Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1731
 

Yaratıcı Yazarlık

Yaratıcı Yazarlık
 

Büyübozumu:Yaratıcı Yazarlık Kitap Kapağı


Yazar olmanın okulu yok ne yazık ki. Çünkü yazar olmanın kesin kural ve kaideleri de yok. Yazar olmak için gereken en önemli şartlardan biri yetenek ne yazık ki bu da herkeste bulunmuyor. Yetenekte okuldan kazanılacak bir şey değil. Öyle olsa müzikte, resimde ve diğer yetenek gerektiren alanların okulunu bitiren kişilerin hepsinin sanatçı olması gerekirdi.

Yazar olmayı da sanatçılık olarak ele alırsak bu böyle. Üniversitelerde Yaratıcı yazarlık dersleri var. Üniversite dışındada çeşitli kursların ve atölye çalışmalarının da sayıları gün geçtikçe artıyor. Hatta yazar koçluğu yapan kişiler bile var.

Bu yazın atölyelere gelenlerin hepsinin birincil amacı yazar olmak değil.Bazıları emekli “ Emeklilik günlerimi yazarak çizerek geçireyim diye düşünenler” .Bazıları ev kadını “ Evde çok canım sıkılıyor. Ben diğer ev kadınları gibi değilim. Farklıyım”diyor. Bazıları işinden ayrılmış, canı sıkkın, bazıları eşinden ayrılmış canı sıkkın. Bir süre sonra yazar olmanın en önemli şartlarından biri olan sebat sağlanamadığından kopuyorlar yazarlıktan.

Yazar olunamasa da bu atölyeler sayesinde insanlar okuduklarını daha iyi anlıyor. Bir kitabı okurken, bir filmi seyrederken nerelere bakması gerektiğini öğreniyor. Bir anlamda kültür hayatımıza bir katkı sağlanıyor bu eğitim çalışmaları sayesinde.

Yazar olmak için bazı şartlar var. (Prof. Dr. Ahmet İNAM –Atölye Dersleri) Bu şartların hepsinin bir araya gelmesi çok zor. Herkes bunu başaramasa da bu süreci yaşamakta bir şeydir.
-EMEK
-DONANIM
-EDEBİYAT AŞKI
-SEBAT
-YETENEK

Bunların hepsi yoksa da kişi kendine dürüst olarak, donanımlarını güçlendirip, iyi vakitte geçirebilirler. En azından entel bir görünüme sahip olabilir. (bu espride Ahmet İnam Hoca’ma aittir)


Bazı kişiler içinde yazarlık yolculuğunda yol arkadaşıdır atölye arkadaşları. Hocası da yürüdüğü yolda kılavuzluk eden kişidir.

Yaratıcı Yazarlık atölyesi bulunan yazar Murat Gülsoy’un (Büyübozumu:Yaratıcı Yazarlık) atölye derslerinde oynattığı bir salon oyunu var. İnsanın ömrü düşünüldüğünde edineceği bilgilerin sınırlı olduğu bir gerçek. İnsan zihninin bu sınırlı bilgilerle nasıl yaratıcı şeyler çıkarabileceğine bu oyun çok iyi bir örnek .
-Öncelikle oyunun kuralını bilmeyen bir kurban gerekli. Kurban dışarı çıkarılıyor. Diğer kalanlar oyunun kuralları konusunda anlaşmaya varıyorlar.

-Kurban içeri girdiğinde “Sen dışarıdayken içimizden birisi rüyasını anlattı. Senin görevin rüyanın ne olduğunu ve görenin kim olduğunu bulmak”deniyor.

-Kurban sadece evet ya da hayır şeklinde cevap verilebilecek sorular sorabiliyor. Kurbanın anlatacağı rüyada diğer oyuncuların müdahalesi olmaması için evet hayırların nasıl olacağı rastlantısal olarak belirleniyor.

Örneğin kurbanın sorduğu sorudaki ana kelimenin ilk harfi alfabenin N harfine kadar olanlara evet deniyor. N'den sonra gelen harflere ise hayır deniyor. Çelişkiye düşülmesi durumunda bu kural bozulabiliyor.

-Oyunun sonunda kurban kendi uydurduğu sorularla kendi rüyasını(hikayesini) oluşturuyor. Bir rüyayı bulmak için kendi rüyasını yaratmış oluyor.


Oyun sonunda insan zihninin hikayeler uydurma konusundaki ustalığı ortaya çıkıyor. Ayrıca kurbanın psikolojisi hakkındada fikir sahibi olunuyor.

Yazarlık aslında insanın kendi içine yapacağı bir yolculuk. Ancak aradığı soruların cevabını zihninde bulabilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok iyi yazılmış bir yazı.Ellerini, bilincinize sağlık. Sevgilerim, selamlarımla

Aynur AKKAYA 
 15.07.2010 0:30
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler.Sevgiler...  27.07.2010 19:36
 

Tüm sanat dalları için geçerli olan kıstas hayal gücüdür. Hayal gücü olmayan insan üretemez. Beyni sadece varolan ve soyut öğeleri öğrenmeye endekslidir. Saygılar,selamlar

Naile ASLAN 
 22.01.2010 9:49
Cevap :
Yazımı zenginleştirdiniz teşekkürler.  22.01.2010 15:47
 

Yazar olmanın okulu yok demişsiniz ama aslında okuyarak yazar olunuyor. Genelde yazarlar iyi bir okuyucudur. Çok güzel bir yazıyı bizlerle paylaşmışsınız, teşekkür ediyorum bu güzel paylaşımınıza. Yazarlık sanıyorum bir yetenek işi, yazmayı sevmek ve istemek gerekiyor. Ayrıca yazdıkça da yazılar güzelleşiyor. Herkes sevdiği bir işte birazda yeteneği varsa çaba harcayarak başarılı olabilir diye düşünüyorum. Bu yolda ilerleyebilmek için verilen her eğitimin içinde de yer alınmalı diye düşünüyorum ve yazar koçluğu için de neden olmasın diye düşünüyorum, yazarlığa gönül veren herkes böyle bir deneyimi yaşayabilir:))

Selma GÜRBEY TAŞDELEN 
 20.01.2010 14:20
Cevap :
Aslında okumak ta yazmak kadar önemli. Bu konuya temas ettiğiniz için teşekkürler. Tabii ki yazar olmak için diğer şartlar varsa yazar olunabilir. Ama yetenek yazdıklarınızın edebiyat tarihinize geçmesi demek.Sevgiler..  20.01.2010 15:33
 

yazınızı okudum ve çok begendim evet yazarlıgın okulu malesef yok bu sanırım bir yetenek işi her insan sanatcı olamıyor ne yazıkki

Emine Zaimoğlu 
 18.01.2010 22:19
Cevap :
Yorumunuza teşekkürler.  19.01.2010 8:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 165
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3590
Kayıt tarihi
: 20.09.09
 
 

Evli bir çocuk annesiyim. Eğitim alanında çalışıyorum. Felsefe, sosyoloji, edebiyat alannda atöly..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster