Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
63
 

Yaratıcılık Fakiri Tabelalarımız

Baktığınız ister dükkan tabelası olsun, ister sokak levhası. İster cadde, sokak adlarını konuşalım, ister meydanlarımızın isimlerini. Yerleşim alanlarına uzaklık belirten levhalar da aynı teraneee, resmi, özel kurum, kuruluş isimleri yazanlar da aynı özensizliğin, aynı vurdumduymazlığın eseri. Koyacak başka isim kalmamış gibi… Döner dolaşır aynı sözcükleri kullanırız mekan ve işletme adları için.

Limon, Vişne, Kiraz Sokağı olmayan; illeri geçelim bir kalem… Herhangi bir ilçemiz var mıdır acaba?

En düşük nüfuslu beldemizde bile adı GÜVEN olan kaç dükan sayabiliriz; Allah bilir!

Zafer Meydan’sız vilayetimiz, Rıhtım Cadde’siz en mini, en ücrada kalmış kasabamız varm’ola?

Sevgi Anaokulu, Çınaraltı Dürüm, Dostlar Kıraathanesi, Sizin Butik, Bizim Fırın; yurdumun umulmadık bir yerinde aniden fırlayabilir önünüze! Aman ha şaşırmayın. Böylesine tekdüzelik, bu sıklıkta tekrar, birbirini aynıyla ifadelendiriş; yaratıcılıktan yoksunluğumuzu, düşünce tembelliğimizi kanıtlar sadece.

Peki bu pespayeliğimiz nerden gelir, hiç düşündünüz mü? Sizi bilmem ama, ben düşündüm efenim:

Türk milleti ne okumayı sever ne yazmayı. Aktif okuryazar oranımız %1’e bile varmazken, hangi alanda gerçek yaratıcılık gösterebiliriz ki; o yaratıcılığı cadde, sokak adlarına da yansıtabilelim?

İçerdeki yazar sayısı dışardakiyle yarışan, yıllık kişi başı kitap okuma ortalaması 10’a bile ulaşmamış ülkemin vatandaşları; hangi kültür düzeyi, hangi bilgi birikimi, hangi sözcük hazinesiyle şaşırtıcı, incelikli, farklı, akılda kalıcı adı bulacak da, o bulduğunu tabelasına yansıtacak? Haa, sorarım size:

Kitaba bunca uzak, bilime bu denli yabancı, en entellektüel kişileri dahi farklı tek bir dili hakkıyla konuşamazken…  O ülkenin fertleri, aynı adları tekrar tekrar kullanmaktan başka bir şey yapabilir mi?

Medyatik tipleri saymazsak, hangi gerçek yazarın, nitelikli edebiyatçının imza günleri hınca hınc dolu?

Resim ve sergi salonlarını, müzeleri mesela; sanatçılar, yazın çevreleri, akademisyenler, fakülte öğrencileri, sosyetik ikonlar hariç, kaç kişi düzenli olarak ziyaret ediyor?

Hakiki burjuvazisi oluşmamış, sosyal, siyasal sınıfları oturmamış, işçilerden hala öcü gibi korkanların bulunduğu bir diyarda…

En saygın tiyatroları seyircisizlikten devlet yardımına, icazetine mecbur bırakılmış…

Sinema salonlarında hele de yaz günlerinde in cin top oynayan…

En nitelikli kalem sahiplerinin ikinci bir iş yapmadan geçinemediği…

Şiir yazanların okuyanlardan kat kat fazla, bin tiraj alan şairlerin olağanüstü başarılı sayıldığı yerde…

En büyük üniversitelerinin dünyanın en başarılı 500 eğitim kurumu arasına giremediği topraklarda…

Aziz Sancar ve Orhan Pamuk dışında Nobel ödüllü kişisi bulunmayan bir ülkede…

Elbette tabelalar da yaratıcılıktan yoksundur. Bunca olmamışlığa, hamlığa karşın farklı bir sonuç beklemek; eşyanın tabiatına aykırı. Gerçi bizde eşyanın tabiatına uygun pek bir şey de bulunmaz ya… Neyse… Lafı daha fazla uzatmayayım şimdi. Arif olan anladı ne dediğimi.

 

Şahin ÖZŞAHİN, Adil Bozkurt bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

geçenlerde bi mimarın tasarımlarını gördüm..Türkiye de sahip çıkan olmadığını made in ıtaly etiketiyle 1000 euro dan başka ülkelere satılacağını söyledi..metal bi sandalye..üretime geçilememesinin sebebi ne olabilir..

savas barka 
 02.12.2019 17:08
 

Değerli kardeşim,bir de üstüne yabancı isimlerle iş yerleri!? Koyver gitsin gari. Sevgiler.

Şahin ÖZŞAHİN 
 01.12.2019 13:33
Cevap :
İsterseniz o konuyu da yazayım abi.  02.12.2019 0:16
 

bence bu konular küresel sermayenin tabiatıyla ilgili..

savas barka 
 01.12.2019 10:28
Cevap :
Katılmıyorum. Bizim özensizliğimiz söz konusu.  02.12.2019 0:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1349
Toplam yorum
: 3614
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1726
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster