Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
386
 

Yaratmak

Yaratmak
 

Tefekkürün nurlu damlası önce benlik deryasına düşer. Bir sırlı cevhere kavuştuğunda, dış âleme açılıp yayılan ışıktan halkalara dönüşür. Bu merhalede, bir derinleşen yolculuk başlar varlık gerçeğine. Sınırlı zaman yolcularının, sonsuzlukla nasıl tanış olabildiğinin hikmetidir mesele. Bunca bilinenler karşısına, nice sırlı sorular ve cevapsızlıkların çıkmasıdır.

Görünen delillerin, beş duyunun kavrayamadığı gerçeklerle anlamlanabilmesi, neye işaret etmektedir? Bir bilinmeyen âlemi keşfetmenin yetkin kaynağı soruldukta; O kutlu uyarıcının, insanlara ilettiği bir hikmetli beyandadır çözüme giden aydınlık yol:

“Nefsini bilen Rabbini bilir” hadisi şerifidir akıl ve iman beraberliğini perçinleyen.

Bedensel varlık, mükemmel bir yaratılış manzumesine hayran kılsa da idrakleri, zirvelere giden seviyeler vardır keşfedilmesi gereken. İnsana lütfedilen cevherler vardır. Ruh hazinesinden pırıltısını alan harikulade özelliklerle de donatılmıştır Âdemoğlu. İşte sanat, bu yükselişlerden birini temsil eder.

İnsan, sanatçılık vasfını; sancılı tutkular, arzu girdapları ve kurulmamış hayal kâşifliğinden beslenen bir ruh halinden alır. En iyiyi yapma çabası ile tatmin etmeyen sonuçlar arasında, sanatçıyı zorlayan med cezirler yaşanır. Güzelliklerden etkilenme durumundayken, tabloya yeni renk ve çizgiler katabilme yetisi bir ayrıcalık hissi bahşeder sanatçıya. Yeteneğin aynasından sunulsa da eserler, sanatçı başarısının algılara yansıması farklı olur bazen. Başarılması zor bir işin üstesinden gelmek, maksadı aşan bir gücü vehmettirir. Bu vadide bir büyük iddianın yankısı duyulur bazen. Eser oluşturma eylemi, zirve bir tanımla ifade edilir: Yaratmak!

Sanatçı övünme ve takdir görme arzularının tatminini böylesi özgüvenli bir tavırla ifadeye kalkışmalı mıdır? Bu neviden bir büyüklenmeyi haklı kılacak tüm etkenlerin kaynağını kendi nefsiyle özdeşleştirmeli midir? Kendisi için takdir edilmiş olan ilham zenginliği, estetik yetkinlik ve beceri imtiyazının, şahsına doğuştan verilmesinde ne derece hisse sahibidir? Etki edecek olanın daima etkilenmeye ihtiyaç duyduğu ve genel kuraların da bu doğrultuda işlediği bir dünyada yaşadığımız bu denli kolayca göz ardı edilmeli midir?

“Hayır” olmalıdır bütün cevaplar. “Hayır” olmalıdır, şunun için:

Güzellikler, bahşedilene sınırını bilme sorumluluğunu yüklemektedir. Güzellik, renk ve kokular içersindeki şu gülfidanı mı yaratmıştır dallarında açılmış harikulade goncalarını?

Sanatçı, bir tefekkürle aydınlanacak düşünce ufkuna ne denli yakın olursa, o derece anlamlı ve değerli işler yapacak demektir.

“Mermerin fazlasını alırım, geriye heykel kalır” demiştir, o sanatkâr ellerin sahibi.

Gücünün vehmine kapılmış ey gafil benlik; bilmelisin ki:

Mermerin olmadığı yerde, heykelin de heykeltıraşın da olamayacağı bir dünyada yaşıyorsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 618
Kayıt tarihi
: 28.07.08
 
 

1952 yılı Şanlıurfa doğumluyum. Edebiyat ve Türk Sanat Müziği yapabildiğimce- uğraştığım sanat dalla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster