Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '18

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
20
 

Yaratıcılığın İkisi Bir Arada: Sanat ve Bilim - 2

Yaratıcılığın İkisi Bir Arada: Sanat ve Bilim - 2
 

Santa Maria Dele Grazie Kilisesi, Milano, 2015


2015 yılında Milano seyahatinde, koşa koşa Leonardo da Vinci’nin "Mona Lisa"dan sonra en ünlü eseri olan "Son Akşam Yemeği"ni çizdiği Santa Maria Dele Grazie kilisesine gittik. 1469 yılında inşa edilmiş kilise. Yüzlerce yıl ayakta kalmayı başarmış ama ne badireler atlatmış, bir de ona sormak lazım. En son, 1943 yılında İkinci Dünya Savaşı’nda çok hasar görmüş, ayakta kalan birkaç duvarından biri de Son Akşam Yemeği’nin bulunduğu duvar olmuş neyse ki. Şimdi kiliseye girmek ve bu güzel freski görmek için önceden rezervasyon gerekiyor, ilgililere duyurulur.

Artık Leonardo da Vinci ile ilgili yazıma kaldığım yerden devam edebilirim. Bilim Devrimi’nde kalmıştık. Peki, Bilim Devrimi’nde ne olmuş? Günümüzdeki bilimsel araştırma tekniklerinin temelleri bu dönemde atılıyor. Antikçağ’da keşfedilmiş ama Karanlık Çağ’da rafa kalkan pek çok fikir bu dönemde tekrar gün yüzüne çıkarılıyor. Meraktan bunların hepsi, bin yıl önce insanlar ne yapmış diye merak etmekten. Sonra bir antik eser çıkıyor ortaya, sonra bir tane daha, sonra bir tane daha. Böylece tecrübelerin üzerine yeni tuğlalar ekleme fırsatı doğuyor. Hümanizm ve düşünce özgürlüğü insanoğlunun kanına bu dönemde giriyor. Bundan sonra insanoğlu düşüşü olmayan bir bilimsel yükselişe giriyor. Çok şükür ki - meraklı insanlar tarafından bilimin her alanında keşifler gerçekleşiyor. İşte bazı çarpıcı örnekler:

Rönesans’ta en önemli hareketi, antikçağda üretilmiş ama karanlık çağda rafa kalkmış eserlerin tekrar gün yüzüne çıkmasına en iyi örnek, Öklid’in The Elements kitabının tam metnine ulaşılması oluyor. Bu matematik eseri, Rönesans’ta iki önemli alanı hayal edebileceğimizden daha çok etkiliyor; sanat ve ticaret. Sanat alanında yeni bir keşif olan Perspektif konusunun derinlemesine incelenmesini ve eserlerde kullanılmasını sağlıyor. Ticaret alanında ise geometrinin daha doğru kullanılması ile denizcilerin kullandığı haritaların gelişmesini sağlıyor. Yüzyıllar boyunca rafta duran bir kitabın 1000 yıl sonra yerinden alınması ve bunca gelişime ön ayak olması inanılmaz geliyor bana.

Hep duyduğumuz matbaa hareketleri de bu dönemde oluyor. Şaşırdık mı, hayır tabi ki. 1447’de Alman Johannes Gutenberg’in haraketli matbaa harflerini icat etmesi ile matbaacılık da hızla yayılmaya başlıyor. Aslında basılı yayınlar Çin’de 9.yy’da başlamıştı ama seri üretim yapacak makineler Gutenberg ile başlıyor.

Tahmin edin bir de ne oluyor? 1492’de Christopher Columbus, İspanya’dan bilmeden Amerika’ya yelken açıyor ve yeni dünyayı keşfediyor. Bu hareket sadece bir kıtanın keşfi değildi. İnsanların dünya ile ilgili her şeyi bildikleri düşüncesinin yıkılışıydı ve başka alanlarda da daha neler, neler keşfedilebileceğine bir işaretti.

Copernicus’un güneş merkezli evren fikrini yazması tam da bu döneme denk geliyor. Daha önce dile getirilmesine rağmen, dünyanın merkezde olmadığı düşüncesi ilk kez, Copernicus’in öldüğü yıl olan 1543’te basılan kendi kitabı ile insanın, evrenin merkezindeki yerinin sarsılmasına neden oluyor. Çok önemli bir paradigma yıkılışı!

İşte, dünya çapında en çok konuşulan, bir meraklı insan, bir ikon olan Leonardo da Vinci böyle bir ortamda yaşamış. Böyle bir ortamda o da meraklarının peşinden gitmiş. Mekanik, insan ve hayvan anatomileri ve ışık üzerine yaptığı çizimleri bir kitap olarak bastırmayı hiç düşünmemiş, sadece kendi merakı için sorgulamış, çözümlemeye çalışmış. Öyle bir merak ki 500 yıl önceki olanakları düşünürsek, 30 kadar kadavrayı pes etmeden, kararlılıkla incelemiş. Ünlü Mona Lisa tablosu da, resmedildiği dönem içinde düşünülürse, resimdeki figürün gözlerinin içindeki nemi, kaşlarının doğallığı, dudaklarının ve teninin rengi gerçeğe çok yakın olması nedeniyle insanın doğayı nasıl mükemmel taklit edebileceğini göstermiş da Vinci. Vasari’nin bize anlattığına göre Leonardo da Vinci, bu resmi yaparken keyfine keyif katmak için şarkıcı, çalgıcı ve soytarıları çalıştırmış yanında. Elbette, popülerleşmesinde Mona Lisa’nın kaçırılma öyküsü ve sırrı yıllar sonra çözülen gözlemlerini sol elle tersten yazdığı defterlerinin payı çok büyük. Ama Leonardo da Vinci'nin ününü hakkettiği çok açık değil mi?

Özetle, tabuları yıkmaya ön ayak olan matbaa geliyor, yeni dünya keşfediliyor, güneş evrenin merkezine koyuluyor ve Leonardo yazıyor, çiziyor, boyuyor. Şimdi Dufay’ın Saltarello’su ve Willaert’in Vecchie Letrose’sini açıp, Leonardo da Vinci’nin burada yer alan işlerine bir göz atın derim. (*)

Bol bol fikir üretmek, bol bol sanat, bilim üretmek, bol bol güzel her şeyden üretmek dileğiyle... #haydiuretelim

Benden Tavsiye Etmesi:

Seyretmelik: Da Vinci’s Demons dizisi

Dinlemelik: Dufay’ın Saltarello’su ve Willaert’in Vecchie Letrose’si

Okumalık: "Matematik ve Mona Lisa" kitabı, Bülent Atalay

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 89
Kayıt tarihi
: 10.05.14
 
 

Amatör bir matematikçi (lisans), amatör bir ekonomist (yüksek lisans), amatör bir tarihçi (doktor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster