Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '08

 
Kategori
İnsan Kaynakları
Okunma Sayısı
598
 

Yarın mülakata bekleniyorsunuz

Yarın mülakata bekleniyorsunuz
 

Medeni bir toplumda yaşıyoruz. Herkes kendi özgür dünyasında insani haklarını sonuna kadar kullanarak hayatlarını sürdürüyor. İlkokuldan başlayarak eğitim merdivenlerini tek tek tırmanıp, toplumun üst kademelerinde kendilerine yer edinmeye, özgür yaşantılarını düzgün bir iş sahibi olarak sürdürüp, insan olmanın değerini sonuna kadar yaşamak istiyorlar. Medeni toplumun, saygın işverenlerine kısaca değinmek istiyorum.

Bir çok sektör var ki üniversite mezuniyeti artı yabancı dil bilgisi, sektörde kazanılmış 5 yıllık tecrübe, askerlik görevinin tamamlanması ve son olarak da en komik olanı belli bir yaşın geçilmemiş olması gibi nitelikler arıyor. Yani kısacası, ellerinizi ve ayaklarınızı bağlayın, ağzınızı da bantlayarak burnunuzla kuş tutun. Burnunuzla kuş tutmakta yetmiyor, sizi sınavlara sokuyorlar. Bir çeşit medeni! koyun sürüsü halinde o sınavlara giriyorsunuz. Sınavda gördüğünüz zeka özürlü muammelesi ve çekilen eziyetin ardından başarılı olmuşsanız eğer, size bir telefon geliyor. 'Yarın mülakata bekleniyorsunuz'. 'Mülakat' Aman tanrım! Medeni toplumun yarattığı en büyük insani değer. Bir toplumu geleceğe taşıyacak olan yegane anlaşma ortamı.

Kısaca özetleyeyim; Hayvan pazarından en iri, en gür postlu koyunları seçtiler, Sonra bir bir engelden atlattılar, en yükseğe sıçrayanları seçtiler, şimdi sıra karşımıza alıp 'me'letmeye geldi. Eğer yeterince gür 'me' leyebilirseniz, 625 lira brüt maaş artı sigorta artı yemek fişi sahibi olacağınız o inanılmaz güzellikteki medeni dünyanın kapıları size açılacaktır. Tek yapmanız gereken daha az kira ödeyip, daha fazla milyon dolar kazanmak isteyen şirketinizin, şehrin sınır bölgelerinde açtığı şubesine, kentimizin inanılmaz konforlu ulaşım araçlarıyla gitmek ve hayatınızı 'medeni' bir biçimde sürdürmek.

Metropol yaşamını ve medeni iş dünyasını, üniversiteden yeni mezun genç nüfusun, içler acısı şartlarını anlatmaya yetecek kelime olduğunu sanmıyorum. Ama minicik de olsa bir şeyler yazmakta fayda var diye düşündüm. Halen açık olan kablolu tv.mde arada sırada izlediğim belgesellere, orada ki aslanlara, sırtlanlara ve hatta akbabalara özenerek yaşadığım bu 'medeni' hayata, kimisi eziyet der, kimisi zorluk. Ben buna kölelik diyorum. Evlerinde tv.leri olan, sıcak suyla yıkanabilen, arada sırada güzel şeyler yiyebilen köleleriz, ama köleyiz. 21. yüzyılın köleleriyiz.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biz sanırım 40'lı yaşlara kadar okuycaz okuduğumuza göre iş bulabilsek içim acımayacak...OKU YETMEEEZZ SINAVA GİRMEK ZORUNDASIN,kazandın yetmezzz torpil bulmak zorundasın,yoksa böyle mülakatlara çağırıp çağırıp elerler dayımız olmadığı için...Her şeyi çok güzel anlatmışsın ellerine ve yüreğine sağlık,

SİBEL AKAN 
 17.08.2008 23:16
 

Ondan sonra da tekrar tekrar sınava sokuyorlar. Bizim verdiğimiz eğitimden ne olacak, boktan dercesine... Ne kadar komik değil mi??? Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 17.08.2008 19:53
 

Söylenicek ne olabilirki milyonlarca kişinin duyguların tercüman olmuşsun yeni mezun bi üniversite öğrencisinin başvurduğu işte 5 yıllık tecrübe aranması kadar komik bişey olabilirmi ?mülakatta size onlara muhtaçmışsınız gibi davranmaları yada sizi işe alırken doldurttukları kişisel envanterler bi insanı aşağılamanın en dolaylı yolu, aslında ilanda açıkca deselerki prezantabl köleler alınıcaktır bence kökten çözüm olur

tony montana 
 17.08.2008 19:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 697
Kayıt tarihi
: 09.12.06
 
 

Anadolu üniversitesi işletme bölümü mezunuyum. Profesyonel olarak müzikle uğraşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster