Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
34
 

Yaratıcılık 1

İçine, bir yanıyla 13 milyar yıllık bir bilgiyi depolayan kolektif hafızayı koymadığınız beyin, salt kendi deneyimleriyle oluşan sıradan bir beyinin düşünmesinde öte gidemediği gibi bu beyin çok yönlü de düşünemez. 

 

Toplumların temelinde birçok totem meslekli grupların bilişimi vardır. Birçok totem mesleği demek birçok ayrı iş, oluş, düşünüş, tasımla çok yönlü düşünme ve çok yönlü anlatım tekniği demektir.

 

Yani bir çoban kült bir çiftçi gibi düşünemez. Tarımcı bir kült te çoban gibi düşünceler üretemez. Mesleklere dek parça bileşimler ittifak içinde çok yönlü düşüncenin bileşimleridirler.

 

Yani kolektif yapıların temeli çok köklü ve çok yönlü düşüncedir. Kolektif akıldan yoksun bir kişisi yaratıcılık, çok yönlü düşünememekle, pek pek olası değildir.

 

Bir bilgisayarın fiziksel mekanik ve elektronik parçalardan oluşan kapasitesine bile kolektif bilgi (yazılım) yüklemedikçe o bilgisayar fiziksel, mekanik, elektrik elektronik bileşimler olmaktan öteye gidip evreni simüle etmek gibi yaratıcı kapasite ve yetenek olamıyordu.

 

Çevreyi özdeksel içyapısıyla değilse de çevrenin yüzeysel yanını kendimizle biliyorduk. Küçük ve çevresel ve kişisi adımlar dışında; evreni kendimizle değil, kolektif bilgiyle anlayıp yorumluyorduk. 

 

Kolektif bilginin, kolektif kapasitenin, kolektif zekânın kendi dışımızda toplum gibi farklı organizma bilinci olduğunu anlamadıkça, evreni ve yaratıcılığımızı anlayamayız.

 

Yaratıcılık; var olan kültür gibi, nesneler gibi, düşünce gibi öğe, ürün ve unsurlar bileşiminden yeni bir bilgi, buluş, keşif gibi şeyler yapıp, ortaya koymakla; yeni bir ifade tarzını geliştirmekle olasıdır.  Kültür sosyo toplumsa bir ürün ve öğedir.

 

Yaratıcılığın kolektif taban üzerine verili toplumsal ürünlerden yeni bir biliş buluş yapılmakla yeni bir şey ortaya konması kadar uydurmalar ortaya konması da yaratıcılığın bir ürünüdür.  

 

Görüldüğü gibi yaratıcılık doğa gibi toplumsal çok köklü düşünüş gibi kültür gibi verili düzlem üzerinde en az o düzleme eşit bir devinme seviyesi içinde olmakla ortaya konan kapasiteydi. Yani verili öğe ve ürünlerden oluşan düzleminiz olmadan dünyayı yaratamazdınız.

 

Yaratıcı düşünce de kişisi ve bencilliğe atılı olan bir düşünce olmayıp, çok köklü çok yönlü düşünce olmakla yine toplum sal bir düşüncedir. Nesneler de çok büyük oranda kolektif alanda amaçlı olarak kullanılan araç gereç ve düşünce donanımlarıdırlar.

 

Yani yaratıcılığın temel kaynakları kolektif yapıdır. Yaratıcılığın yaratıcılık olması için olaya bencilce değil, özgecil oluşla ve genel yararla bakıyor olmasındadır.  Kişi yaratıcılık üzerinde ne kadar islim atarsa atsın, yaratıcılık toplumlaydı. Toplum içindi. Toplum amaçlıydı. Toplumsal uygulamaydı.

 

Kişi; kolektif yansımadan kaynaklı toplumsal bilinçten, toplumsal verilerden ve kolektif ürünlerden hareketle yeni bir düşünce, yeni bir anlatım yeni bir biliş buluş ortaya koymakla yaratıcılığını topluma sunar.

 

“Nasıl doğa hayatın verili düzlemiyse”; “kolektif kapasite ve toplumlar da kişisi yaratıcılığın verili düzlemidir”. Kişisi yaratıcılıklar toplamından daha fazlası olan da kolektif yaratıcılıktırlar.

 

Toplum gibi bir organizmayı anlamanın kolay olduğunu söylemiyorum. Ama kolektif organizmaya direk bakamıyorsak ta dolaylı yoldan bakabilme olanağımız vardır. Biz kolektif hafızanın ve kolektif kapasitenin içinde olduğumuz nedenle, kolektif organizmayı göremiyoruz.

 

Tarihsel aşamaları görmenin bir yolu var. Her bir tarihsel aşama bir sonrası olan tarihsel aşama içinde o alan içinde taşıdığımız imajların yansı kuramıyla görülür. Geçmişin uygulaması olan fosil kanıtlar sonraki aşama içinde görünür.

 

Türümüz totem alan içine girmekle ancak sürü davranışını görüp bilir oldu. Kendini sürü davranışına karşıt tavırla sınıfladı ve eşrefi mahlûk olarak kategorize etti. Ve kendisinin sürü davranışlı olmadığını fark etti. Ama totemdik alan ile kendisi nasıl bir devinme içindeydi, bunu da pek bilemiyordu.

 

Hemcinslerimiz bizim şimdi totem alan diye belirttiğimiz alanın içinde oldukları nedenle; totemdik alana dıştan bakamadıkları için,  totemdik süreç içinde göremedikleri karanlık ve gölge alanlar içinde kendilerine göre tabuları ve fetişti duyguları vardı.

 

Siz, dışında bakamadığınız olgu ve olayların alaca karanlığı içindeyken o düzlemin, o düzleme özgü gölgelerin içinde mutlaka tabularını ve fetişti duygularını oluşacaktınız.

 

Totem bir alan içindeki üreten ilişkilerin, gruplar arası üretim hareketine dönüşmesiyle totem alan içinde çıkılıp ta ittifakı düzlem içine girildiği zaman veya ittifakı bir üretim hareketi içinde olunduğu zaman totem alanı çok güzel görüyorduk.

 

Ama bu kes de içine geldiğimiz, ittifaklısı olduğumuz ilahi düzlem içinde olmamız nedenle ferahlamıştık ta neyin içinde, nasıl bir devinimle olduğumuzu iyi göremiyorduk.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba saygı değer Çetingöz. Öncelikle selamlarım. İlginize teşekkür ederim. Önce yazarın belirttiği söz konusu olan anlamları doğru yazmakta fayda var. "Kült çiftçi" diye bir tanımlamam yok. Tarihin belli dönemiyle tarımcı kült veya çiftçi kült vardır. Ki çobanlıkla uğraşan veya çiftçilik yapma yalıtımı içinde saf durumla bulunmanın tanımlamasıyla kült demektir. Çiftçi kültler çiftçiliği kutsayan kült demektir. Tarımcı kültler tarımı kutsayan (sosyal doğaları içinde yansıtan) kült demektir. Buradaki kült tanımı dini yapı içindeki köleci sistemden çok öncedir. Ön ittifaklar henüz ortada yokturlar. Kült izole sosyal grup kutsaması demektir. Köleci ve monarşin yapılar ortaya çıkmadan önceki bir külte (izole her bir sosyal dokulara), inanç denebilir ama "asla din olarak söylenemez". Çoban kült demek, çoban totem mesleğini yapan kutsama içindeki izole sosyal yapıdır. Çoban kült ya da tarımcı kült veya çiftçi kült izole sosyal grup hareketi içinde başlamıştır. Çiftçi, Tarımcı veya çoban kült demek; çiftçiliğin ya da tarımın veya hayvancılığın o izole grup içinde o izole hemcinslerimizin doğasına yansıması ve tarımla hayvancılığın o izole hemcinslerimiz tarafından kendi doğaları içinde yansıtılması, demektir. Veya yazarın savı bu. Tarımcı ve çiftçi kült kıyasını anlamadım diyorsunuz? Hayvana yapılan bakım ve besleme ile toprağa yapılan bakım besleme düşünce ve eylem aynı mıdır? Bir çoban deriden çarık yaparken bir çiftçi çarık yapmayı bilemez ve aklına getiremez demek. Bir çiftçi saban veya pulluk yaparken çoban yün eğirir ip dokur. Yün eğirip ip dokumak tarımcının bileceği bir şey değilken saban veya pulluk yapmak ta çobanın aklının ucunda geçen bir şey demek değildir. Bu dilin, kültürün, düşüncenin tarih sel çok köklülüğüdür. Felsefe yapak tabii ki anlaşılmaz olmak demek değildir. Ama asgari bir bilgi seviyesinde olmamak ta demek değildir. Çiftçi kült demek izole bir grubun çiftçilik üzerine düşünüp "çevresini çiftçi gibi düşünmekle etkiler" olması demektir.

Bayram Kaya 
 21.11.2021 7:52
 

Düşünce nasıl nesne olabiliyor?Kült çiftçi ne demek? Kült dini demek.Ya da uzun zaman değeri anlaşılamayan bir şeyin daha sonra değer kazanmış hali demek.Kült çiftçi ne demek anlamadım?Çoban ile mukayesesi nedir? Yazınızı tercüme ederseniz okuyucu anlar.Felsefe anlaşılmamak değildir.

yılmaz çetingöz 
 17.11.2021 9:15
Cevap :
Merhaba saygı değer Çetingöz. Öncelikle selamlarım. İlginize teşekkür ederim. Önce yazarın belirttiği söz konusu olan anlamları doğru yazmakta fayda var. "Kült çiftçi" diye bir tanımlamam yok. Tarihin belli dönemiyle tarımcı kült veya çiftçi kült vardır. Ki çobanlıkla uğraşan veya çiftçilik yapma yalıtımı içinde saf durumla bulunmanın tanımlamasıyla kült demektir. Çiftçi kültler çiftçiliği kutsayan kült demektir. Tarımcı kültler tarımı kutsayan (sosyal doğaları içinde yansıtan) kült demektir. Buradaki kült tanımı dini yapı içindeki köleci sistemden çok öncedir. Ön ittifaklar henüz ortada yokturlar. Kült izole sosyal grup kutsaması demektir. Köleci ve monarşin yapılar ortaya çıkmadan önceki bir külte (izole her bir sosyal dokulara), inanç denebilir ama "asla din olarak söylenemez". Çoban kült demek, çoban totem mesleğini yapan kutsama içindeki izole sosyal yapıdır. Bu aşamadaki kült içinde kutsama vardır ama henüz din yoktur. Çoban kült ya da tarımcı veya çiftçi kült izole sosyal   21.11.2021 7:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 105
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster