Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
414
 

Yarına kadar sevmek

Yarına kadar sevmek
 

Bir çocuk gibi ayran gönüllü olmak. Yarına kadar sevmek. Çok sevdiğimizi bir başka gördüğümüze değişmek. Ne kadar basit değil mi? Zamanımızın aşkları böyle işte. Çocuk kadar sevebiliyoruz. Gördüğümüz güzellikler karşısında beynimiz kendinden geçiyor. Yüreğimiz hangisi için çarpacak bir türlü ritim tutturamıyor.

Sahiden sevgiler böyle mi oldu? Bu gün bir haber okudum. Pınar Altuğ ile yağmur Atacan hakkında hani bunlar sevgiliydiler ya şimdi diyorlar ki Pınar' a Yağmur sizi aldatıyor mu? Ne zaman evleneceksiniz ? Siz hamilemisiniz? Ya ne kadar garip ve bir o kadar da iğrenç sorular. Aşkın insanı getirdiği noktalara bakın. İşte insanoğlu böyle rezil ediyor kendi kendini. Hani aşk ve sevgi vardı ve bu kutsaldı. Ortalıkta sakız oldu be arkadaşım bu aşklar.

Neyse beni ilgilendirmez onların aşkları. Nerde kalmıştık ha ayran gönüllü aşklardan sevgilerden bahsediyorduk. Bunlar bir arı gibi bir o çiçeğe bir bu çiçeğe konarlar. Her konduklarından bir tat alırlar. Arılar gibi kaliteli bal yapmaya çalışırlar. Olur mu ya bunlar bal yapmazlar ki yapsalar yapsalar ançak listelerine yeni birilerini eklemiş olurlar. Ya işte günümüzün çapkınları. Bunların içinde sadece beyler yoktur aslında bayanlar bile çoğunlukta yer alabilirler. Kısmet tabi bu işler şimdiye kadar bize hiç bir çapkın bayan rast gelmedi. Ben çapkınlık yaptım mı yaptım ama pek becerikli değilimdir bu işlerde onun için bir kısmetim var onunla mutluyum.

Neyse söz dönüp dolaşıyor farklı yerlere kayıyor. Bir yoğurdu ne kadar çok karıştırırsanız ve az su eklerseniz ayranınızın kıvamı okadar güzel ve köpüklü olur. Tabi yoğurdunuzunda kaliteli olması gerekmektedir. İşte bu ayran gönüllü aşk. Kıvamı tutturmak zordur ve usta işidir. Gerçekten uygun birisini bulmak ve uygun ortamı yaratmak çok zor. Yinede bunun zamanı vardır herhalde öyle birden olacak gibi değildir. Hani çok insan vardır ben istediğim insanı tavlarım diye ama iş öyle göründüğü gibi değil. Bir merhabayla olacak iş değil.

Geçenlerde bir dergide okudum bir Danimarkalı gördüğü güzel bayana hiç çekinmeden "pardon telefon rehberi yazıyorumda sizinde telefon numaranızı alabilirmiyim ya da hemen sevişelimmi yoksa biraların bitmesini mi bekleyelim" gibi insanı şaşırtan ve farklı tekliflerde bulunabiliyorlarmış. Biz okadar cüretkar ve yüzsüz olabilirmiyiz.
Acaba birine siz ilk görüşte aşka inanırmısınz ben inanmazdı ama sizi görünce fikrim değişti gibi bir cümle ile bir bayanın karşısına çıksam bana ne der. Belki küfreder belkide çantayı kafama yerim herhalde. Aman boş verin siz kendinize bakın sevgiyi içinizde ve derinden yaşayın. Varlığınız onunla değer kazansın. Her şeyinizle bir olun ve sevginiz saf ve masum olsun.

Ne diyorum çocuk gibi sevmek, masum ve saf duygularla. Ama sürekli birinden diğerine değil. Bir kişiye bağlanıp ve onu gerçekten saf ve temiz duygularla sevmek işte en zor olanı. Çocukça sevebilmeniz dileğiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 196
Toplam yorum
: 114
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 478
Kayıt tarihi
: 28.06.07
 
 

Doğayı seviyorum. Onun içinde yaşamayı ve güzelliklerini tatmayı seviyorum. Yaşamayı ve hatta ölü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster