Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
726
 

Yarım kalan Göztepe-Eskişehir maçı ve Alpay Özalan

Yarım kalan Göztepe-Eskişehir maçı ve Alpay Özalan
 

23 Ekim Pazar günü  İzmir’de oynanan  TV de de naklen yayınlanmakta olan Göztepe-Eskişehirspor  maçının neden yarım kaldığını hala anlamış değilim.

Semih-Şentürk, Erkan Zengin ve Tarık gibi  transferleriyle yeniden Süper lige  dönmeyi hedefleyen Eskişehirspor’u ve bu sene  zirvede dolaşan Göztepe’yi i TV den izlemeyi özellikle  beklemiştim.  Baştan sona kadar keyif aldığım ve son dakikalarda inanılmaz şeylerin olduğu  bu maçın tamamlanamadan  bitmesinin tek sebebi maalesef Eskişehirspor’un  kendisi.

Semih Şentürk kazanılan  penaltıyı gole çevirebilse  durum 2-0 olacak ve  oyunun şekli belki  tamamen değişecekti. Atamadı.  Olabilir.

Oyunun normal süresi bitip  uzatma dakikalarına girildiğinde skor 1-1  idi.  Bundan sonra ise  yaşananlar ise ilginçti.  Hiç kimsenin tahmin edemeyeceği şeyler oldu.

Eskişehirspor’lu Meye  bir ara pasıyla  sıyrılıp, kaleye yönelirken düştü veya düşürüldü.

Ben olaydan hemen sonra canlı yayında tam 5 kez seyrettim.  Göründüğü kadarıyla temas yok.  Hakem  Serkan Tokat da devam  işareti verdi.  Bu pozisyonun hemen ardından  gelişen akında kazanılan korner atışı sonrası  Göztepe’li Yahoviç topu ağlara gönderince  saha karıştı.

O anda bir arbede yaşandı. Futbolcular birbirine girdi.  Ne olduğu anlaşılamıyordu.

Ve o anda sahneye  Eskişehir T.Direktörü  Alpay Özalan çıktı!.  Takımı toplayıp,  soyunma odasına gönderdi… Yapılması gereken en son şeyi yaptı…

Alpay Özalan’ı  futbolculuğunda ‘’nasıl bilirdiniz?’’ Diye sorsalar,  benim cevabım ‘’Beşiktaş, Fenerbahçe, Milli takım ve İngiltere’de  Aston Villa’da 4 sene oynamış,  başarılı bir  olmasına rağmen  sorunlu  ve  futbolu kadar, olayları ile de  gündeme gelen bir futbolcu  olarak tanımlardım.

1996 yılındaki Avrupa Şampiyonasında  Hırvat forvete faul yapmayınca golü yemiştik ama bu centilmen davranışıyla  FİFA  Alpay’a  Fair-play ödülü vermiştir.

2002 Dünya kupasında Altın Karma’ya girmiştir.  Aynı turnuvada oyundan atılmıştır.

2004 Avrupa Şampiyonasında  Türkiye-İngiltere maçında  o devrin yıldızı David Beckham’a kafa atınca İngiltere’de istenmeyen futbolcu  ilan edilmiş ve Güney Kore ve daha sonra da Japonya’ya transfer olmuştur.

Asya'da yılın defans oyuncusu seçildi. Alpay Özalan daha sonra oynadığı yedi maçta üç kırmızı kart gördü. Japon kulübü Alpay'ın disiplin sorunları nedeniyle yapılan sözleşmeyi iptal etmiştir.  

2006 FIFA Dünya Kupası Türkiye-İsviçre play-off rövanş mücadelesinde 2. dakikada takımının aleyhine penaltı yaptırmıştır. Ayrıca İsviçreli futbolcu Marco Streller ile maç sonunda girdiği kavga ve İsviçreli futbolcuları tekmelemesinden dolayı FIFA tarafından 6 maç men ile cezalandırılmıştır.

Daha sonra Almanya’nın Köln takımında oynamıştır..

Uzatmayalım.. Gelelim sonuca.

Ben her 2 takımın taraftarı değilim. Her iki kulübümüzün de geçmişteki başarıları nedeniyle bendeki yeri başkadır.  Eskişehir’in  Amigo Orhan’ını, Fethi, Nihat, Ender’ini, Ali’sini, İsmail’ini, Abdurrahman’ını, Mümin’ini, Göztepe’nin Ali’sini, Nihat, Gürsel, Cudi, Çağlayan, Nevzat’ını  defalarca sahadan izleyen bir sporseverim.

Tarafsız olarak söylemek gerekirse  bu maç Göztepe’nin hakkıydı.  Orada faul yoktu. Üstelik Göztepe’nin 2. Golü de tertemiz bir goldü.

Alpay Özalan futbol hayatındaki   başarısına rağmen  saha içindeki davranışları bu kadar  çelişkili, bu kadar olaylı bir başka futbolcu yok.  Her ülkede hatta Milli takımda hep olayların adamı.. Olaysız bir yılı yok. 

Futbol hayatında böyle bir geçmişi olan, buna karşılık T.Direktörlük  deneyimi sıfır olan bir eski  futbolcuyu Eskişehir gibi  hedefi olan bir takımın başına  getirmek  elbette o yönetimin tercihiydi ama bence büyük bir cesaretti.

Alpay Özalan  sonucunu düşünmeden yine futbolculuğundaki  hırsına yenik düştü. Olmayacak bir şey yaptı. Takımı sahadan çekti.   5 dakiika bekletti. Hakemler  gitti. Birileri  cezanın akıbetini anlayıp ikaz etmiş olacak ki, tekra sahaya getirdi ama iş işten geçmişti.

Hakemler dönmedi.

Hedefi olan bir takım ve koca bir şehrin kaderiyle ancak bu kadar oynanabilirdi.

3-0  hükmen mağlubiyet ve silinecek puanlar o iki dakika için ve İzimir’li Alpay’ın, İzmir’liye bu kısa showu için  değmezdi.

Yazık  etti Eskişehir’e. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 439
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 947
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster