Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '10

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
1239
 

Yarım bardak su

Yarım bardak su
 

Bardagin hangi tarafindan bakmaliyiz


Simdi bazi arkadaslarin neden dolu bir bardak su degil de yarim bardak su dedigimi sorguladiklarini tahmin edebiliyorum.

Bahsettigimiz su ve bardak gercek manasinin disinda mecazi olarak bu yazimizda bir anlam ifade edecek.

Ilgaz Daglari'nin, kol kalinliginda buz gibi akan kaynak suyunun yaninda oturana bardagin icindeki yariya kadar dolmus su ve onun bardagi Elini su kaynagina dayayayarak doya doya istedigi kadar su icebilecegini bildiginden hic bir sey ifade etmiyecektir. Ama ayni anda Tarlada 36 derece gunesin altinda Harman alan bir ciftci veya harc yapan amele, Beton doken insaat iscisi, firinda atesin karsisinda ekmek yapan firinci, Utu karsisinda calisan bir konfeksiyon iscisi icin yarim bardak su cok seyler ifade eder.

Insanin yaradilisi geregi kolay kolay memnun edemezsiniz . Kisin sogukta havalar neden soguk ah bir yaz gelse de isinsak, yazin sicakta bu ne sicak diye dert yanar.

Ciftci, yagmura hasret kurakliktan yarilmis toprak yagmurun yolunu gozler ama ayni anda yaz tatiline cikmis turist ise Mas mavi gok yuzunde bulutlar kararmaya baslayinca aman yagmur yagmasin tatil zehir olmasin derdine duser. Yagmur birine bereket oburune felaket gibi gelir.

Gecenin gunduzu, yazin kisi, Tatlinin acisi, iyinin kotusu bunlar gibi daha niceleri dunya boyle zitliklar, ikilemler icinde doner gider .

Kisin sicak evinde sobasinin ustunde kestanesini kavuran, yaninda da cayini demleyen, Disarida lapa lapa kar yagarken bir bardak salepini yudumlarken ayni anda sokakta sirtinda yakalarini kaldirdigi yamali ceketi icinde tiril tiril titreyenin, Buz gibi odasinin icerisinde yakacak odunu olmayip, varsa battaniyesine cocuklarini da yanina alarak sarilmis birbirini isitan anneyi dusunmez. Herkez o anini yasamaktadir.

Toprak kokusuna hasret ciftci tatilcinin tatilinin zehir oldugunu, yagmur yagip da topragin kokusunu duydugunda aklinin kenarindan bile gecirmez. O da anini yasamaktadir.

Kasap et derdinde koyun can derdindedir. Verilen orneklerde Kim daha fazla haklidir diye karar vermek uzaktan olaya bakana kalirsa eger karni acsa yiyecegi et yemegini dusunerek kasabi hakli , yok karni toksa veya et yemegi sevmiyorsa koyunu hakli bulacaktir. Aslinda koyunun cani ortada dolasmakta disaridan bakan bardagin dolu tarafindan veya bos tarafindan bakarak karar vermektedir. Dolasan canin pek onemi yoktur. Ornekleri o kadar cogaltabiliriz ki sayfalar kitaplar almaz.

Iste burada konu basliginin mecazi anlamda ne ifade ettigi aslinda konunun ne su ne de bardak oldugunu soyliyerek esas anlatmak istedigimiz anlamini acalim isterseniz.
Karar vermek durumunda olan herkez olaya baktigi bardagin dolu tarafindan karsisindakini de bos tarafindan baktigi izlenimine kapilir. Cunku ona gore en dogrusu kendi bildigidir. Ben bardagin yarisi bos derim o bardagin yarisi dolu der aslinda her ikisi de dogrudur ama o ben dogrusunu bilirim hissi kalpler kirar kuskunlukler yaratir. Oturup kalpleri kirmadan bir dusunseler gorecekler ki her ikisi de hakli sadece bakis acilari farkli.

Bu bis normal insanlar icin gayet dogal ve normal bir tablo. Yanliz bir gurup var ki butun bu normal insanlar icin gecerli olan onlar icin gecerli degildir. Onlar icin bardagin bos tarafindan bakma hakki yoktur. Onlar daima bardagin dolu kismindan bakmak zorundadirlar.

Kimden bahsettigim aslinda acik olmakla birlikte burada tekrar etmekte sakinca gormuyorum. Bahsettigim yargi mensuplari. Iste bunlarin sadece bardagin adalet ile olan dolu tarafindan bakmak zorunluluklari vardir. Tarafsiz degil taraf olmak zorundadirlar. Dagittiklari adalettir cunku. Amblemleri bunun icin terazi olmustur. Adaleti dogru tartmalari gerektigi icindir.

Ne yazik ki gunumuzde yargi ehli elindeki teraziyi birakmis normal insanlarmis gibi olaylara bardakla ugrasmaya baslamislardir. 


Yargi mensuplari siyaset ile gucu elinde bulunduranlar arasinda SIKISMIS kimisi bardagin dolu kimisi ise bos tarafindan bakmaya baslamislar ellerindeki terazinin ne anlama geldigini coktan unutmuslardir. Terazi kim gucluyse onun tarafina tartmaya baslamistir.

Bu 3 veya 5 senenin isi degildir. 1960 senesinden sonra gunumuze kadar gelen sistemin eseridir. 1980 sonrasi ise yargi icin sozun bittigi yere gelinmistir. Yargi o kadar dejenere olmustur ki siyasiler avukatliga ve yargicliga kadar soyunabilme hakkini kendilerinde gormus kimse bunlara siz kim oluyorsunuz da yarginin isine karisiyorsunuz diyememistir.

Bir siyasi parti lideri cikmis hepimizin bildigi bir yargi asamasinda ben avukatim demis digeri ise ben de savciyim diyebilmistir.

1960 senesinden bu gune Turkiyeyi idare etmeyi secilmis hukumetlerle degil de kont gerilla, derin devlet , ergenokon isimlerini almis kanun disi yapilanmalar ile yonetmeye kalkmislar, kendilerine ters dusen siyasetcileri yargiyi kullanarak islevsiz hale getirmislerdir. Bunlar icin bu gecen zaman icerisinde sag veya sol veya merkez iktidarlarin hic onemi yoktu. Onlar icin istediklerini yapan hukumetlerin yasama sansi vardi. Halk defalarca bunlara ders vermek istedilerse de 1960 senesinden beri devlet kurumlari icerisinde coreklenen bu kisiler her zaman istediklerini almislardi.

2007 senesi bir donum noktasi olmustur. Bu Kont gerilla, derin devlet, ergenokon isimleri her neyse halka karsi olan yapilanma ilk defa bir direnc ile karsilasti. Dokunulmaz denenlere dokunulmaya baslayinca beraberinde bir panik de getirdi.

12 eylul referandumuna kadar umitleri tukenmiyen bu halk dusmanlari anayasa degisikliginin gecmesi ile sonun baslangicini da gorduler.

Kurtulma umidini kaybeden halk dusmanlari cozulmeye basladi bile Albay Arif Dogan`in gazetelere verdigi demecler insanin kanini donduruyor. Devletin Albayi terorist yetistirdiginden bahsediyor, elinin altinda ayaklandiracagi 10 000 kisi oldugunu , 5000 kalasinkof , 2000 tabanca dagittigini soyluyor. Orgeneral Bitlisi kendisinin icinde oldugu bir organizasyonun oldurdugunu anlatiyor.

Bir baskasi Halki galeyana getirmek icin cami yaktigini anlatiyor.

Bir ulkenin basbakani ( Ecevit ) Haberalin hastahanesine muayene olmak icin giriyor olum doseginde cikiyor ciktiktan bir hafta sonra iyilesiyor.

Butun bunlari canlarini ortaya koyarak ortaya cikaran savcilar karalama kampanyasi baslatilarak bir cemaatin adamlari olmakla suclaniyorlar.

Cozulmeler devam ettikce savcilarin ne kadar hakli olduklari ortaya cikacak ve bu davanin avukatligina soyunanlar mahcup olacaklardir.

Insan vicdanini sizlatacak hatalar yok mudur muhakkak ki vardir, yargilama basladigindan bu yana 2 sene gecmesine ragmen daha bir cok tutuklu neden tutuklandigini bile bilmemektedir. Butun bu olaylari eyleme dokenler disarida fikren destekleyenler iceridedir. Bu ayri bir tezat konusudur ve yanlisin belki de en buyugudur.

Dedik ya artik yargi da meselelere bardagin dolu veya bos tarafindan bakmaya basladi guvenini coktan yitirdi. Bu guven ne zaman tazelenir iste o mechul.

Yazimda hala daha vicdaninin sesine dinleyip bardagin adalet ile dolu tarafindan bakarak terazisi ile adalet dagitan yargi mensuplarini tenzih ederim.

Fikret Oguz
30.09.2010 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1376
Kayıt tarihi
: 15.09.10
 
 

İngiltere'de yaşıyor, mimarlık yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster