Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
636
 

Yarınıma doğacak güneş mi kaldı

Bu günlerde içimde tuaf bir sıkıntı var. Duygusallığın tavan yaptı gene. Hiç bir şey tat vermiyor, her nedense gözlerim hep buğulu şimdi damladı, damlayacak. Hiç bu kadar ağlamamıştı gözlerim. Yüreğim boşalacak sanki. İçimde deki fırtınalara, kasırgaya daha fazla da dayanamadı, yıkıldı gönül duvarlarım. 

Her dertli türkü de böyle düğümlenmez, dudaklarımda böyle titremezdi. 

İçimde umutsuzluk, daralma ile avare avare dolaştım. 

nerelerde gezdim bende bilimiyordum. Şimdi bile hala bilmiyorum. 

kimi zaman oturdum yazdım, kimi zaman oturdum izledim. 

Karşı kaldırımdan onları sessizce izledim. Araba yıkıyorlar. cam siliyorlar mendil satıyorlar. Nasıl da hızlı, nasılda hevesli çalışıyorlar. ne kadar orada oturdum hiç bilmiyorum, dalmış mıydım? uyumuşmuydum bilemedim. Birden eilmdeki kalemin çekilmesi ile yerimden öyle bir sıçradım ki ...kendin bile kendimden korktum. kaldırdım iki yeşil göz. Pırıl pırıl saatlerce bakabilirdim. O dalgalı bükle bükle saçları alnına dökülmüştü. yanakları al aldı. Soğuktan mı bilmiyorum? Ama bir şey var .....anlamadığım. Sanki dalgalı denizde boğuşuyordu. Yanaşacak limanı yok gibi. Çıkacak karası yok. Hiç bir yola yolcu olmamış. Konaklacak hanı olmamış. Ansızın çalacağı kapısı da yok. Bütün kapılar tek tek kapanmış. Yer yok, yurt yok. 

Kaderime kederimi, yoldaş ettm. keder bende hüzün bende elim kalemi tutan ele değdi. 

- Korkma. Sana zarar vermem ki... Kalemimi kaybettim. Hesap yapacağım ..... 

-Bak bunlarda bizimkiler. biz burada para kazanıyoruz . Abla sen....sen ...sen..neden ..konuşmuyorsun. Hasta mısın.... bir şeymi ....oldu...Abla cevap verir misin? 

-Ben şu karşı yurtta büyüdüm...... 

Etrafımı sardılar. Bir kısmı yere çimenlerin üzerine oturdular. Sanki masal dinleyecelerdi. Ama bende anlatacak güç kalmamıştı. 

Elimi tuttu elleri sıcacıktı. Gözleri pırıl pırıldı. Bana bir şeyler anlattı. Birden bir kahkaha sesi ile doğruldum. 

-Abla biz bir takımız hem okuyor, hemde çalışıyoruz , Kalemimide arada ders yaparken kaybettim. 

 

-Sen saklamadın değil mi? yanındakine takıldı . Hep senden çıkıyor ya. Gülüştüler. Yine bana döndü. 

-Abla senin ne derdin va. anlat be ablam ben çare olurum . Bak bunlar ne kadar mutlular. Bir yıl önce öyle değillerdi. ben onlara anlata anlata anladılar, şimdi ne kadar mutluyuz , dahada mutlu olacağız. bak bu en yüksek puanı aldı . ......lisesine gidecek hepsini çalıştırıyorum. Biz de oyun ders çalışma. Sonrada para kazanma. Konuları çalışırken tekrar ediyoruz. Çalışırken ben onlara hep anlatıyorum. 

Abla öğretmenim diyor ki! sen onlara allahın bir lutfusun diyor. Ben doktor olacağım. O zama büyük bir yurt yapacağım. Çalışanlarda benim arkadaşlarım olacak. Hiç sokakta çocuk bırakmıyacağım......Anlattı..... anlattı....Unuttuklarınıda arkadaşları anlattı......Farkında olmadan bende onlara katıldım. 

-Sevdim seni abla sen bu yurdu işletir misin? Belki hastalardan vakit bulamam da. Sonra neler yapacaklarını anlattı bir bir. Neler anlatmadı ki. Ben bile bu kadarını ne düşünebilirdim. Ne de yaabilirdim.....Ne güzel hayallerdi bunlar....... 

Hele de yanındakiler nasıl heyacanla onun eksiklerini nasıl güzel tamamlıyorlardı. içim acıdı. Gözlerim dolu. Ellerimi tuttu ağlama abla inan biz bunları başaracağız. Döndü başıyla bir hareket yaptı, hep bir ağızdan bağırdılar. 

Sonra hadi bakalım bu kadar sohbet yeter. İş başı, dedi. Koşmaya başladı, hem koşuyor, hem de bana bir şeyler bağırıyordu . 

Birden ne oldu! nereden geldi. O ne hızdı. Fren sesi sonra kayboldu. Bastı gaza yok oldu. Top gibi bir şey kaldı yolda. 

Bir an da tuaf bir sessizlik. Sonra çığlıklar, gerisini hatırlamıyorum . 

Acı da hüzünde içimde kaldı. Rüzgar da sallanan yaprak misali ; Düştüm , düşeceğim. İçim öyle boş ki. Ağlamak için bahane arıyorum. Buluyorum da. İstemediğim kadar. 

Birden kapı açıldı. beyaz gömlekli doktorlar yanıma yaklaşırken kapıda önce bir çift göz ....sonra sanki bana bakan gözler çoğaldı. 

Ağlamıyorlardı ..... Konuşmuyorlardı.... sessizce..... bakıyorlardı. Gözlerimi kapadım. Söyleyeceğim kelimeleri seçiyordum. Gözlerimi açtığımda, Kimse yoktu kapıda. Damla damla yaşlar yanaklarıma süzüldü. Kapı tekrar açıldı. Aralığından içeri süzüldü. Elinde kır çiçekleri vardı. Saçlarını örmüş gözleri buğulu bakıyordu. Bunların eşini Murat Abeyime götürdüm. 

- Bana kızdı. 

Darıldı, neden Sevgi Ablana götürmedin dedi. 

Onun yüreği çok güzel. O beni aratmaz .O anlar. O bizden. Hayallerimizi o anlar. Beni unutmayın ama onun ellerini bırakmayın........Daha neler söyledi bilmiyorum...............devamı var..... 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 140
Toplam yorum
: 52
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 572
Kayıt tarihi
: 31.08.10
 
 

18.03.1950 yılında Samsun'un Bafra ilçesinde dünyaya gelmiş. Altı çocuklu bir işçi ailesinin üçün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster