Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
359
 

Yaratılış 5

Yaratılış 5
 

Hayvanlar


Darwin'in "doğal ayıklanma" adını verdiği olgu, türlerde ve cinslerde gözlemlenebilir niteliktedir. Güçlü en önde olandır, en iyi kaçandır, en iyi yakalayandır ve kendini en iyi savunandır. Bunu herkes bilir. Acaba her zaman böyle midir? Timsah, nehri geçen hayvana saldırmadan önce, "doğal ayıklanmış" olup olmadığına bakmakta mıdır?

Doğada, güçlü olanın hakimiyeti yadsınamaz bir gerçekliktir. Fakat bunun "doğal ayıklanma" olduğu, her zaman güçlüyü ayakta bıraktığı tezi ne kadar doğrudur? Sürünün efendisi olan erkek aslan, bir süre sonra kalp krizinden ölebilmektedir. Eğer teori doğruysa, doğal ayıklanma, genetik olarak arınamamış bu aslana krallığı nasıl vermiştir?

Esasen bunun adı doğal ayıklanma değil, doğal dengedir. Çünkü düzen böyle kurulmuştur, böyle işlemesi gerekmektedir. Türler, birbirini kontrol edecektir. Mikroplar, felaketler, kuraklıklar, hastalıklar, savaşlar ölüm getirerek sayıyı sınırda tutacaktır. Yangınlar bitkiler alemini denetleyecektir. Aynı zamanda da yenileyecektir.

Hayatın denge ve düzen içinde devamı ancak bir hesapla sağlanabilir. Bunun rastgele olma ihtimali ise yüzde sıfır bile değildir. Dünyadaki habitatı harap ettikten sonra, yüzsüzce ağıtlar yakan batılıya, doğanın bir fiske vurduğu bile görülmemiştir. Zaten kimsenin de böyle bir beklentisi yoktur. Ama inanıyorum ki bir gün Allah bu vicdansızlara, insanlığa ve dünyaya yaptıklarının hesabını soracaktır.

Şimdilerde evrime dönük çabalar hayatın kaynağını anlamaktan daha çok, insanı maymunlaştırarak sorumluluktan kurtarmaya yönelmiş gibi görünüyor. Sanki kişi, kendini diğer canlılardan ayıran özelliklerinden arındırılmak isteniyor. Öyle ya; yaratıcı yoksa din, din yoksa ahiret, ahiret yoksa, hesap yoktur. O zaman ahlak, erdem gibi üstün; merhamet, şefkat gibi insani; helal, haram, ayıp, günah gibi bireysel ve sosyal değerlere de gerek yoktur.

Teorinin, bu amaca ne ölçüde hizmet ettiğini, fazla uzaklara gitmeden, çevrenizi izleyerek görebilirsiniz. İnsanlığın son yüz yılda geçirdiği yararsız evrimin çıkış noktası, hayatı sadece dünyadan ibaret sayan, işte bu kuramsal felsefedir.

Manevi değerlerin baskıladığı çirkeflikler serbest kalınca; toplumsal dokunun her noktasına sirayet etmiştir. Bundan ekonomi, ticaret, ahlak, sosyal ve kişisel hayat dahil tüm olgular da nasibini almıştır.

Tarihin bu biçimde gelişmesinin sebebi, belki biraz da o zamanın kilisesidir. Çünkü din adamları, hayatın her alanında kurdukları otoriteden ötürü, aydınları karşılarına almışlardır. Kutsal kitaba uymadığına inandıkları her şeyi mahkum ederek, pozitivizme zemin hazırlamışlardır. Daha farklı bir deyişle kilise muhataplarına, dayatmalar dışında hiç bir seçenek sunmamıştır. Böylece kendi otoritesinin de sonunu getirmiştir. Kilise ve adamlarının hatalarının faturasını ise, hala dinler ödemektedir.

Kilisenin bağlılarında uyandırdığı bu nefret, bütün dinlere tepki duyulmasına da sebep olmuştur. Sırf bu yüzden, aydınlanmayla ilgilenmemiş, sanayii devrimini yaşamamış müslüman toplumlarda bile din, hedef tahtası yapılmıştır. Bu konuda daha çok şey söylenebilir.

Dinlerin amacı toplumun alt katmanlarını; zayıfları, güçsüzleri gözetip korumaktır. Dinler hak, adalet, merhamet gibi kavramları öne çıkarıp ilkeleştirerek, toplumda denge oluşturmayı gaye edinmişlerdir. Zira güçlülerin hakim olduğu bir dünyada, zayıfları korumanın başka yolu yoktur.

Güçlülere gelince; onların haketmek için hukuka ihtiyaçları yoktur. Bir şeyi istiyorlarsa, şöyle veya böyle elde ederler. Aslolan zayıfı korumaktır.

Bu açıdan bakıldığında Darwin teorisi sosyal hayatın özüne terstir. Çünkü kuvvetlinin hukukunu savunmaktadır. Bunun hukuki yönü, "Yalnız güçlü olanın hakkı vardır. Bunlardan biri sizde yoksa öteki de yoktur." biçiminde tanımlanmıştır.

Gücü yasalaştıran bir anlayışın merhameti olmaz. Dolayısı ile bu teori bize uymaz. Bir disiplinin bilim kabul edilmesiyle, bilim olması arasında fark vardır. Darwinizm sadece bir teoridir. ...Devamı var
Resim: blademarko.blogcu.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güçlü olan ayakta kalır. Size bir şey söyleyimmi, aynı şeyleri şu an insanlarada uyguluyorlar ve adı da doğal ayıklama... Güç, iktidar,para kimim elindeyse onun yaşama hakkı var. Bu yolda yapılan herşey doğru ve diğerleri sadece sömürülmesi gereken güçün, iktidarın devamını sağlayan insanlar...

medisis 
 19.01.2008 11:56
Cevap :
Darwin 19. yüzyıl batı insanının ilerleme modelini doğaya uygulamış; şimdikiler de doğanın modelini insan topluluklarına uyguluyorlar. Onun için, güçsüzün hakkını koruyan eski kültürler önemlidir, "bu bize uymaz" diyorum. Selamlar.  19.01.2008 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 719
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 692
Kayıt tarihi
: 28.04.07
 
 

Emekliyim. Herkes gibi benim de bir dünya görüşüm var. İnsanların farklı fikir ve inançlara sahip..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster