARATICI DRAMA’ nın önemini kavrayıp; derslerini bu yöntem üzerinde kurgulamış okul sayısı bir elin parmakları kadar azdır..

Bu konuya kendisini adamış bir eğitimci olarak,Yaratıcı Drama’nın önemini ve içeriğini, sizlerle paylaşmak istiyorum.

Geçen dönemde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün düzenlediği, öğretmenlere yönelik’’ Hizmet içi Yaratıcı Drama Seminerleri ‘’ vermiştim. Kursiyer öğretmen-öğrencilerimle, oldukça keyifli saatler geçirmiştik.

Finalde, küçük atölye çalışmalarımızla tüm kursiyerlerim, çocukların dünyasına girerek çok başarılı oyunlar sergilemişlerdi.

Sonuçta şu ana fikre ulaşılmıştık:

Toplumuzun tüm katmanlarında, sevgisizlik egemen olmuştur. Bunun da ilâçla tedavisi mümkün değildir.

Yaratıcı Drama Atölye çalışmaları, katılımcılarda gizli kalmış ve bastırılmış yeteneklerini ortaya çıkarmakta; empati (Duygudaşlık ) düşüncesini geliştirmektedir.

Eğitimde ,Yaratıcı Drama çalışmalarının mutlaka yapılması ve çocuklarımızın yeteneklerinin ortaya çıkarılarak gelecekte, özgüveni olan bir nesil yetiştirilmelidir.

Her çocuk değerlidir ve özgündür. Çocuk sevgi duyduğu ortamda başarılı olabilir. Kendine özgü yetenekleri olmayan hiç bir insan yoktur. Eğitim yoluyla bu yetiler ortaya çıkarılmalıdır.

Eğitim sistemimiz, dershaneler dâhil; ezberci bir sistem içinde bocalamaktadır. Çocuklarımız, ‘’iki arada-bir derede’’ kalmışlardır. Öğrencilerin yetenekleri ve zekâ düzeyleri yeterince saptanmadan; çocuklar,bir dayatma içerisine sürüklenmişlerdir.

Okullarımızın hali ortadayken; dershanelerden medet uman velilerimiz de sonuçta hüsrana uğramaktadırlar.

Sonuçta, Yaratıcı Drama ve Bilinçli Yetenek ve Zekâ düzeyine ilşkin saptamalarla, her çocuğa uygun öğretim yöntemlerini uygulayan EĞİTİM Koç’luğu Kurumu’na ve alanında yetkin; birikimli ve deneyimli eğitimcilerin yardımına şiddetle ihtiyaç hâsıl olmuştur.

Ülkemizde, gerçek, EĞİTİM KOÇLUĞU yapan kurumların sayısı oldukça azdır. Olanlar da Ankara ve İstanbul’la sınırlı durumdadır.

Bilgi ve deneyim sahibi olmadan ;sırf maddi çıkarlar üzerine kurulmuş sözde eğitim kuleleri ,en ufak bir rüzgârda yıkılmaya mahkûmdur !..

Bu çürük kulelerin altında kalanlar da maalesef çocuklarımız olmaktadır.

Ülkemizde,son yıllarda mantar gibi biten ve uyduruk binalarda açılan ; liyâkatince denetimi yapılmayan,bazı '' sözde özel eğitim ve rehberlik merkezlerinin '' maddi çıkardan başka bir şey gözetmedikleri âşikârdır.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın,bu metruk kuruluşları yeterince, ''neden denetlemediği ''de ayrıca merak konusudur.

Eğitim Koçluğuna soyunanların da mutlaka Yaratıcı Drama Uzmanı olmaları gerekmektedir. Aksi durumda, sonuç, yine KOCAMAN BİR SIFIR’DIR.

Empati duygusu gelişmemiş insandan öğretmen olmaz !...Bu da Yaratıcı Drama’dan geçer…

’Her çocuk, işlenmeye hazır bir cevherdir.’’… ‘’ Altın yere düşmekle değer kaybetmez .’’

Yeter ki altın, gerçek sarrafın elinde işlensin…

Sadece çocuklarımızın değil; öğretmenlerimizin; velilerimizin; çalışanlarımızın; ev hanımlarımızın da ihtiyaç duyduğu yaratıcılık dersleri kitlelere yaygınlaştırılmalıdır.

Her alanda, huzurun, mutluluğun ve başarının yolu YARATICI DRAMA eğitiminden geçer.

Küskün aile bireylerinin bile ,Yaratıcı Drama atölye dersleriyle mutluluğu yakaladıklarına;ruh sağlıklarına kavuştuklarına uygulamalarım sırasında, bizzat, tanık oldum.

Yaparak ve yaşayarak öğrenme, yaşam boyu unutulmayacak bir etkinliktir.

Bir konuyu dinleyerek, yüzde on oranında algılarız; ama yaparak-yaşayarak yüzde doksanlara ulaşan bir algılama seviyesine ulaşırız.

Sevgili Okurlarımız,değerli öğrenciler ve veliler !..

Yaratıcı Drama eğitimi konusunda birikimlerimi, siz saygıdeğer okurlarımla paylaşmak istiyorum.


Amacım geniş kitlelere bu etkinliği ulaştırmaktır. Bu konudaki gelişmeleri, size bildirmek ve Yaratıcı Drama konusunda daha ayrıntılı bilgileri, ilginç oyunları ve anılarımı ileriki yazılarımda, sizlerle paylaşmak istiyorum...

Saygılarımı sunarım.

Mesut SELEK ( Drama -Öğretim Görevlisi )

****************************************************************

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1521
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1624
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster